<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>osmanlida-hosgoru &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/osmanlida-hosgoru/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "osmanlida-hosgoru"</description>
	<pubDate>Thu, 21 Aug 2008 12:25:59 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[İngiltere Kraliçesi’nin Bize Hatırlattıkları: Sömürge, Zulüm, İşkence…]]></title>
<link>http://diyalogcu.wordpress.com/?p=172</link>
<pubDate>Wed, 21 May 2008 21:40:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>diyalog</dc:creator>
<guid>http://diyalogcu.wordpress.com/?p=172</guid>
<description><![CDATA[
Tarih boyunca, Müslümanlar idareleri altındaki milletlerin hukukuna saygı göstermişler, hiçb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-173" src="http://diyalogcu.wordpress.com/files/2008/05/kralice_ingiltere_.jpg" alt="İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth o an " width="374" height="278" /></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;">Tarih boyunca, Müslümanlar idareleri altındaki milletlerin hukukuna saygı göstermişler, hiçbir devirde bunlara zulüm işkence yapmamışlardır. Mesela Osmanlının hiçbir döneminde kendilerinden olmayanlara zulüm yapılmamış, bunlar birbirlerine düşürülerek kırdırılmamıştır. Batılı sömürgeciler ise, her türlü zulmü işkenceyi reva görmüşlerdir. Sadece Müslümanlara değil, kendi inançlarından olmayan yani Hıristiyan olmayan herkese aynı muameleyi göstermişlerdir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Umulur ki, 21. yüzyılda artık bu huylarından, politikalarından vazgeçmişlerdir. Geçmişte yaptıklarından ders almışlardır. İbret alınması için geçmişte yaptıkları bazı uygulamalarından örnekler vermek istiyorum: Meselâ, İngilizlerin en büyük sömürgeleri olan Hindistan’ın Amritsar şehrinde 1919 senesinde bir gün âyin sebebi ile toplanan Hindûlar, bisikleti ile oradan geçen bir Hıristiyan kadın misyonerine gereken hürmeti göstermedikleri için <strong>misyoner</strong> kadın, İngiliz generale bunları şikâyet eder.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> General derhâl askerlerine emir vererek, ma’bedde âyinle meşgûl halkın üzerine ateş açtırıp on dakîkada yüzlerce kişiyi öldürtür. General bununla da yetinmeyerek, halkı üç gün elleri ve ayakları üzerinde hayvan gibi yürütür.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;">Şikâyet üzerine olayın aslını tahkîkât için Hindistan’a gelen müfettiş, generale müdafaasız halka ateş açtırmasının sebebini sorar. General: “Buranın kumandanı benim. Öyle lüzûm gördüm ve emrettim” cevâbını verir. Müfettiş: “Pekâlâ, halkın yüzüstü sürünmesini emretmenizin sebebi nedir?” diye sorar. General: </span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><strong>“Hindlilerden bir kısmı tanrıları karşısında yüzüstü sürünüyorlar. Bunlara, bir İngiliz kadının bir Hindû tanrısı kadar mukaddes olduğunu ve onun karşısında da hakâret değil, sürünmeleri îcap ettiğini anlatmak istedim”</strong> diye cevap verir...<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Hindistan hükümdarı Bahadır Şah, İngilizlerin yaptıkları zulümlere dayanamayarak, 1857’de, İngilizlere karşı askerlerin ve halkın teşvîki ile büyük bir ayaklanma başlatmıştı. İngilizlerin Şah’a karşı tepki ve zulmü çok şiddetli oldu. İngiliz askerleri, genç, ihtiyâr, kadın erkek demeden bütün Müslümanları, hattâ çocukları kılıçtan geçirdiler.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Şâh teslîm oldu. İki oğlu ve torunu öldürüldü. Bunların etinden çorba yaparak Şâh’a ve hanımına ikram edildi. Çok aç olduklarından hemen ağızlarına aldılar. Fakat, ne eti olduğunu bilmedikleri hâlde çiğneyemediler, yutamadılar. Kustular, çorba tabaklarını yere bıraktılar. Vâli Henri Bernard onlara: “Niçin yemediniz? Çok güzel çorbadır. Oğullarınızın etinden yaptırdım” dedi. Bir insan bunu nasıl yapar? Yapar çünkü, bunlar kendilerinden başkalarını insan kabul etmiyorlar...<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> Araştırmacı yazar sayın Yusuf Gezgin, <em>Aktifhaber</em>’de bakınız İngilizleri ve politikalarını nasıl anlatır:<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> “Köleliği sistematik hale getirip, insanları yurdundan, ailesinden kopararak ‘bir ticari meta’ haline getiren bunlardır. Çok değil beş asır önce bir toprağı, kimliği medeniyeti olan Kızılderililerden, Aborijinlere, Mayalara, Asteklere kadar onlarca milletin-medeniyetin köküne kezzap suyu döken bunlardır.</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;">Bütün sınır anlaşmazlıklarının ve toprak kavgalarının arkasında İngilizler vardır. İngilizlerin çekildiği coğrafyalarda nizasız, kavgasız, huzur içinde tek bir ülke, bölge gösteremezsiniz. <strong>Çekildikleri yerlerde özellikle problem bırakırlar ki, elleri o coğrafyadan çekilmesin.</strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"> İngiltere demokrasinin beşiği bilinir. <strong>Ama demokrasiyi sadece kendilerine layık görürler.</strong> İngilizlerin çekildiği bütün coğrafyalar acımasız diktatörlerin elindedir. Zira diktatörleri idare etmek, yönlendirmek ve buyruklara amade kılmak milletleri yönlendirmekten çok daha kolaydır. Halklar demir yumruklar altında ezilirken bunlar ‘demokrasiyi’, ‘insan haklarını’ değil, diktatörlerden tahtlarını koruma mukabili rüşvet aldıkları imtiyazları, zenginlikleri hatırlarlar.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family:verdana;color:#325a78;font-size:small;"><strong> İngiltere Kraliçesinin tarihî ve turistik yöreleri gezmek için geldiğini sanmıyorum! Acaba Kraliçe Türkiye’de, kendi kurdukları sarsılan derin dengeleri yeniden inşa etmek veya revize etmek için mi geldi? Yoksa, Orta Doğu’da uygulanacak yeni planlara bizi hazırlama, altyapı oluşturma amacı mı var?</strong>”</span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
