<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tasnif-disi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/tasnif-disi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "tasnif-disi"</description>
	<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 00:14:21 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[RAYLARA BAĞLANAN AHLAK VE LOKOMOTİFİN KAZANI ALEV ALEV]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/07/26/raylara-baglanan-ahlak-ve-lokomotifin-kazani-alev-alev/</link>
<pubDate>Thu, 26 Jul 2007 10:43:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/07/26/raylara-baglanan-ahlak-ve-lokomotifin-kazani-alev-alev/</guid>
<description><![CDATA[Ortada ciddi bir tartışma var, konuya taraf veya şahit değilim. Ancak Selim Tuncer’i yazılar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Ortada ciddi bir tartışma var, konuya taraf veya şahit değilim. Ancak Selim Tuncer’i yazılarından tanıdığım kadarıyla, kendisine saygım ve sözüne güvenim sonsuzdur. Bu nedenle de <a href="http://selimtuncer.blogspot.com/2007/07/ladikten-kyotoya-bir-tren-yolculuu-bir.html#comments" target="_blank">yazıda</a> geçen üstü örtülü sitem ve açık özür beklentisi, konuyu anlamamış olsam da dikkatimi çekti. Akabinde <a href="http://zeynepozata.wordpress.com/2007/07/25/kara-tren-gecikir-belki-hic-gelmez/" target="_blank">Zeynep Özata</a>’nın konuyu sayfasına taşıması ve açıklaması ile tam olarak ne olduğunu anladım. Artık konuyu anladığıma göre taraf olabilirim. Taraftarlığım iş ahlakı ve emeğe saygı yönündedir.</span></p>
<p style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Konunun özünü yukarıda yer alan iki yazıdan öğrenebilirsiniz. Öyleyse biz burada olayı değil de değerleri ele alalım.</span></p>
<p style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Öncelikle emeğe saygısızlık sanıyorum ki yalnızca ticari ahlaka değil, insani ahlaka dahi aykırı, büyük bir ayıptır. Belli koşullar gerçekleştiği taktirde suçtur üstelik. Bu suçu işleyenler, kendilerine yapılacak benzer bir eylem karşısında hangi hak ve hangi yüzle hakkaniyet talep edecektir? Asgari ahlaktan nasibini almış hiçbir kişi veya kurumun bırakın yapmayı, yapmayı bile düşünemeyeceği bu haksızlığı kınamaktan ve yapanları ayıplamaktan başka bir şey şu aşamada benim elimden gelmez. Konunun içinde olmasam da bu iddialara konu olan ajanstan bir açıklama, bir özür ve hak teslim etmeyi talep ediyor, bir pazarlamacı olarak da bunu kendimde hak görüyorum.</span></p>
<p style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Pazarlama iletişimi alanında en gelişmiş ve hala rakipsiz olan reklamcılık sektörünün bu tip tartışmalara yol açacak gayriahlaki uygulamalardan kazanacağı hiçbir şey yoktur. Mass Ajans tarafından geliştirilen bu çalışmanın altına Art Grup imzasını atmanın, Art Grup’a kazandıracağı bir şey de yoktur. Ciddi ve kurumsal firmaların bu tip manevralara da ihtiyacı yoktur. Art Grup bu tavrıyla Mass Ajans’a değil, pazardaki kendi yerine zarar vermiştir. Küçük para hesaplarının itibardan önce tutulmasının da firmalara değer katması söz konusu olamaz. O halde yapılacak şey ortadadır; hak, hak sahibine teslim edilmeli, özür borcu yerine getirilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">Saygılar…</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[FOSİL YAKITLARINA ALTERNATİF]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/06/28/fosil-yakitlarina-alternatif/</link>
<pubDate>Thu, 28 Jun 2007 18:27:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/06/28/fosil-yakitlarina-alternatif/</guid>
<description><![CDATA[Discovery Channel gerçek bir belgesel kanalı iken benim zevkle seyrettiğim bir kanaldı. Daha son]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Discovery Channel gerçek bir belgesel kanalı iken benim zevkle seyrettiğim bir kanaldı. Daha sonra belgeseller yerini ağırlıklı mekanik konuları işleyen seri programlara bıraktı, bende biraz soğudum. Ancak bu süreç boyunca vazgeçemediğim harika bir program var hafta içi her gün saat 20:30’da; “Nasıl Yapılmış?” Bu programda büyük – küçük, önemli – önemsiz, ama bir yerde bir şekilde üretilen her şey üretim süreciyle birlikte konu ediliyor. Her şeyden önce izlemenizi öneririm. Programın bu akşamki bölümünü izleyince heyecan içerisinde bilgisayarın başına oturarak bu yazıyı yazmaya başladım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Henry Ford, bugün Fordizm olarak da bilinen bant sistemiyle üretimi keşfeden ve Ford marka arabaların kullanımında uygulayan kişidir, malumunuz. 2. Dünya Savaşı sonrası meydana gelen büyük buhran döneminde Ford Model – T üretilmişti. Bu araba dönemin ekonomik bunalımından dolayı zor bulunan ve pahalı olan benzinin yerine etanol kullanıyordu. Etanol hem üretimi kolay hem de benzine göre çok ucuz bir yakıttı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Saab, motor yakıtı olarak etanolu yeniden keşfetme çalışmasına girmiş. Bu gün ürettikleri prototip %85 etanol, %15 benzin karışımıyla çalışıyor ve benzinli motora göre (aynı hacim ve beygir gücündeki) %25 performans artışı veya benzer oranlarda yakıt tasarrufu sağlıyor. Düz bir yolda yapılan kalkış testinde etanol kullanan motor benzinli motoru geçti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Motorun yağlanabilmesi için etanolun içindeki sudan %99 oranında damıtılması gerekiyor, aksi halde yağlama randıman vermiyor. Ayrıca benzin karışımının kullanılmasının bir sebebi de yağlama. Bu keskin damıtma işlemi etanolun maliyetini yükseltse de benzinden daha ucuza geliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Etanolun diğer tüm alkol türleri gibi üretimi kolay ve ucuz. Nerelerden temin edildiğine ilişkin programda yapılan listelemede iki nokta dikkatimi çekti: Bira üretiminde etanol üretilebilir çok fazla atık ortaya çıkıyor, ayrıca kereste gibi ağaç işlerinden artan talaş ve benzeri artıklar da kullanılabiliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Programda bahsedilmeyen tek konu karbon gazı salınımı idi. Açıkçası benzinli motor ile etanollu motor arasında nasıl bir fark oluşuyor bilemiyorum. Konu hakkında bilgi edinirsem buradan paylaşırım. Programın sonlarında şöyle bir ifade dikkatimi çekti: “Peki biz neden hala etanolu yakıt olarak kullanmıyoruz” Eğer çevirmenin katkısı yok ise bu sorunun vurgusunda iki nokta var: şaşkınlık ve sitem. Bu iki noktadan da anlıyoruz ki etanol şu anda kullanıma hazır. Saab giden ve hatta yüksek performans veren bir araba yapmış. O zaman aynı soruyu ben de sorarım: “Neden kullanmıyoruz?” Petrol kartellerinin dünyayı yönettiği gerçeği olabilir mi acaba?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Saygılar…<span></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İZMİR’E HAVADAN BAKINCA İNSANIN İÇİ ACIYOR, İÇİNE GİRİNCE DAHA BETER]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/06/23/izmir%e2%80%99e-havadan-bakinca-insanin-ici-aciyor-icine-girince-daha-beter/</link>
<pubDate>Sat, 23 Jun 2007 01:07:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/06/23/izmir%e2%80%99e-havadan-bakinca-insanin-ici-aciyor-icine-girince-daha-beter/</guid>
<description><![CDATA[Çarşamba sabahı İzmir’e uçtum Onur Air ile. Eve döner dönmez de bu yazıyı yazıyorum. Aş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Çarşamba sabahı İzmir’e uçtum Onur Air ile. Eve döner dönmez de bu yazıyı yazıyorum. Aşağıda İzmir için yapacağım yorumlar merkezden ibarettir. Karşıyaka ve Göztepe gibi büyük belediyeleri görmedim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Türkiye Çölleşiyor</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Başta TEMA Vakfı bazı sivil toplum örgütleri bas bas bağırıyor “Türkiye çölleşiyor” diye ya, açık söylüyorum yalan. Yazık ki Türkiye çölleşmiş. Cam kenarından gördüğüm karaların neredeyse %70’i kuru ot renginde, çorak toprak görüntüsündeydi, %20’si orman, %10’u şehir ve köy. İnsanın içi yanıyor, biliyorum geçinen insanlar kuraklığa çare arıyor. Ağaçlandırmak tek başına çare midir bilmem ama dağlarda ağaç kalmamış ben bunu gördün. İstanbul – İzmir hattı böyle olunca da daha kurak iç Anadolu ve daha sıcak Akdeniz kıyılarının halini tahmin etmek zor değil. Bu arada mevcut ormanlarımızın yağmalanmasına engel olunmuyor, aksine çıkarlara hizmet ettiği sürece destek olunuyor, orman yangınlarının önlenmesi için yatırım yapılmıyor, önlem alınmıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">İzmir de Çölleşmiş</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">İzmir tam anlamıyla küçük İstanbul olmuş, hayırlı olsun. Şehir merkezinde meydan ve parklar hariç tek yeşil yollar arasındaki üç gram dandik çimen. Merkezden çıkınca daha beter tam anlamıyla bakımsız, korumuş toprak ve doğal olarak kurumuş bitki örtüsü. Dağlar sanki yanmış orman kalıntısı gibi ve taş ocaklarının oyduğu deliklerin görüntüsünü herkes bilir tarife gerek yok. Şehrin dibinde iki çimento fabrikasının yarattığı duman ve kirlilik vs. İzmir’de gördüğüm en yeşil alan gecekondu mahallesiydi. Ve inanın buna üzerinde tek bir bina olmayan dağlar da dahil.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">İzmir’in Trafiği İstanbul’dan Beter</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">İstanbul trafiği gibi tıkalı değil ama sürücüler İstanbul sürücülerinden beter. Baştan şunu söyleyeyim, doğru düzgün hiçbir trafik denetimi yok. Ne kırmızı ışığa, ne dönülmeze, ne park yasağına riayet edene rastlamadım doğru düzgün. Trafik sıkışınca herkes bulduğu boşluğa giriyor ve bu girilen yerlerin de illa yol olması gerekmiyor. Bakın söylüyorum, araç sayısı artınca sürücüler bu kafayla giderse, ilerlemez o arabalar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Kordon Göze Çekilmiş Bir Sürmeden Başka Bir şey Değil</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Haşmet Babaoğlu zamanında demişti ki; “İstanbul boğazı, İstanbul’un kendisi değildir, sadece görülmesi istenen yeridir” Aynı şey İzmir ve Kordon için de geçerli, Kordon’dan çıkan anayollar da Nişantaşı havası estiriyor, o caddelerden çıkınca birkaç meydan, fuar, sonrası konut alanları ve daha sonra sanayi. Kordon bildiğimiz boğaz sahili. Ancak fiyatlar uçmuş, en azından bence uçmuş. Bir bira tabağı aldım, inanın kuş kadar bir tabakta bir sigara böreği, bir parmak sosis, bir avuç patates geldi ve fiyatı 6 YTL. Pahalı gelmeyebilir ama şöyle söyleyeyim; dışarıdan en ucuz gözüken mekanda oldu bunlar. Gerçi galiba bir tek ben şikayetçiyim, mekanlar ağzına kadar dolu. O nedenle ben susayım, ama bence hele İstanbul’la karşılaştırılınca (hani o çok pahalı olan İstanbul’la) daha pahalı diyebilirim toplam maliyet olarak veya fiyat – fayda endeksinde.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">İzmir’in Neresinden Tutsan Elinde Kalmaz</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Şimdi buraya kadar giydirdim de şunu söyleyeyim: İzmir oldukça güzel bir şehir. Sorun şu ki anladığım kadarıyla belediye merkez güzel olsun düzenli olsun, sal kalanını çayıra Mevla’m kayıra mantığıyla boş vermiş. Bu nedenle de şehrin pek çok yeri güzel olsa da arka taraflar tamamen problemli. Mesela Işıkkent diye bir sanayi var yolundan iki kamyon karşılıklı zor geçiyor. Böyle olmaz. İzmir, henüz İstanbul gibi kontrolden çıkmış, düzeltilemez kadar genişlemiş değil. O nedenle de hazır bu kadar dar bir yüzölçüme yayılmışken İzmir gerçekten muhteşem bir kent olabilir. Kordon ve çevresini bu kadar güzel yapan bir belediyenin daha geniş coğrafyalara da el atması halinde sanırım bu ülkenin gördüğü göreceği en harika şehir olacaktır. Biraz da yeşillik lütfen, nefes alınmıyor şehirde.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Esas derdi vurgulayayım yeniden: memleket çöl olmuş, dağ bayır kuru ot olmuş.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Saygılar…</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CUMAYA GİTTİM GELİCEM]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/05/24/cumaya-gittim-gelicem/</link>
<pubDate>Wed, 23 May 2007 23:15:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/05/24/cumaya-gittim-gelicem/</guid>
<description><![CDATA[Buyurun dostlar, dükkan kepenk açıyor. Uzun bir aradan sonra nihayet tekrar sayfama girebiliyorum]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#333333;">Buyurun dostlar, dükkan kepenk açıyor. Uzun bir aradan sonra nihayet tekrar sayfama girebiliyorum, kayıp kaçak yok çok şükür.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AMANIN, NE HAFTAYDI]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/04/06/amanin-ne-haftaydi/</link>
<pubDate>Fri, 06 Apr 2007 18:58:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/04/06/amanin-ne-haftaydi/</guid>
<description><![CDATA[Bir haftalık yığınla sürpriz, saçmalık, yoğunluk neticesinde şu an itibariyle kepenkleri a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bir haftalık yığınla sürpriz, saçmalık, yoğunluk neticesinde şu an itibariyle kepenkleri açıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bu yazıya başlamadan önce NTV’de “İsa’nın Yaz Kampı” belgeselini seyrettim. Aşırı dindar Hıristiyanları, Evanjelik akımını ve çocukların din merkezli eğitimini anlatan, tüyler ürpertici bir belgeseldi. Seyretmeyenlere önerim, bir yolunu bulup izleyin. Yanlış anlamayın benim derdim Hıristiyanlıkla değil. Genel olarak hangi din olursa olsun, çocukların bu biçimde beyinlerinin yıkanmasını esefle kınıyorum. İnsanların seçim hakkının bu biçimde olgunlaşmamış beyinlere sirayet edilerek ellerinden alınması ancak bir kampın neferi askerler yaratmaya yarar, o kadar. İnsanların nasıl bu hale geldiğini, ailelerin çocuklarına böyle bir şeyi nasıl layık gördüklerini, hangi ülke, hangi kültür ve hangi din olursa olsun anlamakta güçlük çekiyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Okuyucuya Not: Rica ederim bu konuyu polemik konusu yapmayalım. Tartışmadan kaçacak değilim de, sayfanın amacı bu değil. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kendime Not: Bülent, NTV hakkında da bir değerlendirme yapman lazım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bir haftadır sayfaya uğrayamayınca, çok şey kaçırmışımdır diye korktum. Neyse ki bütün blog camiası tatile çıkış olacak ki, okunacak çok fazla yazı birikmemiş.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Size de böyle mi oluyor bilmiyorum, ama örneğin iki hafta önce yazacak hiçbir şey bulamıyordum. Elim de boştu üstelik, oturup gece – gündüz yazardım. Bu hafta kafamı kaşıyamadım, nereye baksam yazı konusu çıktı. Çok birikti, bakalım nasıl yetişeceğim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right:-2.5pt;margin-bottom:12pt;text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Tekrar klavyenin başına geçip, bir şeyler paylaşmak çok keyifli.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">Hoş geldim… </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[FİKRİM SORULMUŞ, BUYURUN]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/10/fikrim-sorulmus-buyurun/</link>
<pubDate>Sat, 10 Mar 2007 01:37:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/10/fikrim-sorulmus-buyurun/</guid>
<description><![CDATA[Aşağıdaki kalın harflerle yazılmış yazı, &#8220;kimim ben, ne iş görürüm&#8221; kısmın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height:150%;text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Aşağıdaki kalın harflerle yazılmış yazı, "kimim ben, ne iş görürüm" kısmındaki kendimle ilgili yazıya yorum olarak gelmiştir. Açıkçası kim buraya yorum yapar ki merakıyla okuduktan sonra, oradan kaldırıp buraya taşımaya karar verdim. Taşımaya karar verme sebeplerim şunlar:</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1) </span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">O sayfada yorum bulunmasını anlamsız buluyorum.</span></p>
<p style="margin-left:0;text-indent:0;line-height:150%;text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2) </span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Gönderilen mesajın neden gönderildiği konusunda iki ihtimal var. Birincisi gerçekten yazıda belirtildiği gibi fikirlerime başvurmak, ikincisi sayfamı kendi pazarlama iletişimi kanallarından biri olarak kullanmak. Hangisinin olduğu bence önemli değil, zira anladığım kadarıyla belirtilen organizasyon ve hizmetleri vaat ettikleri biçimde gerçekleştirebilirlerse, tüketiciler için güzel ve avantajlı olabilecek bir çalışma. Eğer mesajın amacı birincisi ise; görüşlerime yazıyı aktardıktan sonra yer vereceğim. İkincisi ise; yazıyı buraya taşıyarak amaçlanana yardımcı olmak isterim.</span></p>
<p style="margin-left:0;text-indent:0;line-height:150%;text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(3) </span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">2. maddenin son cümlesinin açıklaması şeklinde; pazarlama iletişimine “haydi reklam verelim, yeri göğü inletelim” şeklinde yaklaşmayan kurumlara destek, aklım ve bilgim yettiğince de fikir vermek isterim ki, gerçek pazarlamanın sağlayacağı avantajlarından faydalanan şirket sayısı artsın, diğerlerinin de gözü açılsın.</span></p>
<p style="margin-left:0;text-indent:0;line-height:150%;text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(4) </span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Oturup uğraşıp, fikir beyan edeceğim, arka sayfada kaybolmasın.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bu sebeplerle yazıyı buraya taşıyorum. Okuyuculara saygı adına gözüme takılan dilbilgisi hatalarını düzeltmeyi zorunlu görüyorum. </span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bülent Bey merhaba. Öncelikle wordpress'teki yazılarınız için teşekkür ederim. Keyifle okuyor ve öğreniyoruz. Başarılarınızın devamını dilerim.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bu maili yazmamın amacı; uzun çalışmalar ve araştırmalar sonucu hazırladığımız alışveriş sitesi hakkında görüşlerinizi rica etmek.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">“kuerila” kısa süre sonra yayına giriyor (www.kuerila.com). Bazı detaylar hakkında bilgi verip görüşlerinizi almak istiyorum.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Site bu haliyle Türkiye'de ve dünyada ilk. Birbirinin kopyası yüzlerce alışveriş sitesindeki binlerce ürünün yüz binlerce çeşidi arasında sıkışıp kalmış kullanıcılar için.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sitede “ Bir Saatte Bir Ürün” <span></span>çok indirimli fiyattan satışa çıkarılıyor.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Uzun zamandır test yayınında. Kullanıcıların sistemle ve projeyle ilgili ön fikirlerini alıyoruz.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sitede kendi geliştirdiğimiz ve patentini almamız tavsiye edilen bazı sistemler mevcut (Fikir patentlerini maalesef alamadığımızı öğrendik, o nedenle sadece isim patentlerini alabiliyoruz). Bunlar:</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Şeffaf Müşteri Desteği: Yaptığımız araştırmalar sonucu internetten alışveriş yapanların en büyük sorununun sitelerin duyarsız müşteri temsilcilikleri olduğunu fark ettik. Bu konunun üzerinde düşünerek Şeffaf Müşteri Desteği adını verdiğimiz, dünyada ilk olan ve patent alma çalışmalarını başlatacağımız bir sistem geliştirdik. Bu sistemde üyelerin müşteri desteğiyle olan tüm yazışmaları (üyelerin kendi istekleriyle yayınlanmasını istemediği mesajlar haricinde) herkese açık. Bu nedenle üye, sitemizle herhangi bir problem yaşarsa (ki yaşayacağını sanmıyoruz) bizden kaliteli bir müşteri desteği hizmeti alacağına emin. Çünkü biliyoruz ki, bir üyemizin sorununu çözmezsek veya kaba davranırsak, tüm üyelerimiz de tüm bu süreci takip edebileceği için, hepsini kaybetme riskimiz olacak. Bu sistemle, üyelerimizin yararına olarak, kendi üzerimizde bir baskı oluşturuyoruz.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Açık Eksiltmeli Tedarik: Bu sistemde üyeler, siteye giriş yaptıktan sonra kontrol panellerinde sitemizde en çok görmeyi istedikleri ürünleri giriyorlar. Bu veriler toplanıyor ve bir plan oluşturuluyor. Bu plan dahilinde belirli bir saatte listelenecek ürün, önceden güvenilirliklerini onaylayıp bir üye girişi verdiğimiz tedarikçiler için ayrılan sayfada açık eksiltmeye çıkarılıyor. Açık eksiltme sonucunda ürünü en uygun fiyata tedarik edebilecek olan tedarikçi belirleniyor, böylece biz de tüm ürünleri çok uygun fiyata satışa çıkarabiliyoruz.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bonus Kodu Sistemi: Yine Türkiye' de ilk olacak bir sistem. Siteyi başka kişilere tanıtmak; affiliate olmak için üyelerin bir web sitesi sahibi olması gerekmiyor. Her üyeye, üye olurken kendi belirledikleri bir bonus kodu veriliyor. Daha sonra bu bonus koduyla üye olan kişiler, bu bonus kodunun sahibinin hesabına ekleniyor. Böylece üye, her gönderdiği üyenin yaptığı alışverişten komisyon kazanabiliyor. Üstelik web sitesine, linke, banner'a ihtiyaç duymadan, sadece kendi belirlediği bir bonus koduyla.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Canlı Yorum Alma İmkanı: Üyeler, o saatte satışta olan ürünle ilgili forumdaki yorumların yanında, chat özelliği sayesinde diğer üyelerden anında yorum alma imkanına da sahip. Böylece karar vermeleri hem daha kolay, hem de ürünle ilgili daha doğru bir değerlendirme yapma şansına sahip oluyorlar. (Kullanıcılarımızın çoğu tarafından, bunun suistimal edilebileceği belirtildi. Bu nedenle bunu bir süre ertelemeyi düşünüyoruz).</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Ürün Videosu: Bu da yine dünyada ilk olacak. Klasik alışveriş sitelerinin de büyük ihtimalle aklına gelmiştir ama yüz binlerce ürünün video kayıtlarını çekmek çok zorlu bir iş olacağı için onlar için uygulanabilirliği yok. Bizim ise bir saatte sadece bir ürünümüz var. İlk aşamada her ürüne video koyamayacağız elbette. Ama zamanla her ürün için bir video hazırlayabilecek duruma geleceğimizi düşünüyoruz. Zaten kullanıcı sayımız arttıkça kullanıcılardan da ürünü kullanırken çektikleri videoları göndermelerini isteyeceğiz. Bunu teşvik edecek bazı promosyonlar düzenlenecek. Böylece ürünü almayı düşünen herkes, almadan önce o ürünün kullanım şekliyle ilgili oldukça yararlı bilgiler edinebilecekler, dolayısıyla doğru karar vermeleri için daha fazla bilgiye sahip olmuş olacaklar.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sıradaki Saatte Ne Var? : Bu da sitedeki küçük bir oyun. Bir saat sonra listelenecek ürünle ilgili üyelerden tahminlerini istiyoruz ve doğru tahminde bulunanlar arasından yaptığımız çekilişle kazanana bir hediye gönderiyoruz.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Site ile ilgili süreç içinde sırayla hayata geçireceğimiz 30'dan fazla orjinal sistemimiz mevcut. Hepsi de ya dünyada ya da Türkiye' de ilk.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Site kısa bir süre sonra başta İngilizce olmak üzere 12 dilden yayın yapmaya başlayacak. Uluslararası çapta bir alışveriş sitesi olmayı planlıyoruz. Altyapının tamamı bu amaca göre hazırlanıyor. Sitenin ismi ve sloganı dahil, ilerde değiştirmek sorun olabilir düşüncesiyle şimdiden buna uygun olarak belirlendi.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Projenin uygulanması esnasında birçok uzmanın görüşleri alındı. Şu ana kadar gelen geribildirimlerden çıkan sonuçları şimdiden değerlendiriyoruz. Site yayına geçtikten sonra gelen geribildirimleri de bir sonraki büyük güncellemede değerlendireceğiz. Büyük ihtimalle İngilizce olarak yayına geçmeden önce olacak.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sitenin temelini basit olarak şu şekilde anlatıyoruz biz:</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">''Bir kişi bir mağazaya gider, bir fotoğraf makinesini 100 YTL’ ye alır. Bir başkası aynı veya farklı bir mağazaya gider ve o aynı ürünü 100 YTL’ ye alır. Bu şekilde örneğin 1000 kişi aynı üründen bireysel alım yapar ve 100 YTL öderler.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Halbuki hepsi toplanıp tek bir mağazaya gitseler ve 'biz 1000 tane fotoğraf makinesi istiyoruz' deseler, fiyat ürün başına 60–70 YTL' ye kadar düşer. ''</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bunu gerçek hayatta yapmak mümkün değil elbette. Ama bildiğiniz gibi internette mümkün. Kullanıcıların isteklerini tek bir yerde toplayarak tedarikçiler karşısında fiyat avantajı elde etmelerini sağlıyoruz.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Diğer sistemlerimiz için birçok normal alışveriş sitesinde dahi olmayan sistemler. Bunları da kullanıcılarımızın daha fazla memnun olması için gerçekleştirdik.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bir saatte bir ürünün, yüksek indirimlerle satışa çıkarılması ve diğer orjinal sistemlerimiz hakkındaki fikirleriniz bize çok yardımcı olacak. Bu konudaki fikirlerinizi bizimle paylaşırsanız çok mutlu olacağız. Çünkü dünya internetinde iyi hizmet veren Türkiye' den bir sitenin de olmasını istiyoruz ve bu konudaki yorumlarınız bunu gerçekleştirmek için çok yararlı olacak.</span></strong></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Görüşlerinizi heyecanla bekliyor olacağız. İyi çalışmalar.</span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Görüş bildirmeye geçmeden önce belirtmek zorunluluğu hissediyorum; bu şirketle, şirketten herhangi biriyle veya mesajı gönderen Ekrem Yıkılmaz ile hiçbir bağım bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yazıdaki sırayı takip etmeden, kendi sıralamama göre görüş bildireceğim.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Site ve sistemle bilgim yukarıdaki yazıdan ibaret olduğu için bazı yorumlarım havada kalabilir veya yanlış olabilir.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Öncelikle bildiğim kadarıyla sistem temel işlevi bakımından ilk değil. Şimdi adını hatırlayamadığım bir site var aynı mantıkla çalışan, ancak sanırım bu site ürünleri günlük periyotlarda değiştiriyor. Neyse konu bu değil. Daha önce de belirttiğim gibi, güzel bir fikir ve büyük hedeflerle yola çıkılmış, bu bile alkışa değer. </span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">İki konu önemli bence: (1) “Açık Eksiltmeli Tedarik” ve (2) “Sıradaki Saatte Ne Var?”.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Öncelikle (1) güzel de, örneğin ben bir ürün talep edersem, o ürünü daha sonra satın almama tercihinde bulunabilir miyim? Öneri yok sadece kafama takıldı. Eğer müşteri satın almama tercihini kullanabiliyorsa feci şekilde arada kalırsınız. Örneğin 100 YTL perakende fiyatlı ürün için 5.000 talep alırsınız, buna göre tedarikçi size 70 YTL fiyat verir, siz de 80 YTL’den satışa çıkartırsanız ve sadece 2.000 adet satarsanız… Tedarikçi der ki; 2.000 adet için fiyat ancak 85 YTL olur. Müşteri de der ki; ben 80 YTL’ye aldım, o kadar öderim. Ya adet başına diğer masraflar hariç 5 YTL zarar eder müşteriyi mutlu edersiniz ya da satışı iptal edersiniz ki bu güvensizlik doğurabilir. Eminim bunu düşünüp çözüm üretmişsinizdir de ben değinmeden geçmeyeyim dedim.<span> </span></span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">(2)’de ise şöyle bir sorun var; eğer bir saat sonra ne satılacağı belli değilse, ben mesela PS3 almak isteyen bir müşteri isem, oturup günler boyunca sitenizden, PS3’ün satışa çıkmasını mı bekleyeceğim? Ya da daha doğru bir soru; örneğin %20’lik fiyat avantajı için ne kadar beklemeye sabredebilirim? Peki ya ben mesela arkadaşımla sinemaya gittiğim saatte PS3 satışa çıkar ve sonra da kaldırılırsa. Sabırla 2 hafta bekledikten sonra çıldırmaz mıyım? Müşteriye sunulan fayda ne kadar anlamlı ve değerli olursa olsun; fayda kadar faydaya ulaşabilme kolaylığı da önemlidir. Öneri 1: Hediye çekiciliğini başka bir kanalda kullanıp, günlük bazda satışa çıkacak ürünleri, satışa çıkacağı saatlere göre gün başında yayımlayın. Öneri 2: İnsanlara örneğin 10 ürünlük bir liste verin her gün için ve bir sonraki ürünün hangisi olmasını istediklerini sorun. Çoğunluk sağlanan ürünü satışa sunun, ayrıca bu ürünü oylayanlara ekstra %5 indirimle hediye vermiş olun. Bir ürün seçilip satışa çıktıktan sonra yine 10 ürünlük bir liste sunun.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">“Şeffaf Müşteri Desteği” çok önemli, bir o kadar da risklidir. Bunu kendinize ve sisteminize güveni arttırma biçiminde görüp, pazarlama değeri olarak kullanacaksanız, büyük risk alıyorsunuz demektir. İlk olarak mesajlar siteye yollandığı anda otomatik olarak yayımlanacak mı? Eğer öyleyse terbiyesiz içerikleri bloklayabilecek misiniz? Mesajlar editör kontrolünden mi geçecek? Eğer öyleyse sansür uygulanmayacağı konusunda teminat verebilecek misiniz? Bu sorulara cevap rica ederim. Zira aynı çalışmayı ben de yapımını sürdürdüğüm site için düşünüyorum. Nasıl çıktınız bu işin içinden?</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Tedarik zinciri ve fiyat tespiti konularını halletmiş olduğunuz belli, bana söz düşmez.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Burada saydıklarınız ve saymadığınız 30’dan fazla sistem için naçizane bir öneri: Şu noktayı kaçırmayın; ne kadar çok şey sunarsanız, o kadar çok kafa karışıklığına sebep olur ve kullanımı zorlaştırırsınız. Bu nedenle sitenizi hepsi güzel, hepsi çekici olsa da, müşteri için gerçekten anlamlı 5–6 fonksiyonla zenginleştirin. Emin olun ki bir yerden sonrası kuru kalabalık yapar ki; “nerde çokluk orda bokluk” demiş büyüklerimiz. Sonuçta bu işe gönül, emek ve sermaye koyan herkesin aklına farklı sistemler gelebilir. Dediğim gibi de hepsi güzel de olabilir. Ancak önemli olan sizin neyi ilginç bulduğunuz değildir; müşteri için hangisi gerçekten anlamlı bir hizmettir. </span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Internet’ten alış-veriş ve hatta hiç bir ticari faaliyet yalnızca fiyat avantajıyla sürdürülemez. Bunun sebebi sizin yaptığınız işi takipçiniz olarak yapabilecek daha pek çok şirket vardır. Hele bu takipçiler finansal açıdan sizden daha güçlülerse, fiyat avantajınızı kaybedebilirsiniz. Eğer tek faydanız fiyat avantajıysa, ileride faydasız pozisyona düşebilirsiniz. Bu nedenle kendinizi gerçek anlamda farklı kılacak bir şey bulmalısınız. Fiyat herkes için kolaylıkla ölçümlenebilir ve karşılaştırılabilir özelliği ile sizi yarı yolda bırakır. Sunduğunuz sistemler, pek çok açıdan önemli ve takdir ediyorum, ancak maalesef müşteri zihninde fiyat hariç kalıcı bir değer yaratabilecek kadar güçlü bir şey göremedim. Attın tuttun da bu ne olabilir derseniz; bilmiyorum. </span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sitenin ürün sunum biçimi bana şunu söylüyor; ben bir ürün ihtiyacımı karşılamak için sizin hizmetinizden istifade edemem. Yine PS3 almak istiyor olayım, bu ihtiyacımı diğer sitelerden veya mağazalardan karşılamak zorundayım. Sitenizi ise ancak “dur bakayım kuerila’da ne satıyorlar şu anda” diye bir merakla ziyaret eder ve o andaki ürünü almak gibi bir isteğim varsa kullanabilirim. Tamam, anlık satın alma kararları süper marketlerde satışların önemli bir bölümünü tutuyor olabilir, ancak mesela teknoloji ürünlerinde o kadar çalışmaz. Yani markete salça almak için gidince canım çikolata almak isteyebilir, ama PS3 almak için sitenize girince canım MP3 çalar almak çekmez ki. Bu nedenle tüm sisteminize içtenlikle önerim; satış biçiminizi ihtiyaç karşılayabilir hale getirin. Nasıl yapabileceğinizi bilemiyorum, ama bu haliyle biraz problemli geldi bana.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Son olarak; sanıyorum ki aynı mesajı pek çok blog yazarına göndermişsinizdir. Onlardan da görüş gelecektir elbet. Ayrıca benim bu belirttiklerimin, daha iyisini, fazlasını, azını söyleyen pek çok insan vardır çevrenizde. Benim yazdıklarım da dahil, bildiğiniz yoldan şaşmayın. Ne kadar çok fikir ve öneri aslında o kadar çok kafa karışıklığıdır ve sizi hedefinizden saptırabilir. Üstelik hedefinizden saparsınız ve yanlış yere varmadan da başta yanlış yola girdiğinizi fark etmezsiniz.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Yenilikçi yaklaşımınız ve büyük hedeflerinizden ötürü sizi kutlar, başarılı olmanızı dilerim. </span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Saygılar…</span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MİMİN ACEMİSİNDEN ELEŞTİRİ DENEMESİ]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/09/mimin-acemisinden-elestiri-denemesi/</link>
<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 13:41:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/09/mimin-acemisinden-elestiri-denemesi/</guid>
<description><![CDATA[Şu an itibariyle ilk defa mimlenmiş durumdayım. Selim Tuncer’in pasıyla kendisini ve/veya Diya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Şu an itibariyle ilk defa mimlenmiş durumdayım. Selim Tuncer’in pasıyla kendisini ve/veya Diyalog’u eleştirmekle görevlendirildim. İlk mim yazım olması itibariyle işin acemisiyim. Deneme yazısı gibi olsun, mim hadisesine ısınma hareketleri kabilinden.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Selim Tuncer’in şahsına yöneltebilecek bir eleştirim bulunmamakta, zira kendisiyle ilgili yazılarından ve sayfanın köşesine iliştirilmiş küçük siyah-beyaz resmindeki gülen yüzünden fazlası hakkında bilgim yok. Yalnızca şunu söyleyebilirim; gayet iyi bir ev sahibidir. Yorumları es geçmez; kısa veya uzun, en azından teşekkür mahiyetinde bir cevap ile karşılar. Sanırım oluşturduğu külliyata sarf ettiği emeklerine değinmeden geçilmez.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Diyalog, her gün ziyaret ettiğim, önce varsa, ki hemen her gün oluyor, yeni yazıları, sonra da blog camiasına adım atmamdan önce yazılmış yazıları okuduğum, varsa söyleyecek sözüm, iki kelam yorumla katıldığım, heyecan ve keyifle takip ettiğim sayfadır. İçerikten görseline ve üslubuna kadar her şeyiyle beğendiğim Diyalog’u eleştirmek, eleştirilecek bir şey bulabilmem itibariyle hayli zor olacak sanırım.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Önce görsel kısımdan bahsedip kolayı halledeyim de, içerik eleştirisi sonraya kalsın.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">(1) Olumsuz eleştirim: </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Sayfada RSS’i bulamıyorum. Halbuki şöyle gözümün içine doğru sokuluverseydi. Bunun yanı sıra sayfayı ilk gördüğüm zaman, sayfanın içeriğindeki zenginliği algılayamamıştım. Başlık alanı, içerik zenginliğini yansıtmayacak biçimde mütevazi (tabi bu iyi bir şey de olabilir ben anlamam tasarım işlerinden).</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">(2) Olumlu eleştirim:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Sayfa ilk açıldığı anda gerek renkli yapısıyla, gerek sade düzeniyle en azından beni içeride tutmaya yetti (olumsuz kısımdaki eleştirimle çelişmediğine eminim). Ana sayfadan pek çok yazıya ulaşabilme imkanı da kullanım kolaylığını arttırıyor. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Sırada içerik eleştirisi var. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">(1) Olumlu Eleştirim (Bu başlığa yazacak çok şeyim var, ancak yazının övgü düzmesi haline gelmemesi için kısa kesiyorum):</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Pek çok konunun, gayet derinlemesine işlenmesi, konuya bağlantılı yazıların bildirilmesi, sunduğu bilgi düzeyi itibariyle başarılı buluyorum. Ayrıca yorum alanındaki tartışmalar da konulara boyut kazandırması açısından gayet güzel, burada Selim Tuncer’in tartışmayı sonlandırmaya çalışmak yerine çeşitlendirme yaklaşımını takdir ediyorum. Bu tip tartışmaların uzadıkça “benim babam, senin babanı döver” ortamına sürüklenir genelde, Diyalog’da bu duruma çok az rastlanır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Olumsuz eleştiriye geçeceğim, lakin 25. dakika itibariyle hala düşünüyorum…</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">(2) Olumsuz Eleştirim:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Olay incelemesi yazılarına daha çok yer verilse daha iyi mi olur sanki. Gerçi Selim Tuncer’in mesleki pozisyonundan dolayı bu çok doğru bir beklenti olmayabilir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Gerçekten çok uğraştım hakkını verebilmek için; ama olmadı, içime sinmedi, ancak budur benim elimden gelen. Ayrıca acımasız olmaya da gayret ettim ki bu kadar oldu.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Bu da eleştirilerini beklediğim yazarların listesi, lütfen sert olun, lafınızı esirgemeyin; <a href="http://eylulce.wordpress.com/">Gaye Ör, Eylülce</a>; <a href="http://marketingdefteri.blogspot.com/" target="_blank">Rüstem Memedov, Marketing Defteri</a> ve <a href="http://zeynepozata.wordpress.com/" target="_blank">Zeynep Özata, Blogistan</a>.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Sanırım bu organizasyonda geri pas vermek yasak, bu nedenle gayri resmi bir talep olarak <a href="http://selimtuncer.blogspot.com/" target="_blank">Selim Tuncer</a>’den de eleştirilerini rica ediyorum.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;">Saygılar…</span></p>
<p align="justify">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;"><strong>Güncelleme:</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;"></span><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';color:#231f20;"><a href="http://marketingdefteri.blogspot.com/">Rüstem Memedov</a>’dan sonra, <a href="http://zeynepozata.wordpress.com/" target="_blank">Zeynep Özata</a> da eleştirilerini kaleme almışlar. Her ikisine de çok teşekkür ederim. Bir tek <a href="http://eylulce.wordpress.com/">Gaye</a> kaldı eleştirmeyen, ama onu anlıyorum. Gaye WOMM’a gitti, ama henüz dönmedi! </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MAKSAT HOCAMI ANMAK SAYGI VE SEVGİYLE]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/01/maksat-hocami-anmak-saygi-ve-sevgiyle/</link>
<pubDate>Thu, 01 Mar 2007 15:07:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/01/maksat-hocami-anmak-saygi-ve-sevgiyle/</guid>
<description><![CDATA[Öncelikle pek sevdiğim ve saydığım hocam Gülpınar KELEMCİ SCHNEIDER’e bir selam gönderere]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Öncelikle pek sevdiğim ve saydığım hocam Gülpınar KELEMCİ SCHNEIDER’e bir selam göndererek başlayayım yazıma. Sonra hocamı ne sebepten dolayı bu yazının konusu yaptığımı anlatayım. En sonda da Gülpınar Hanım ile “Bosch Life” yayınının Aralık 2005 sayısı için yapılmış kısa röportajı aktarayım ve bitireyim, tabi lafım ekseninden kaymaz ise.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Pazarlama bölümündeki pazarlama ve alt derslerinin yaklaşık 20 adet olduğu ve her birinin 3 sınavı olduğu (vize, final, bütünleme – finalde ders vermişliğim söz konusu değildir) düşünülürse ve ortalama olarak her dersi 1,5 defa almış olsam, 90 adet sınava girmişim demektir. Her sınavda ortalama 4 soru olsa, toplam 360 soru okumuş olurum. Bu sorulardan en az 300’ü şöyle başlardı: “Skizzieren ya da Erklaeren sie bitte nach ihrer Meinung, …..” <span> </span>Yani “Sizce …. ne olduğunu açıklayın lütfen” Tabi ben soruda “sizce” ifadesini görünce, konunun bence ne olduğunu anlatır, ancak bir türlü 20’den fazla not alamazdım. Sonra öğrendim ki sorudaki “sizce” öğrenciye nezaketin ifadesiymiş, kimse bana konuyla ilgili şahsi görüşümü sormuyormuş. Bunu öğrendikten sonra başladım ders geçmeye.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">4. sınıfta Gülpınar hanımın dersinden bütünlemeye kalmıştım, iyi ki de kalmışım. Okul hayatım boyunca katıldığım en güzel sınavdı. Tam sayfalık bir soruda biz, Nescafe’nin pazarlama müdürü olarak görevlendirilmiştik. Pazarlama müdürü olarak Avrupa pazarlarındaki (Türkiye, İngiltere, Almanya, İtalya) bir takım verilere göre hangi ülkelerdeki çalışmalara ağırlık vereceğimiz, hangi pazarlama stratejileri uygulayacağımız sorulmuştu. Yaklaşık 6 sayfa cevap yazdım bu soruya. Bir tek satırda bile ders notlarından ezbere yazılmış tek cümleye yer vermeden üstelik. Gülpınar hanım bize “sizce” diye sormuş ve soruyu bence şeklinde cevaplamamı beklemişti. Ayrıca kendisinin bu sınavlara ilişkin bir kağıda yazdığı cevap anahtarı yoktur. Hocam bu sorunun cevabı İngiltere’dir diye buyurmaz. Sonuçta pazarlama müdürü olan benim. Gülpınar hanım, cevaplarda ortaya koyduğumuz tavrı, bir pazarlamacı bilgisiyle ve doğru mantık çerçevesinde savunmamızı beklerdi. Yani atsam %25 tutar diye bir şey yok. Çünkü tutturulacak bir ülke yok. Önemli olan hangi ülkeyi seçtiğin değildi, o ülkeyi neden ve neye dayanarak seçtiğindi. Hocama bu sınav deneyimini yaşattığı için buradan teşekkür ederim. Tabi ki konu sadece sınav değil. Dersteki tavrı, yaklaşımı ile hemen ayrılırdı. Ancak her şeyi burada teker teker yazmamak okuyucunun sabrını zorlamamak açısından doğru tercihtir sanırım.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Konuyu pazarlamaya da bağlamazsam rahat edemem. Pek çok kıymetli hocam arasından neden Gülpınar Hanım bu yazının konusu olmuştur? Mesela Thomas Jenner (pazarlamayı ama özellikle marka konusunu yemiş bitirmiş bir insan) de Bahar Ceritoğlu (sürekli araştırıp, dersiyle ilgili 10 yıllık kitaplara bağlı kalmadan güncel konuları önümüze getirirdi) da haklarında pek çok güzel söz edilebilecek insanlar ve değerli hocalar. Acaba, farklılaşma burada da önemini göstermiştir dersem abartmış olur muyum?</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bu aşamada sözü Gülpınar hanıma bırakıyor, kendisine yaptığım blog çağrısına, hepimizin bilgisinden istifade edebilmemiz adına iştirak etmesini diliyorum.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Son dönemde firmalar marka çalışmalarına oldukça önem vermeye başladı. Sizce markanın satın alma kararı üzerinde nasıl bir etkisi var?</span></strong></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Markalaşma üreticiye rakiplerinden farklılaşabilmeyi, fiyat politikalarında kendine daha geniş hareket alanları oluşturabilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca tüketici tercihleri yaratmaya, yeni ürünler için platform oluşturmaya ve bunlara bağlı olarak müşteri bağlılığı geliştirmeye olanak sağlıyor. Tüketici bakış açısıyla marka, ürünün önemli bir parçasını oluşturmakla birlikte ürüne değer kazandıran bir nitelik taşıyor. Böylece markalaşma kararı ürün stratejileri içinde temel taşlardan birini oluşturuyor. 1960 yılında AMA (American Marketing Association) tarafından yapılan tanımda; markanın, bir veya bir grup üretici ve/veya satıcının mal ve hizmetlerini belirlemeye, tanımlamaya ve rakiplerinden farklılaştırmaya yarayan isim, işaret, sembol (simge), tasarım veya bunların farklı kombinasyonları olduğu söylenmişti. Günümüzde ise bu tanım çok genişledi, markanın psikolojik değeri ön plana çıktı. Yani marka artık logo değil, logo sadece markanın bir simgesi. Marka, ürününüz ya da kurumsal kimliğiniz de değil, ürününüzü çevreleyen ruh aslında. Tüketicinin zihninde yarattığınız ayrıcalıklı bir alan. İşte bu ayrıcalıklı alan içindeki gücünüz, tüketicinin satın alma kararını etkiliyor.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Marka, ne gibi durumlarda satın alma kriteri haline geliyor?</span></strong></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Mori Mükemmellik Modeli’nde de gördüğümüz gibi tüketici ve marka arasındaki ilişki çeşitli seviyelere sahip. Tanımak ile başlayarak elçiliğe kadar uzanabiliyor. Bir markayı tanımak satın alma için yeterli değil. Bugün binlerce markadan haberdarız ama çeşitli sebeplerle satın alma yapmıyoruz. 2. seviye olan güven seviyesinde ise, marka satın alma sürecinde tercih nedeni oluşturuyor.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><img align="middle" width="475" src="http://bulentakgul.files.wordpress.com/2007/02/mori.JPG" height="300" style="width:475px;height:300px;" /> </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Özellikle tüketicinin bilinçli veya bilinçsiz olarak karşılaştığı riskler karşısında bir güvence görevini üstleniyor. Mesela, tüketici bir ürün kategorisiyle ilgili olarak yeteri kadar bilgi sahibi değilse, teknolojik açıdan karmaşık bir ürünle karşı karşıyaysa, ürünün fiyatı çok yüksek ve buna bağlı olarak satın alma eylemi önem arz ediyorsa; söz konusu satın alma işlemi o kişi için riskli olarak algılanıyor. Bu kapsamda tüketici açısından finansal, sosyal, psikolojik, fiziksel ve performansa bağlı riskler oluşuyor. İşte markanın önemi bu gibi riskli durumlarda devreye iriyor. Tanımlanan risk durumlarında markalar, tüketiciler için “hava yastığı” görevi üstleniyor. Yani arka, tüketicinin satın alma sürecinde güven ve kalite garantisi olarak ortaya çıkıyor ya da psikolojik boyutta belli bir gruba ait olma hissi sağlayarak saygınlık etkisi yaratıyor. 3. seviye, marka ile iletişim yani ilişki seviyesi. İlişki ilk olarak ürün veya marka ile ilgili bilgi toplama aşamasında ortaya çıkar. Show room’lara gidersiniz, gazete, dergi, internet ve hatta çevrenizdekilerden markayı araştırırsınız. Daha sonra deneme amaçlı satın alırsınız. Kullandıktan sonra memnun kalırsanız, tatmin seviyesi ve bunun daha da ileri konumları olan adanmışlık ve elçilik geliyor. Bunlar, bir markayı tavsiye etmek, kesinlikle değiştirmemek ve yeri geldiği zaman müdafaa etmek durumlarıdır. Şu günlerde tüketiciyi bu son 4. ve 5. seviyeye getirebilmek oldukça zor. Tüketici kendi beklentilerini karşılayacak kompakt bir ürün, satış sonrası hizmetler paketi ve kendi sosyal statüsü ile örtüşen bir marka istiyor. Bütün bunları yapmak da zaman zaman başarıyı garantilemiyor. Günümüzün zorlu rekabet şartları, artan pazar segmentleri, kısalan ürün hayat eğrileri ve yoğun rekabet koşulları nedeniyle,<span>  </span>mükemmellik modeli kapsamında tüm şartları yerine getirmek her zaman başarıyı garantilemiyor. Başarı ancak sürdürülebilir ve güçlü stratejiler üzerine kurulmuş bir marka yönetim sistemiyle mümkün olabilmektedir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Mevcut marka değerini korumak ve geliştirmek için neler yapılması gerekiyor?</span></strong></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bunun en önemli şartı iyi bir marka yönetiminden geçiyor. Markalaşma kararıyla ilgili olarak gerçekleştirilen planlama, koordinasyon ve kontrol işlemlerinin tümü “Marka Yönetimi” olarak ifade ediliyor. Ancak ne yazık ki, günümüzde birçok işletme, kavramı sadece “markaya ilişkin birtakım stratejilerin tanımlanması ve bunlara bağlı olarak kampanyaların düzenlenmesi” olarak yorumluyor. Böyle bir yaklaşımla başarılı markaların geliştirilmesi mümkün değil. Marka yönetimi, daha geniş anlamda ürünün geliştirilmesi aşamasından başlayıp marka sadakati yaratılmasına ve buna bağlı olarak bir marka değeri oluşturulmasına kadar uzanıyor. Yani kavram, uzun dönemli bir süreç olmakla birlikte işletmeler açısından önemli bir yatırımı ifade ediyor. Bu kapsamda yönetim süreci içinde dikkat edilmesi gereken, “Stratejik İş Birimi” niteliği taşıyan markaların sürekli ve sistematik olarak kontrol edilmesi, korunması ve geliştirilmesi. Markanın korunması denince akla ilk gelen, hukuki alanda koruma. Yani markanızın tescili. Sonradan ortaya çıkabilecek birçok sorunun önünü kesebilmek için markanın tescili, üretilmesi, planlanan tüm ürün veya hizmet gruplarını kapsamalı. Korumanın başka bir boyutu da, bütünleşik pazarlama sisteminden faydalanmak. Bütünleşik pazarlama, markanızla yaratmak istediğiniz etkinin tüm pazarlama bileşenleriyle uyumlu olmasını ifade ediyor. Markanızın kimliği ve ruhuyla tüketici zihninde geliştirmek istediğiniz imajı destekleyecek doğru iletişim ve dağıtım kanalını seçmeniz gerekiyor. Markalar esasında bir bütün olarak algılandığından pazarlama bileşenlerini kullanış şekliniz, markanızın imajıyla uyum içinde olmalı. Ancak bu şekilde markayı korumak ve geliştirmek mümkün. Özetle, marka koruması kapsamında öncelikle tescil, sonrasında bütünleşik pazarlama tekniklerinin kullanılması ve süreklilik yaratılması gerekiyor. Marka geliştirme sürecinde ise, bir markayla elde edilen başarının diğer ürün gruplarına aktarılmasıyla sinerji yaratmak neredeyse şart.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Global markalar tüketicilerine ürün tiplerine göre farklı dağıtım kanallarından ulaşıyorlar.<span>  </span>Örneğin süpermarketler, franchise ve bayilik sistemleri… Bosch gibi, bayilik kanalı üzerinden tüketicisine ulaşan bir markanın dağıtım ağının markaya nasıl bir katkısı olmalı?</span></strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></span><span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;font-family:'Century Gothic';">Bosch markası herkesin aklında “itibar” ve “güven” kavramlarını çağrıştırıyor. Tüketiciyi böyle bir noktaya getirmek büyük bir özveri ve yatırım gerektirir. Bu kavramların seçilen dağıtım kanalıyla da özdeşleşmesi şart. Tüketiciyle bayi çalışanları yüz yüze ilişkilerde bulunuyor. Dolayısıyla bayilik sistemi içindeki elemanların mevcut marka imajı üzerinde potansiyel bir tehlike oluşturmaması için, çok iyi eğitilmesi, markanın özünü ve vaatlerini anlaması sağlanmalı. Bosch itibar ve güven uyandıran bir marka olmanın yanında çözüm üreten bir marka kimliği de taşıyor. Bu nedenle bayiler, müşteri odaklı, memnuniyeti temel hedef seçen, diğer bir ifadeyle markanın çözüm üreten yanını destekleyen bir yapıya sahip olmalı. Markanın tüm özelliklerini taşıyan ruhu, bayilere ve çalışanlara aktarılmalı. Çünkü bu birimler markanın aynalarıdır. Burada hem son kullanıcı hem de endüstriyel alıcı niteliğindeki tüketicilerle yaşanacak en ufak bir sorun marka üzerinde çok kısa sürede telafisi güç yaralar açabilir. Ayrıca görsel olarak mağaza tasarımlarının da Bosch markası kimliği ile uyum içinde olması gerekir. Mağaza içi yerleşim tasarımlarının ve kullanılan renklerin kurum kültürünü yansıtması ve büyük ölçüde standartlaştırılması şart. Zaten Bosch bünyesinde bu konuyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bosch bayilerinin marka bütünlüğünün bir parçası olduğu unutulmamalı. Bu nedenle seçilen bayi de mutlaka itibarlı ve güvenilir bir imaja sahip olmalı.</span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RÜSTEM MEMEDOV; OKUMAK, YORUMLAMAK LAZIM]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/01/rustem-memedov-okumak-yorumlamak-lazim/</link>
<pubDate>Thu, 01 Mar 2007 12:51:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/03/01/rustem-memedov-okumak-yorumlamak-lazim/</guid>
<description><![CDATA[“Bu blog çox sade dilde yazılan Marketing blogudur. Elmi cümlelere üstünlük verilmemesinin v]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">“Bu blog çox sade dilde yazılan Marketing blogudur. Elmi cümlelere üstünlük verilmemesinin ve teorik Marektingin yazılmamasının esas sebebi bu bilgilerin kitablardan ve İnternet menbelerinden daha rahatlıgla elde edile bilmesidir. Bolgda menim ve menim elaqede olduğum veya olmadığım bir çox deyerli marketing blogcusunun yazıları ile tanış olacaqsınız!</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';"> <em><span style="font-family:'Century Gothic';">Marketing hekaye deyil. Ürekden keçenlerin bedii ifadelerle yazıya töküldüyü hekaye! Marketing araşdırma teleb eden, analiz isteyen, verilen her qerarın faktlara dayanmasını teleb eden, edilen her hereketin mümkün olduğu qeder reqemlerle neticesinin gösterilmesini teleb eden elmdir!</span></em>“</span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Rüstem Memedov ismiyle henüz bir gün önce Selim Tuncer’in “<a target="_blank" href="http://selimtuncer.blogspot.com/2007/02/korku.html">Korku Pazarlaması</a>” başlıklı yazısının yorum bölümündeki küçük tartışmamızla karşılaştım. Tartışmanın içeriğine, bu yazının konusu olmadığından, değinmiyorum. Rüstem Bey, Azerbaycan’ın ilk pazarlama blogu olan “<a target="_blank" href="http://marketingdefteri.blogspot.com">Marketing Defteri</a>”nin yazarıdır. Kendisinin Prof. Dr. İsmail Kaya’nın öğrencisi olduğunu, sayfasını incelerken öğrendim. Rüstem Beyin kendi dilinde yazmış olduğu yazıları okurken, başta anlamak için bir miktar zorlanmış olsam da, zamanla alıştığımı ve keyif aldığımı bildirmek isterim. Takip edeceğimi ve katkı sağlamak için bilgim yettiğince yorumlarda bulunacağımı söylerken, bunu herkesin bir çağrı olarak kabul etmesini diliyorum.</span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;color:#231f20;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Saygılar…</span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ŞU INTERNETI HAL YOLUNA KOYMAK LAZIM – GOOGLE’A DA İŞ ÖĞRETMEYE TEŞEBBÜS ETTİM YA…]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/02/27/su-interneti-hal-yoluna-koymak-lazim-%e2%80%93-google%e2%80%99a-da-is-ogretmeye-tesebbus-ettim-ya%e2%80%a6/</link>
<pubDate>Tue, 27 Feb 2007 10:26:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/02/27/su-interneti-hal-yoluna-koymak-lazim-%e2%80%93-google%e2%80%99a-da-is-ogretmeye-tesebbus-ettim-ya%e2%80%a6/</guid>
<description><![CDATA[Blog yazmaya başladığımdan beri, en keyif aldığım konulardan biri insanların arama motorlar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Blog yazmaya başladığımdan beri, en keyif aldığım konulardan biri insanların arama motorlarına ne yazarak sayfama geldiklerini takip etmektir. Şaşkınlık verici ifadelerle aramalar yapıldığını görüyorum. Ayrıca yazılarımın içeriğine hiç de uymayacak aramalarla beni bulan, muhtemelen de “ne alakası var kardeşim benim aradığımla bunun” diyen pek çok insan var. Şu ana kadar pek çok eğlenceli arama terimine rastlasam da, yazıyı yazmaya bugün karar verdiğim için, önümdeki uzun listeden en garip olanını seçiyorum: “aile büyüklerinin ‘hayır’ diyebi…” devamı yok. Şimdi bu aramayı yapan şahısla aynı tepkiyi paylaşarak “ne alakası var kardeşim bu aramayla benim sayfamın” diyorum.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Malumunuz, internet çöplük; hem görsel hem içeriksel anlamda (görsel çöplük kısmı içi keyifle okuyunuz; <a target="_blank" href="http://selimtuncer.blogspot.com/2006/11/laz-mteahhitlerin-yaratt-mimari.html">Laz Müteahhitlerin Yarattığı Mimari Vahametle Internetteki Görsel Kirlenme Arasında Hiçbir Nitel Fark Yoktur </a>– Selim Tuncer). Yazının konusu görsel çöplük olmadığından o kısmı atlıyorum.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">İçeriksel çöplüğe gelince, belki de şu anda bu çöplüğe katkı da bulunan bir kişi olarak şunu belirtmek isterim ki; çöplük, enformasyon yığılmasından değil, enformasyona ulaşılamamasından dolayı kullandığım bir terimdir. Netice itibariyle gereksiz enformasyon görece olup, bana faydalı gelen bir başkası için son derece gereksiz görülebilir.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Arama motoru olmadan internette kendini bile bulamaz insan doğrudur, ama şu arama motorları daha bir akıllı olsa ne olur sanki ya da olabilir mi? Önce arama motorlarının şahı Google’ın nasıl çalıştığını anlatayım kısaca. Google hemen her arama motoru gibi “böcek” denilen bir yazılım kullanıyor. Böceği internete salıyor ve o da siteler arasında gezerek, sayfaların içerikleriyle ilgili indeks oluşturuyor. Daha sonra kullanıcı bir terim girdiği zaman indekste yer alan kelimelere göre sonuçları sıralıyor. İki şey önemli böcek siteler arası nasıl dolaşıyor ve sıralama neye göre belirleniyor? Böcek ulaştığı bir sayfada yer alan linki kullanarak bir başka sayfaya gidiyor, o sayfadaki linkle de başka bir sayfaya, bu kadar basit yani. Sıralama ise kendisi basit anlatması zor bir mantıkla belirleniyor. Sıralama iki aşamalıdır. Birinci aşamada arama yapılan kelimeler aynen girildiği gibi, tüm kelimeler ve her bir kelime için uygun siteler şeklinde gruplanıyor. İkinci aşama da ise oluşturulan üç gurup kendi içinde sıralanıyor. Şöyle ki; böcek A sitesindeki linki kullanarak B sitesine geçiyor, aynı biçimde oradan C’ye, sonra D’ye ve sonra tekrar A’ya geliyor. A’daki başka bir linkten C’ye oradan E’ye, sonra F’ye ve tekrar D’ye ulaşıyor. Burada sayfalar arasında sonsuz sayıda döngüsel gezintiden bahsediyorum. Şimdi bu 6 site de pazarlamayla ilgilidir ve kullanıcı “pazarlama iletişimi” şeklinde bir arama yapmıştır ve böcek bu terimlere ilişkin yaptığı indeksleme ile siteleri kaydetmiştir. Böcek bu turlamalarında mesela A’dan 15, B’den 20, C’den 30, D’den 5, E’den 10 ve F’den 1 kere geçmişse arama sonuçları C, B, A, E, D ve F olarak sıralanıyor. Teknik olarak buna geri dönen link sayısı diyorlar.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Uyarmadan geçmeyeyim; bazı siteler var, sizin sayfanızı Google’da birinci sırada çıkartma garantisi veriyor, belli bir ücret karşılığında tabi ki. Yaptıkları şey çalışıyor çünkü geri dönen link sayısını arttırıyorlar. Ancak Google bu tip oluşumlara karşı dönemsel olarak farklı bir yazılım ile (böcek gibi interneti turlayan) ayıklama yapıyor ve link sayısını şişiren sayfaları, aramanın dibine gömüveriyor. Ayıklamayı ne şekilde yaptığını bilmiyorum ancak, kurunun yanında yaşın da yandığı bir gerçek. Sayfanız durduk yere ortadan kaybolursa bilin ki mevzu budur. O nedenle bu hizmeti sağlayan sitelere işinizin uzun vadeli çıkarları için prim vermemenizi öneririm.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sonuç dökümü mantığı böyle olunca sitenin bir yerinde ilgili ilgisiz, bir sebepten “aile” kelimesi geçmişse, “aile büyüklerinin ‘hayır’ diyebi…”<span>  </span>şeklinde yapılmış bir aramada benim sayfam da görüntüleniveriyor. Bu ilgisiz sonuçları eleyecek bir yönteme hızla ihtiyaç duyulduğu kanısındayım. Zira gün geçtikçe aranan bilgiye ulaşmak zorlaşıyor.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Ne yapılabilir sorusuna verebilecek cevaplarım, fikri temelli olup, teknik bilgiden yoksundur.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)</span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kategorik Arama: Aslında bunu yapan pek çok motor var, ancak sorun şu ki hem zayıf içeriklerinden hem de teknik yetersizliklerinden dolayı onlarla da ciddi bir sonuç elde etmek kolay değil. Bunlar daha çok link siteleri olarak iş yapıyorlar ve kayıt usulü çalışıyorlar. Ayrıca bu sitelere ulaşma yolu da Google’dan geçtiği için aynı çöplüğe saplanmakla karşı karşıyayız. Açıkçası bugün için çözüm Google’ın arama işine bir yenilik katmasından geçiyor. Mesela Google böcek ile çıkarttığı içerik indeksinde en çok tekrar edilen kelimeleri, o kelimelerin ait olabileceği kategorilere göre sınıflandırabilir. Mesela toplam 100 kategori tespit edilse ve benim sayfamda geçen kelimelerin frekansı, bu 100 kategoriden 10 tanesine girmemi sağlıyorsa, arama yapan kişi, 10 kategoriden birini seçmemişse, benim sayfam görüntülenmez. Tabi ki sorun sitelerin yanlış kategorilerde yer alma ihtimali. Örneğin sağlık sitesinin, mesela meme kanseri konusunda yayımladığı birkaç makale o sitenin porno sonuçların içine yerleştirilmesine sebep olabilir. Bunun içinden nasıl çıkılacağını Google yönetimine ve yorumculara havale ederek, saplandığım bu çöplükten acilen sıyrılmak istiyorum.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)</span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Akıllı Böcek: Madde başlığı evrim sürecini bitirmiş karafatma algısı yaratmasın, Google’ın böceğinden bahsediyorum. Yapay zeka oyun alanında gayet gelişmiş bir sistem olduğundan bunu Google da kullanabilir mi diye sormak isterim. Yani mesela Google benim ne aradığımı anlasa ve ona göre sonuçlar çıkartsa… Böylece kategorik ayrıştırmalara da ihtiyaç kalmasa. Ancak ne şekilde algılayacağına ilişkin doyurucu bir açıklamam yok. Yine de deneyeyim; özellikle ev bilgisayarı kullanıcıları için Google, kişinin geçmiş arama ve çıkan sonuçlardan gittiği sayfalara ilişkin bir veri deposu oluştursa (belki oluşturuyordur, bilmiyorum), sonra benim yapacağım yeni aramalarda “… IP adresli bilgisayardan … aranıyorsa X tipteki sonuçlara ve Y tipteki kaynaklara ilişkin sonuçlara ihtiyaç vardır” dese ve ona göre sıralama yapsa. Ancak bu noktada “Geçmiş Aramalara Göre Filtrelemeyi Kaldır” gibi bir seçeneğe ihtiyaç var. Çünkü ben yeni edindiğim bir hobi ya da bilgiye ilişkin araştırma yapıyor ya da bir arkadaşımı veya tatil paketi arıyor olabilirim o sırada ve benim bu içeriklere ilişkin ilk aramam olabilir. Ayrıca bu durumun işte kullanılan bilgisayarlara nasıl aktarılacağı da ayrı bir sorun. O nedenle IP adreslerine bağlı yapılan bu algılamayı, örneğin ben iş değiştirdiğim zaman yanımda götürebilsem. Yani Google’ın bir alt sayfasında “Eski IP: ……” ve “Yeni IP: …..” kutularını doldurup “Geçmiş Aramaları Transfer Et” komutunu kullansam.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(3)</span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Soru –Cevap Arama: Böyle bir sistem var ancak adını hatırlayamadığım için link veremiyorum. Bir arkadaşım göstermişti nerdeyse bir yıl önce. Gayet hoş bir çalışmaydı ve eminim bir yılda çok gelişmiştir. Türkçe kullanım imkanı var mı bilemiyorum, ancak şöyle çalışıyordu; mesela ben “pazarlama nedir?” şeklinde bir soru yazıyorum ve karşılığında pazarlamayla ilgili geniş bir bilgi dökümü alıyorum. Henüz yeterli derinlikte olmasa da çalışma mantığı itibariyle, geleceğin arama biçimi olabilir.</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(4)</span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Yaşasın <a target="_blank" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ana_Sayfa">Vikipedi</a>…</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">Güncelleme: Bu konuyla ilgisi yok, ancak keyifle okunacak, etkileyici bir yazı. Başlıkta da Google geçince, buradan paylaşayım dedim: <a target="_blank" href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/02/25/google-beni-dinleyecek-misin/">Google Beni Dinleyecek misin?</a> - Tunç Kılınç, Fikir Atölyesi</span></p>
<p style="line-height:150%;text-align:justify;"><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">Saygılar...</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KÜÇÜKLERE KREDİ KARTI - KANTİN KART]]></title>
<link>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/02/21/kucuklere-kredi-karti-kantin-kart/</link>
<pubDate>Tue, 20 Feb 2007 22:52:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bülent Akgül</dc:creator>
<guid>http://bulentakgul.wordpress.com/2007/02/21/kucuklere-kredi-karti-kantin-kart/</guid>
<description><![CDATA[Devir değişti, “evladım cebindeki paranın kıymetini bil” telkinleri geride kaldı. Güncel ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Devir değişti, “evladım cebindeki paranın kıymetini bil” telkinleri geride kaldı. Güncel öğüt “evladım kredi kartı limitinin kıymetini bil, adam gibi harca” şeklide evrimleşti.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Hal böyle olunca aklıma şöyle bir fikir geldi:</span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">İlköğretim çağındaki çocuklara “kantin kart”.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Şartlar:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Çocuğun velisinin kredi kartı olması ve kantin kartın bu kredi kartı hesabına bağlı olması gerekir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kantin kartın limitini veli belirler, ancak limit günlük ya da en fazla haftalıktır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(3)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Limit aşımı hakkı yoktur, ancak veli internet bankacılığıyla limiti arttırabilir ya da azaltabilir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(4)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Çocuğun günlük limitinden kullanmadığı kısmı, bir gün sonraki limite eklenebilir ya da sıfırlanabilir. Hangisi olacağına veli karar verir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(5)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Banka kendi inisiyatifiyle kantin kartın limitini değiştiremez, ana kartın limit değişimleri kantin kartı etkilemez.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">İşleyiş:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kantin karta her gün ya da her pazartesi, tespit edilen limit kadar tutar yüklenir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Çocuk okul kantinine gidip, alış veriş yaptığı zaman, kantinci kartı Express Pos cihazından geçirir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(3)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Çocuk istediğini alır, kantinci de parasını.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(4)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Ders esnasında kantinci, işlem dökümünü alır, bilgileri merkeze yollar, merkez kart limitlerinden harcanan parayı düşer, limite yaklaşan ya da aşan kartlardan aynı gün içindeki harcamaları engelleyecek kodları Express Pos’a iletir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(5)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Sistem gün sonunda harcama tutarını kantin kartın bağlı olduğu kredi kartından tahsil eder.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Yapısal İhtiyaçlar:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kantin Kart: Kredi kartı gibi isme düzenlenmiş olmalı, ancak alış-veriş esmasında şifre veya imza talep etmemeli, yalnızca onay istemeli.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Express Pos: Hafıza kartı olan, merkezle sürekli bağlantıda olması gerekmeyen (opsiyonel), kart geçirildiği zaman, kart bilgilerini hafızasına kaydeden, alış – veriş esnasında herhangi bir bağlantı kurmasına, limit onayına gerek kalmaksızın bütün verileri depolayan cihaz.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Bu Ne İşe Yarayacak:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kısa ve Orta Vade Fayda: Çocukların yapacakları harcamaların önemli bir ekonomik büyüklük olacağını düşünmüyorum, ancak bu ürün sayesinde AAA Bank rakiplerinin kredi kartı müşterilerini kazanabilir ya da en azından onlara kendi kredi kartını da verebilir. Kantinlerin kayıt altına alınması sayesinde devletten vergi indirimi gibi bir teşvik alabilir (zorlarsa).</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Uzun Vade Fayda:<span>  </span>Bu gün ilköğretim yaşındaki çocukların 7 – 15 yaş grubunda olduklarını ve bu kişiler 3 – 11 yıl sonra potansiyel kredi kartı kullanıcıları olacağını düşünürsek, bu gün cebinde AAA Bank Kantin Kartı taşıyan bir kişinin, kredi kartı alırken de önce AAA Bank’a başvuracağını ön görebiliriz. Yani bu gün yapılacak ve büyük ihtimalle de işlem zararına yol açacak yatırımın, gelecek yıllardaki müşteri kazanım çalışmalarında pazarlama maliyetleri için önemli tasarruflar sağlayacağını ve önemli rekabet avantajları kazandıracağını düşünüyorum. Ayrıca bu kişilerin kantin kart ile bankaya karşı marka algılarının pozitif yönde gelişeceğini ön görmek mümkün.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(3)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kantin Kart ile müşteri kazanma, müşteriyi elde tutma ve geleceğe yatırım yapma durağan değildir. Sonuçta her yıl yeni öğrenciler eğitim hayatına katılıyorlar.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Liselilere Genç Kart: Pek çok açıdan kantin kartla aynı şekilde çalışan ve kantin kartın devamı olan gençlik kart, kantin kart sahiplerine, liseye geçişlerinde gönderilir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Kantin Kartın, Alış-Veriş Kartından Farkı:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(1)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Müşteri Açısından: Hala var mı, bilemiyorum ama alış-veriş kartı ben lisedeyken vardı, ancak yalnızca hesabınızda para varsa kullanabiliyordunuz. Yani kullanmak için önce banka hesabınıza para yatırmanız ya da birinin havale geçmesi gerekiyordu. Pratik bir kullanım sunmuyordu yani müşterisine.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span>(2)<span style="font-family:'Times New Roman';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:7pt;line-height:normal;"> </span></span></span></strong><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Banka Açısından: Alış-veriş kartı için banka hesabınız olması yeterliydi, ancak kantin kartta ve genç kartta aile büyüklerinin birinin bankanın kredi kartına sahip olması gerekiyor ki, banka açısından daha karlı.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Güvenlik: </span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Güvenlik konusunda iki önemli ayrıntı olduğunu düşünüyorum. Birincisi kantin kartın çalınması ya da kaybolması halinde limit günlük ya da haftalık olduğu için kayıp, bir günlük ya da haftalık toplam limitin harcanmamış kısmıyla sınırlıdır ve görmezden gelinebilir. İkincisi ise Express Pos’un kart bilgilerini kaydedecek olmasından dolayı, dolandırıcıların bu bilgileri kullanarak bağlı bulunan kredi kartına ulaşma ihtimalidir. Buna karşınsa kartlar arası veri akışı tek taraflı olmasıyla önlem alınmış olunur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';">Yatırım: Alt yapının kurulması, pazarlama çalışmaları vs. kaça mal olur en küçük bir fikrim yok.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:9pt;line-height:150%;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:9pt;font-family:'Century Gothic';">Saygılar…</span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
