hasat adam
-
DÜŞÜNMEYE DEGMEZ Mİ? [ Anasayfa ]
İsrail, ülke çapında kurduğu özel sistem sayesinde tarım alanındaki kıt kaynaklarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Öyle ki, şu anda tarım ve hayvancılıkta dünyanın en çok verim elde eden ülkesi konumunda. Nüfusunun yaklaşık yüzde 4’ü tarımda çalışırken tarımın ülke ekonomisindeki yeri yüzde 30’dan fazla. Türkiye’de ise nüfusun yüzde 26’sı tarımda çalışmasına rağmen tarımın ülke ekonomisindeki yeri yalnızca yüzde 13.
CÖZÜM YOK AMA ELEŞTİRİ COOOOOK
MUSTAFA YALCIN BİLGİN
Bİ GÖZ ATMADA SAKINCA VARMI BİLMEM Kİ?
Asya kıtasında yer alan İsrail’in sınırları ve ateşkes hatları içerisinde kalan toplam yüzölçümü 27 bin 817 km2. Kötü iklim koşullarının ortasında yaklaşık 7 milyonluk nüfusuyla, küçük bir ülke İsrail. Bu küçük ülkenin yalnızca yüzde 20’sinde tarım yapılıyor. Ancak tarım ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri. Tarımın ülke ekonomisine her yıl 1,5 milyar dolar ihracat girdisi var. Ülkenin tarımla ilgili en büyük sorunu hayvanların süt bakımından çok fazla verimli olması. Bu durum küçük piyasa içinde mallarının eritilememesine ve fiyatların düşmesine neden oluyor. Bu durumu düzeltmeye çalışan hükümet çareyi kota koymakta bulmuş. Artık süt üretimi kontrollü yapılıyor.İsrail, tarımda ve hayvancılıkta dünyada en yüksek verimi elde eden ülke konumunda. İsrail’in tarım ve hayvancılıkta bu derece başarılı olmasının arkasında üç farklı kurum var. Bu üç kurumun çalışmaları ülkede sistematik olarak tarım yapılmasını ve tarımsal Ar-Ge’nin sonuçlarından en iyi şekilde faydalanılmasını sağlıyor. Bu üç kurumdan biri, komün hayatın yaşandığı büyük çiftlikler olan Kibbutz’lar. Diğeri ise kooperatif sistemiyle yönetilen Mashov’lar. Bu iki kurumu yaptığı Ar-Ge çalışmasıyla Volcani Center’lar, yani eski ismiyle ARO’lar (Tarımsal Araştırma Kuruluşu – Agriculture Research Organisation) destekliyor.
Kibbutz, İbranicede topluluk anlamına geliyor. Tarihte en büyük ortaklaşa toplum hareketi olarak bilinen kibbutizm İsrail’e özgü bir yapı. 19’uncu yüzyılın Saint Simon, Proudhon ve R. Owen gibi filozofları ile Martin Buber gibi düşünürlerin etkisiyle gelişen düşünce, 1909 yılında ilk kibbutz’un kurulmasını sağladı. Bugün İsrail’de 100 bin nüfuslu yaklaşık 250 tane kibbutz var. Kibbutz’larda yaşayan ailelerin kendilerine ait herhangi bir mal varlıkları yok. Sadece kibbutz’larda yaşama ve çalışma hakkına sahipler. İnsanlar haftada 6 gün çalışıyorlar ve ortak üretim araçlarını kullanıyorlar. Ticari faaliyet ise kibbutz’u yöneten kooperatif benzeri bir yapı aracılığıyla yapılıyor. Bütün ticari ilişkileri yöneten bu yapı içinde herkes aynı maaşı alıyor. Bir işçinin zamanla yönetici olması mümkün ancak alacağı maaş yine herkesle aynı oluyor. Kibbutz çocuklarının çoğu eğitilmiş bakıcıların nezaretinde çocuk yuvalarında yaşıyorlar. Kibbutz’ların toprak büyüklüğü ise 10 hektar ila 100 hektar arasında değişiyor.
MUSTAFA YALCIN BİLGİN
- ‘hasat adam’ konusu yeni yanıtlara kapalı.