<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>olum-ve-otesi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/olum-ve-otesi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "olum-ve-otesi"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:21:42 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Sırat köprüsü]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1637</link>
<pubDate>Thu, 08 May 2008 00:26:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1637</guid>
<description><![CDATA[
Yukardaki resime bakipta sirat køprusunun bu kadar genis oldugunu zannetmeyin,Bu bir tasvir`dir, S]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img186.imageshack.us/img186/5287/sratkprscennetcehennemjf0.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<h3><span style="color:#ff0000;">Yukardaki resime bakipta sirat køprusunun bu kadar genis oldugunu zannetmeyin,Bu bir tasvir`dir, Sirat køprusu rivayete gøre kil`dan ince ve kilinc`tan keskin`dir. Allah bizlerin ayagini kaydirmasin..</span></h3>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Sırat köprüsü</span></strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">: </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">Sırat köprüsüne inanmak farz mıdır?</span></strong> <strong></strong></h3>
<h3><strong></strong></h3>
<p><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><span><br />
</span></span></strong></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;">Evet farzdır. Çünkü Sırat köprüsü Nass ile sabittir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(Onları Cehennem Sıratına götürüp hapsedin! Çünkü onlar mesuldür.)</span> [Saffat 23, 24]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">Nuhbet-ül-Leali</span></span> kitabında diyor ki:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Sırat, Cehennem üzerinde bir köprüdür. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki: </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(İçinizden oraya</span> [Cehenneme] <span style="color:fuchsia;">uğramayacak hiç kimse yoktur.)</span> [Meryem 71]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(Cehennem üzerine Sırat köprüsü kurulur. Buradan ümmetiyle ilk geçecek Peygamber benim.)</span> [Buhari]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Kıyamette Sırat köprüsünün başında durur, ümmetimin geçmesini beklerim. Allahü teâlâ, "Dilediğini iste, istediklerine şefaat et, şefaatin kabul olunacaktır" buyurur. Ümmetime şefaatten sonra, yalvarmaya devam ederim. Rabbim bana "Ümmetinden ihlâsla bir defa "La ilahe illallah" diyen ve imanla ölen herkesi Cennete koy" buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.)</span></span> [İ. Ahmed]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Sırat köprüsünü geçmek herkesin nuruna bağlıdır. Kimi göz açıp yumuncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi yıldız akması gibi, kimi koşan at gibi sıratı geçerler. Nuru çok az olan da yüzüstü sürünür. Elleri ve ayakları kayar, tekrar yapışır. Nihayet sürüne sürüne kurtulur.)</span> </span>[Taberani]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Ehl-i beytimi ve Eshabımı çok sevenin, Sırat köprüsünden geçerken ayağı kaymaz.)</span></span> [Deylemi]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Hiçbir bid'at ehli Sırattan geçemeyecek, Cehenneme düşecektir.)</span></span> [İbni Asakir]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Cehennem ateşi müminlere der ki: Ey mümin, üzerimden çabuk geç, senin nurun ateşimi söndürüyor.)</span></span> [Taberani]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Nice kimseler Sırattan geçtiğini bilmeyip, meleklere derler ki: Sırat ve Cehennem nerede kaldı, biz onlardan geçtik mi? </span></span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span><span style="color:fuchsia;"> Melekler de şöyle cevap verirler: "Siz Cehennem üstündeki Sırattan geçtiniz; fakat Cehennem ateşi sizin nurunuzdan çekilip, örtülmüştü.")</span></span> [Camius-sagir]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Peygamber efendimizin ümmetinden olan bazı kişiler, mezardan kalkınca doğruca Cennete giderler. Melekler bunlara derler ki:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Hesap gördünüz mü?</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Hayır, biz hesap falan görmedik.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Sırat köprüsünü geçtiniz mi?</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Hayır, Sırat falan görmedik.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Cehennemi gördünüz mü?</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Hayır, Cehennemi de görmedik.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Siz ne amel işlediniz de böyle hesap görmeden, Sırata uğramadan doğruca Cennete geldiniz?</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> - Bizim iki hasletimiz var idi. Onun sayesinde bu nimete kavuştuk. Allah</span></strong><strong><span>�</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">tan utanır, yalnızken de günah işlemezdik. Bir de Allah</span></strong><strong><span>`</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">ın verdiği az rızka razı olurduk.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Melekler derler ki: Bu nimetler sizin hakkınızdır. <span style="color:fuchsia;">(İbni Hibban)</span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="color:fuchsia;"> </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Köprü denilince, bilinen köprüler zannedilmemelidir! (Sınıf geçmek için imtihan köprüsünden geçilir) diyoruz. Hâlbuki imtihanın köprüye benzer tarafı yoktur. Sırat köprüsü de, bilinen köprülere veya imtihan köprüsüne hiç benzemez. <span>(S.Ebediyye)</span></span></strong></h3>
<h3><strong></strong></h3>
<p><strong><span><br />
</span></strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Sorulacak sualler</span></strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;"></span></strong> <strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;"><br />
</span></strong></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual:</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">Sırat köprüsünde sorulacak sualler nelerdir?</span></strong> <strong></strong></h3>
<h3><strong></strong></h3>
<p><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><span><br />
</span></span></strong></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;">Sırat köprüsü üzerinde yedi yerde, yedi şeyden sual edilecektir.<span> </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">Önce imandan</span></span> sorulacaktır. İmanı doğru ise birinci duraktan geçecek, doğru değilse Cehenneme düşecektir. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">2. durakta namazdan</span></span> sorulacaktır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(Namaz, Allahü teâlânın hoşnut olduğu bütün amellerin en faziletlisidir. Kabirde ışık, Sırat köprüsünü yıldırım gibi geçiricidir.)</span><span style="color:fuchsia;"> </span>[M.Cenne]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Kıyamette ilk önce namazdan sorulacaktır. Namazı düzgün olanın, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün olmayanın, hiçbir ameli kabul edilmez.)</span></span> [Taberani] </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> [Onun için her Müslüman mutlaka namazı kılmalıdır! Namaz dinin direğidir. Direksiz bina olmaz. Namaza önem vermeyenlerin kâfir olacağını bildiren birçok hadis-i şerif vardır.]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">3. durakta zekâttan</span></span><span style="color:fuchsia;">, </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="color:fuchsia;"> <span>4. durakta oruçtan</span>, </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="color:fuchsia;"> <span>5. durakta hacdan, </span></span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="color:fuchsia;"><span> 6. durakta kul hakkından, ana-baba hakkından, akrabayı gözetip gözetmediğinden, </span></span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span style="color:fuchsia;"><span> 7. durakta gusledip etmediğinden sorulacaktır.</span></span><span> </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> </span></span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Hangisinde kusuru varsa, o nispette Cehennemde yanacak, kusuru olmadığı yerden kolayca geçecektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(İnsanlar Cehennem üzerindeki köprüden geçerler. Köprüde dikenli demirler, çengeller ve kancalar vardır. İnsanları sağdan soldan yakalar. Köprüdeki melekler, "Allah</span></span></strong><strong><span style="color:fuchsia;">`</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ım selamet ver" diye dua ederler. Halkın bir kısmı köprüyü şimşek gibi, bir kısmı rüzgâr gibi, bir kısmı koşan at gibi, bir kısmı koşarak, bir kısmı yürüyerek, bir kısmı emekleyerek ve bir kısmı da sürünerek geçer. Asıl Cehennemliklere gelince, bunlar ne ölür, ne de yeni bir hayata kavuşur. Günahkârlar, günahı nispetinde Cehennemde yandıktan sonra onlara şefaat edilmeye izin verilir.)</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">[Buhari]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Sırat kıldan ince, kılıçtan keskindir. Melekler, müminleri kurtarmaya çalışır. Cebrail aleyhisselam beni belimden tutar. Ben de, "Ya Rabbi ümmetime selamet ver, onları kurtar" diye dua ederim. O gün ayağı sürçüp düşen çok olur.)</span></span> [Beyheki]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Servetiyle Allahü teâlâya itaat eden ve malının hakkını ödeyen kimse, Kıyamette Sırata gelince, malı "Haydi geç, çünkü sen, bende olan Allah</span></span></span></strong><strong><span style="color:fuchsia;">`</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ın hakkını ödedin" der. Daha sonra malındaki Allah hakkını ödemeyen kimse gelir, malı, "Neden bende olan Allah hakkını ödemedin?" der. O da "Yazık bana, ne yaptım?" diye söylenir.)</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> [Beyheki]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><span> <span style="color:fuchsia;">(Cennete girene kadar, Sıratta göz kırpması kadar bekletilmemeyi isteyen Allah</span></span></span></strong><strong><span style="color:fuchsia;">`</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ın dini hakkında kendi görüşüyle hiçbir söz söylemesin!)</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> [Kurtubi]</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"> Sıratı geçen müminler iki pınarla karşılaşırlar. Bu pınarın birisinde yıkanır, diğerinden de içerler. Böylece maddi ve manevi temizliğe kavuştuktan sonra Cennetin kapısına gelirler. Melekler, Zümer suresinde bildirildiği gibi, <span style="color:fuchsia;">(Sizlere selam olsun, hoş geldiniz. Ebedi olarak buraya girin!)</span> derler. Sonra Cennet elbiseleri giydirilir. Hepsi Cennete girer. <span>(S. Ebediyye)</span></span></strong></h3>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MEZARDAKi FAKIR ADAM     ( 1 Kurus`un hesabi )]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1629</link>
<pubDate>Wed, 07 May 2008 00:22:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1629</guid>
<description><![CDATA[
MEZARDAKi FAKIR ADAM  ( 1 Kurus`un hesabi )

Hadis`i serif
 
1- ”  Birinizin ipini alip daga gide]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img242.imageshack.us/img242/7458/mezarou2.jpg" alt="" width="540" height="429" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">MEZARDAKi FAKIR ADAM <span> </span></span></strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">( 1 Kurus`un hesabi )</span></strong></p>
<p class="MsoNormal">
<h2>Hadis`i serif</h2>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></strong></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:blue;">1-</span></strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> ” </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"><span> </span></span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Birinizin ipini alip daga giderek odun toplamasi, satip yemesi ve sadaka vermesi,insanlardan istemesinden elbette hayirlidir.</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">” </span></strong><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;">( Hadis-i Serif, Muttefekun aleyh ; Sahih-i Buhari ve Muslim )</span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"></span></em></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></em><span style="font-family:Arial;color:#0000ff;">Bu Hadis ile ilgili bir hikaye anlatmisti<span> </span>Mehmet gøkcekli hocaefendi.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Fakir adam birgun eline ip`ini almis ve daga gitmis. Bir yuk odun kesip pazara getirir ve 40 kurusa odunu satar. Elindeki para ile gunluk ihtiyaclarini karsilamak icin ekmek pirinc vesaire alip dusunceli dusunceli evinin yolunu tutmak uzereyken Dellal Pazar yerinde bagirir <span> </span></span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Eeeeyy ahali, sehrimizin ileri gelenlerinden Ahmed aga vefaat etmistir , Bugun cenazesi topraga verilecektir, Aga`nin oglu babasi`nin kabirde ilk gecesi nasil gecek diye merak eder ve babasi ile beraber kabirde geceleyecek olan kimseye bir<span> </span>kese altin verecektir ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Fakir adam fakirlikten bikmistir, kendi kendine dusunerek </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Birk ese altin az para degil, hayatimi kurtaririm, zaten fakirlikten cok cektim, ne olacak kabirde bir gece yatar cikarim ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der ve Dellal`in yanina gider ve kendisinin kabirde bir k ese altin karsiliginda bir gece kalabilecegini søyler.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Cenazeyi kabire gøtururler ve defnederler yanina`da Fakir adam`i yatirirlar, kabirden hava almasi icin kucuk bir pencere acarlar , imam telkini verdikten sonra cemaat mezarliktan ayrilir, Fakir adam kabirde aga ile basbasa kalir.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Sorgu melekleri Munker ve Nekir gelirler, Bir bakarlarki kabirde bir ølu birde diri var, Fakire sorarlar </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” sen kimsin ve nesin ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> diye, Fakir durumu izah ettikten sonra,melekler<span> </span>birbirlerine bakarak </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Su ølu olan zaten bizden o bir yere kacamaz, ønce dirinin bir gunluk hesabini bir gørelim”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler ve Fakire </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Peki bugun ne yaptin anlat bakalim”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler, Fakir anlatmaya baslar, Sabah kalktim ipi aldim daga gittim bir yuk odun getirdim ve pazarda sattim, 40 kurus etti 20 kurusuna pirinc,10 kurusuna ekmek vesaire aldim der hesaplar hepsi 39 kurus eder, Melekler </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” peki bir kurusu ne yaptin ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler,Fakir tekrar teakrar hesaplar her seferinde 39 kurus cikar bir kurusu nereye harcadigini bilemez ve sabaha kadar o bir kurusun hesabi devam eder.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Vefaat eden aga`nin yakinlari merak ederler, Sabah olur olmaz hemen mezarliga kosup kabirde o gece<span> </span>nelerin yasandigini øgrenmek isterler.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Mezari acmaya baslarlar ve Fakire ulastiklarinda fakir kursun`un namlu`dan ciktigi gibi mezardan firlar ve yildirim hizi ile kosmaya baslar, Aga`nin yakinlari`da fakir`in arkasindan kosarlar <span> </span></span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">”dur, dur ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler ama nafile, Fakir adam hemen evine gider ve kapilari arkasindan kilitler. Aga`nin yakinlari`da fakir`n kapisina gelirler ama fakir kapiyi acmaz <span> </span>, Aga`nin yakinlari </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Mezarda neler oldu bize anlatirmisin”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler, </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Su altinlarini bari al ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> derler, ama fakir adam </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">” Ben sizin altinlarinizdan falan gectim, hepsi sizin olsun, Melekler bana bir kurusun hesabini sordular sabaha kadar o bir kurusun hesabini veremedim ”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der.Altinlari almaz ve hepsini geri cevirir.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Øzet:</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Bizler bu kadar nimetlerin icerisinde yuzerken hesabini nasil verecegiz ? Bir ayakkabi ile yetinmeyip ikinci ucuncu ayakkabilar ne olacak, bir gømlek ile yetinmeyip digerlerinin hesabini nasil verecegiz ? Ya cøpe attigimiz ekmekler`in hesabi ne olacak ? Dusunuyormuyuz acaba ?.</span></strong></h3>
<h2></h2>
<h2>Hadis.</h2>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:blue;">2-</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> ” </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:blue;">Nafakada ( yiyecek icecek, giyecek gibi hususlarda ) iktisatli olmak,gecimin yarisidir. Insanlara sevgi beslemek, aklin yarisidir. </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:blue;">Guzel sual ilmin yarisidir</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">.” </span></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;">( Hadis-i Serif , Beyhaki, Su`abu`l – iman<span> </span>)</span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></em></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:blue;">3-</span></strong><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> “</span></em></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Gøz</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> ( Yani nazar ), </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">haktir</span></strong><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;">.”</span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"><span> </span>( Hadis-i Serif, Muttefekun aleyh ; Sahih-i Buhari ve Muslim )</span></em></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></em><span style="font-family:Arial;color:#ff6600;">4-” Cehennem, nefsin hoslandigi sehevi seylerle perdelenmis ; Cennet ise nefsin hoslanmadigi seylerle perdelenmistir.” </span></strong></h3>
<h3><strong><em><span style="font-family:Arial;color:black;">( Hadis-i Serif, Sahih-i Buhari )</span></em></strong></h3>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1432</link>
<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 01:08:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1432</guid>
<description><![CDATA[ 
Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak? 
 
Sual: Bazıları Kıyamete inanmıyor, hepsi bu dünyadad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://img215.imageshack.us/img215/3648/lagvvl6.jpg" height="340" width="540" /></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;color:blue;">Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?</span></b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:16pt;color:blue;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual</span></b><b><span style="font-family:Arial;">: </span></b><b><span style="font-family:Arial;">Bazıları Kıyamete inanmıyor, hepsi bu dünyadadır diyor. Kıyamet hakkında bilgi verir misiniz?<br />
<span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><span><br />
</span>İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:<br />
Kıyamet vardır. O gün, elbette gelecektir. O gün; göklerin parçalanacağı, yıldızların dağılacağı, yeryüzü ve dağların parçalanacağı ve yok olacağı Kur`an-ı kerimde bildirilmektedir. <span>(<span style="color:fuchsia;">Müzzemmil</span> </span>14<span style="color:fuchsia;">, <span>İnfitar</span></span><span> </span>1-5<span>)<br />
</span><br />
Kıyamette, bütün mahluklar, yok olup, tekrar yaratılacak, herkes mezardan kalkacaktır. Allahü teâlâ, çürümüş, toz olmuş kemikleri yine diriltecektir. O gün, terazi kurulacak, herkesin hesap defterleri uçarak, iyilere sağ taraflarından, fenalara sol taraflarından gelecektir.</span></b></p>
<p><b>Cehennem üzerindeki sırat köprüsünden geçilecek, iyiler geçip Cennete gidecek, Cehennemlikler, Cehenneme düşecektir.</b></p>
<p><b>Bu bildirdiklerimiz, olmayacak şeyler değildir. Muhbir-i sadık [doğru haber veren] Muhammed aleyhisselam haber verdiği için, kabul etmek, inanmak gerekir. Hayale kapılarak şüpheye düşmemeli. Allahü teâlâ, <span style="color:fuchsia;">(Resulümün getirdiklerini alınız)</span><span> </span>yani, her sözüne inanınız buyuruyor. <span style="color:fuchsia;">(Haşr </span><span style="color:fuchsia;">7<span>)</span></span><span><br />
</span><br />
Kâfirler, hesaptan sonra, Cehenneme girecek, Cehennemde ve azapta ebedi kalacaklardır.<br />
Müminler, Cennette ve Cennet nimetlerinde sonsuz olarak kalacaklardır.</b></p>
<p><b>Günahı, sevabından çok olan müminlerin, Cehenneme girip, günahlarına karşılık, bir müddet azap görmeleri caiz ise de, bunlar, Cehennemde sonsuz kalmayacaklardır. Kalbinde zerre kadar iman olan bir kimse, Cehennemde sonsuz kalmayacak, rahmet-i ilahiyeye kavuşarak Cennete girecektir. <span style="color:fuchsia;">(c.3, m.17)</span><span></span></b></p>
<p><b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;color:blue;">Kıyametin küçük ve büyük alametleri</span></b><b><span style="font-family:Arial;"></span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-family:Arial;"><br />
<span style="color:fuchsia;">Sual:</span> </span></b><b><span style="font-family:Arial;">Kıyametin kesin olarak ne zaman kopacağı belli değil midir?<br />
<span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><span><br />
</span>Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi, <span style="color:fuchsia;">(Onu ancak Allah bilir)</span> buyuruldu. (Araf 187, Ahzab 63)<br />
Kıyametin kopmasına yakın önce küçük alametler çıkacaktır. Sonra da büyük alametler çıkacaktır.</span></b></p>
<p><b>Kıyametin küçük alametleri ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:<br />
<span style="color:fuchsia;">(İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz.)</span><span> </span>[İbni Mace]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Hatib]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Buhari]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(İnsanlarda cimrilik artar ve kıyamet kötülerden başkası üzerine kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[İ.Neccar]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Ahlaksızlık ve fuhuş açık olmadan komşular kötüleşmeden hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.)</span></span> [İ. Ahmed]</b><br />
<b><br />
</b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">(Yemin ederim ki, cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, haine güvenilmedikçe, iyiler helak olup kötüler kalmadıkça kıyamet kopmaz.)</span></b><b><span style="font-family:Arial;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;">[Hakim]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Yağmurların bereketi kaldıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Ebu Ya`la]</span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Yer yüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Müslim]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Tirmizi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Buhari]<span></span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki, zekat verilecek kimse bulunmaz. Birine zekat teklif edilince,</b></span><b> ”Benim buna ihtiyacım yok”<span> <span style="color:fuchsia;">der.)</span> </span>[Buhari]<span></span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(İki büyük taife, davaları bir olduğu halde, çarpışmadıkça, kendilerine Allah</b></span><span style="color:fuchsia;"><b>`<span>ın resulüyüm</span></b></span><span><b> </b></span><b>[peygamberim] <span style="color:fuchsia;">diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz.)</span><span> </span>[Buhari]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile</span>, <span style="color:fuchsia;">”Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>yi öldür” diye haber vermedikçe kıyamet kopmaz.)</span></span><span> </span>[Buhari]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Yetmiş tane resulüm diyen yalancı çıkmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Taberani]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak.)</b></span><span style="color:fuchsia;"><b> </b></span><b>[Buhari]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Bir erkek çocuk bir kadın gibi kıskanılmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Deylemi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Deylemi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Çocuklar öfkeli olmadıkça, büyüğe saygısızlık yapılmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Harâiti]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah</span></span>`<span style="color:fuchsia;">a ibadet eden kalmaz.)</span><span> </span>[Hakim]<br />
<span><br />
(</span>”Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” <span style="color:fuchsia;">denmedikçe kıyamet kopmaz.)</span><span> </span>[Müslim]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Buhari]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.)</span> </span>[Deylemi]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Tirmizi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar.)</span> </span>[Müslim, İbni Mace]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kur</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz.)</span></span><span> </span>[Ebu Nuaym]<br />
<span><br />
</span>Kıyamet yaklaştığı zaman şunların da olacağı bildirilmiştir:<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İnsanlar temizlikte fazla titiz olacak, vesvese edip dinde haddi aşacaklar.)</span> </span>[Ebu Davud]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak.)</span> </span>[İ. Ahmed]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak.)</span> </span>[Hakim]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Hakim]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kötü kadınlar, çoğalıp, fuhuş bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş</span> </span>[frengi, aids gibi] <span style="color:fuchsia;">bulaşıcı hastalıklara maruz kalacak. Ölçüde, tartıda hile yapılacak ve geçim darlığı baş gösterecek.)</span> [Beyheki]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak.)</span></span><span style="color:fuchsia;"> </span>[Beyheki]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(İşler, ehli olmayana verilecek.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Buhari]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olacak!)</span> </span>[Tirmizi]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Kur'an</b></span><b> [Radyo, TV gibi] <span style="color:fuchsia;">çalgı aletlerinden okunacak.)</span> [Tergib-üs-salât]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak.)</b></span><b> [Hakim]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek.)</span> </span>[Hakim]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Tehiyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.)</span> </span>[Taberani]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır.)</b></span><span><b> </b></span><b>[İbni Mace]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler; Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.)</span> </span>[Deylemi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalini, haramını düşünmeyecekler.)</span> </span>[R.Nasıhin]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmayacak.)</span> </span>[Deylemi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İzinsiz ticaret yapılmaz.)</span> </span>[Müslim]</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz.)</b></span><span><b> </b></span><b>[Tirmizi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyamet alametleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder.)</span> </span>[İ.Ahmed, Taberani]<span></span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Kıyamet Cuma günü kopacaktır.)</b></span><b> [Buhari]</b></p>
<p><b>Hadis-i şerifle bildirilen kıyametin diğer alametlerinden bazıları da şöyledir:<br />
<span style="color:fuchsia;">1</span><span>- </span>Emanete riayet kalkar.<br />
<span style="color:fuchsia;">2</span><span>-</span> Veled-i zina çoğalır.<br />
<span style="color:fuchsia;">3</span><span>- </span>İçki çok içilir.<br />
<span style="color:fuchsia;">4</span><span>- </span>Zekat verilmez.<br />
<span style="color:fuchsia;">5</span><span>- </span>Hanıma uyup, anneye isyan edilir.<br />
<span style="color:fuchsia;">6</span><span>- </span>Erkekler ipek giyer.<br />
<span style="color:fuchsia;">7</span><span>- </span>Zararından korunmak için insanlara mudara edilir.<br />
<span style="color:fuchsia;">8</span><span>- </span>Gençler fasık olur.<br />
<span style="color:fuchsia;">9</span><span>- </span>Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır.<br />
<span style="color:fuchsia;">10</span><span>-</span> Tefecilik, faiz aşikâre olur.<br />
<span style="color:fuchsia;">11</span><span>- </span>Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.<br />
<span style="color:fuchsia;">12</span><span>- </span>İslam</b><b><span>�</span></b><b><span style="font-family:Arial;">a uymak ayıp sayılır.<br />
<span style="color:fuchsia;">13</span><span>- </span>Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.<br />
<span style="color:fuchsia;">14</span><span>- </span>İslam</span></b><b><span>�</span></b><b><span style="font-family:Arial;">a uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.<br />
<span style="color:fuchsia;">15</span><span>- </span>Mescitlerde, toplantılarda fasıkların sesi yükselir.<br />
<span style="color:fuchsia;">16</span><span>- </span>Cihad terk edilir.<br />
<span style="color:fuchsia;">17</span><span>- </span>Bid'atler yayılır.<br />
<span style="color:fuchsia;">18</span><span>- </span>Günaha teşvik artar.<br />
<span style="color:fuchsia;">19</span><span>- </span>İyiliğe mani olunur.<br />
<span style="color:fuchsia;">20</span><span>-</span> Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.<br />
<span style="color:fuchsia;">22</span><span>- </span>Komşuluk kötüleşir.<br />
<span style="color:fuchsia;">23</span><span>- </span>Camilerde Kur'an-ı kerim teganni ile okunur.<br />
<span style="color:fuchsia;">24</span><span>- </span>Aşağı kimseler söz sahibi olur.<br />
<span style="color:fuchsia;">25</span><span>- </span>Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.<br />
<span style="color:fuchsia;">26</span><span>- </span>Çalgı aletleri çoğalır. Her yerde çalgı çalınır.<br />
<span style="color:fuchsia;">27</span><span>-</span> Anarşi çoğalır.<br />
<span style="color:fuchsia;">28</span><span>- </span>Adam öldürmek çoğalır.<br />
<span style="color:fuchsia;">29</span><span>- </span>Dine uymak, güzel ahlaklı olmak ayıp sayılır.<br />
<span style="color:fuchsia;">30</span><span>- </span>Cansızlar da konuşur.</span></b></p>
<p class="MsoNormal">&#160;</p>
<p><b><span style="font-size:16pt;color:blue;">Kıyametin Büyük Alametleri</span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><br />
</b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Müslim</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">, <span>İbni Mace</span>, <span>Ebu Davud</span>, <span>Nesai</span>,<span> Tirmizi</span>,<span> İ. Ahmed</span>,<span> Taberani</span>,<span> İbni Cerir ve İbni Hibban</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;">`daki hadis-i şerifte, şu on alametin çıkacağı bildirilmiştir:<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">1- Hazret-i Mehdi gelecek</span><br />
</span>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.)</span><span> </span>[Tirmizi]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Mehdi</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>nin başı hizasında bir bulut olacak, buluttan bir melek</span></span><span>, </span>”Bu Mehdidir, sözünü dinleyin”<span style="color:fuchsia;"> <span>diyecektir.) </span></span>[Ebu Nuaym]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">2- Deccal gelecek</span><br />
</span>Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.)</span> [İ. E. Şeybe]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">3- Hazret-i İsa gökten inecek:</span><br />
</span>Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Allah</span><span style="color:fuchsia;">`<span>ın Resulü Meryem oğlu İsa</span>`<span>yı öldürdük dedikleri için Yahudileri lanetledik. Onlar İsa</span>`<span>yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine İsa gibi gösterildi.)</span></span><span> </span>[Nisa 157]</span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>Hazret-i İsa göğe kaldırılmıştır</b></span><span><b>.</b></span><b> (Nisa 158)<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Elbette o</span> </span>[Hazret-i İsa`nın Kıyamete yakın gökten inmesi], <span style="color:fuchsia;">Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyiniz!)</span><span> </span>[Zuhruf 61, Beydavi]</b></p>
<p><b>Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak</span>, [Hıristiyanlığı kaldıracak]<span> <span style="color:fuchsia;">domuzu öldürecek</span>, </span>[domuz etini yasaklayacak]<span> <span style="color:fuchsia;">İslam</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>dan başka şeyi yasaklayacaktır.)</span></span><span> </span>[Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İsa inince, her yerde sükun, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla deve, kurtla kuzu serbestçe dolaşır, çocuklar yılanlarla oynar.)</span> </span>[Ebu Davud]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>nın gökten inmesidir.)</span></span> [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, İ.Ahmed, Taberani, İ.Hibban, İ. Cerir]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">4- Dabbet-ül-arz çıkacak</span><br />
</span>Bu husustaki hadis-i şeriflerden birinin meali şöyledir:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Dabbet-ül arz, Musa</span><span style="color:fuchsia;">`<span>nın asası ile mümine dokunur, alnına</span></span><span> </span>Cennetlik <span style="color:fuchsia;">yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman</span>`<span style="color:fuchsia;">ın mührü ile vurur</span><span>, </span>Cehennemlik <span style="color:fuchsia;">yazılır, yüzü simsiyah olur.)</span><span> </span>[Tirmizi]</b></p>
<p><b>Bu hayvandan Kur'an-ı kerimde de bahsedilmektedir. <span style="color:fuchsia;">(Neml</span> 82<span>)</span><br />
<span><br />
<span style="color:blue;">5- Yecüc ve Mecüc çıkacak</span><br />
</span>Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Yecüc ve Mecüc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.)</span><span> </span>[Enbiya 96]</b></p>
<p><b>Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Yecüc ve Mecüc, kıyametin ilk alametlerindendir.) </span>[İbni Cerir]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">6- Duman çıkacak</span><br />
</span>Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Gökten bir duman çıkacağı günü gözetle!)</span><span> </span>[Duhan 10]</b></p>
<p><b>Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Dumanın</span><span style="color:fuchsia;"> <span>tesiri mümine nezle gibi gelir, kâfire ise çok şiddetlidir.)</span></span><span> </span>[Ebu Davud]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">7- Güneş batıdan doğacak</span><br />
</span>Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama imanı fayda vermez.)</span><span> </span>[Buhari, Müslim]</b></p>
<p><b>Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Rabbinin bazı âyetleri</span><span> </span>[alametleri]<span> <span style="color:fuchsia;">geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.)</span></span> [Enam 158]</b></p>
<p><b>Âlimler, bu âyetteki alametlerden birinin de güneşin batıdan doğması olarak bildirmişlerdir. Yukarıdaki hadis-i şerif de zaten bunu açıkça bildiriyor.<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">8- Ateş çıkacak</span></span><br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Hicazdan çıkan ateş, Basra</span><span style="color:fuchsia;">`<span>daki develerin boyunlarını aydınlatır.)</span></span><span> </span>[Müslim]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">9- Yer batması görülecek</span><br />
</span>Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Doğu, Batı ve Ceziret-ül Arab</span><span style="color:fuchsia;">`<span>da yer batışı görülecek.)</span></span><span> </span>[Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace]<br />
<span><br />
<span style="color:blue;">10- Kâbe yıkılacak</span></span><br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Bir Habeşli Kâbe</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>yi tahrip edecektir. Onu şu anda siyah elleri ile Kâbe</span>`<span>nin taşlarını bir bir söker halde görüyorum.)</span></span> [Buhari, Müslim]</b></p>
<p><b><span style="font-size:16pt;color:blue;">Yanlış teviller</span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:16pt;color:blue;"><br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Sual</span></b><b><span style="font-family:Arial;">: </span></b><b><span style="font-family:Arial;">Kıyametin büyük alametlerinden olan güneşin batıdan doğmasını, İslamiyet`in batıdan yayılacağı, Dabbet-ül-arzın ise, <span style="color:fuchsia;">Aids</span><span> </span>hastalığının virüsü olduğu şeklinde tevil caiz midir?<br />
<span style="color:blue;">CEVAP</span><span><br />
</span>Kur`an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Rabbinin bazı âyetleri</span> [alametleri] <span style="color:fuchsia;">geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamış olana</span><span>, </span>[o günkü] <span style="color:fuchsia;">imanı fayda vermez.)</span> [Enam 158]</span></b></p>
<p><b>Bir hadis-i şerifte, bazı alametlerden üçü şöyle açıklanmaktadır:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.)</span> [Tirmizi]</b></p>
<p><b>Yine hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Şu alametler çıkmadan kıyamet kopmaz: Güneş batıdan doğar, üç yer batar, İsa iner, Duman, Dabbet-ül-arz, Deccal, Yecüc Mecüc ve Aden</span><span style="color:fuchsia;">`<span>den bir ateş çıkar.)</span></span><span> </span>[Müslim]</b></p>
<p><b>Konumuzla ilgili bir hadis-i şerifin meali şöyle:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Güneş batıdan doğmadıkça, Kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman ederse de fayda vermez.)</span><span> </span>[Buhari, Müslim]</b></p>
<p><b>Avrupa müslüman olunca, iman fayda vermez mi?<br />
Güneşin batıdan doğması aklen de, ilmen de mümkündür. Tevile ihtiyaç yoktur. Allahü teâlâ, dünyayı şimdiki yörüngesinden çıkarır. Başka yörüngeye girer. Dönüşü değişince, güneş batıdan doğmuş olarak görülür.<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">Aids</span> </span>hastalığına da, Kur'an-ı kerimde bildirilen hayvan olduğunu söylemek yanlıştır.</b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>Dabbet-ül-arz</b></span><b>ın,<span> </span>aynı zamanda konuşan bir hayvan olduğu âyet-i kerimede bildirilmektedir:<br />
<span style="color:fuchsia;">(O söz başlarına geldiği zaman</span><span>, </span>[Kıyamet alametleri zuhur edince], <span style="color:fuchsia;">onlara yerden bir hayvan çıkarırız, bu hayvan, onlara, insanların âyetlerimize kesin bir iman etmemiş olduklarını söyler.)</span> [Neml 82, Tefsir-i Kurtubi]</b></p>
<p><b>Bu hayvanın konuşması aklen de caizdir. Çünkü Allahü teâlâ hayvana konuşma sıfatı vermeye kadirdir. <span>(<span style="color:fuchsia;">Sevab-ül kelam fi akaid-il İslam</span>)<br />
</span><br />
Dabbet-ül-arz hakkında birçok hadis-i şerif vardır<span style="color:fuchsia;">. <span>(Feraid-ül fevaid), (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi), (Megaribüz zaman)</span></span><span> </span>ve <span style="color:fuchsia;">(El kavlül muhtasar fi alamatil Mehdil muntazar)</span><span> </span>isimli kitaplardaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Dabbet-ül arzın deve ayağı gibi dört ayağı ve kuş gibi kanatları vardır. Başı öküz başına, kulağı fil kulağına, kuyruğu ise, koç kuyruğuna benzer.)</span></span></b></p>
<p><span style="color:fuchsia;"><b>(Dabbet-ül arz,</b></span><span style="color:fuchsia;"><b> <span>asa-i Musa ile mümine dokunur, alnına</span></b></span><span><b> </b></span><b>”Cennetlik” <span style="color:fuchsia;">yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, mührü Süleymanı vurur,</span><span> </span>”Cehennemlik<span style="color:fuchsia;">” <span>yazılır, yüzü simsiyah olur.)</span></span></b></p>
<p><b>(İnsanlar, bu hayvandan kaçarlar. Kimi ondan korkarak namaza durur. Hayvan bunun yanına gelir<span>, </span>”Ey kişi şimdi mi namaz kılıyorsun” <span style="color:fuchsia;">diyerek yüzünü damgalar. Böylece müminler kâfirlerden ayırt edilerek tanınır.)<br />
</span><span><br />
<span style="color:blue;">Sual:</span></span> Hadis-i şerifte bildirilen kıyametin büyük alametlerinden birisi de Güneşin Batı`dan doğmasıdır. O zaman tevbe kapısı da kapanıyor. Bugün bilim adamlarına göre Güneş</b><b><span>�</span></b><b><span style="font-family:Arial;">in batıdan doğabilmesi için dünyanın bir an için durması, sonra da ters yönde dönmeye başlaması gerekiyor ve bu da fiziken imkansız bir olay. Buna göre Güneşin Batı`dan doğması, Batı'da bulunan Avrupa`nın Müslüman olması demek değil midir?<br />
<span style="color:blue;">CEVAP</span><span><br />
</span>Kesinlikle değildir. Allah için imkansız diye bir şey olur mu? Bunu yapacak olan Allahü teâlâdır. Allah yapamaz denir mi hiç? Allahü teâlâ, dünyayı şimdiki yörüngesinden çıkarıp başka yörüngeye sokamaz mı? Dönüşü değişince, Güneş batıdan doğmuş olarak görülür.</span></b></p>
<p><b>Peygamber efendimiz, o hadis-i şerifi Arabistan</b><b><span>�</span></b><b><span style="font-family:Arial;">da söylemiştir. Arabistan`a göre, Batı, Avrupa değildir, Afrika`dır. Afrika Müslüman olacak dense, biraz daha az yanlış olur. Türkiye`ye göre Avrupa Batı`dadır. Asya`ya göre de Türkiye Batı`dadır. Her ülkenin batısında başka bir ülke vardır. Batı`nın Müslüman olması demek, bütün dünyanın Müslüman olması demektir. Çünkü batıda olmayan tek ülke yoktur. Çünkü dünya yuvarlaktır. Bu tevilin ne kadar mantıksız olduğu meydanda değil mi?</span></b></p>
<p><b>Hadis-i şerifte, <span style="color:fuchsia;">(Güneş Batı</span><span style="color:fuchsia;">`<span>dan doğunca tevbe kapısı kapanır, iman edenin imanı fayda vermez)</span></span><span> </span>buyuruluyor. Şimdi, yukarıdaki saçma tevile göre, Afrika veya Avrupa, yahut bütün dünya Müslüman olunca, tevbe kapısı niye kapansın ki? Tevbe kapısı kapalı, iman edene imanı fayda vermiyor, bunlar nasıl müslüman olacak? Öyle ya ötekine tevil bulan buna da bir kulp takar. Peygamber efendimizin hadisleri bulmaca bilmece gibi değildir. Müteşabih olanlar hariç, hepsi anlatıldığı gibidir, (Ben elma dersem, sen muz anla) cinsinden değildir.</b></p>
<p><b><span style="font-size:16pt;color:blue;">Kıyamet ne zaman kopacak?</span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><br />
</b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Sual:</span></b><b><span style="font-family:Arial;"> Bazı gençler, âyetlerdeki sayıları toplayıp çıkarıyor ve bölüyorlar, kıyamet şu zaman kopacak diyorlar. Kıyametin ne zaman kopacağı belli midir?<br />
<span style="color:blue;">CEVAP</span><span><br />
</span>Senelerdir böyle söyleyen zındıklar çıkmıştır. Hiç birinin aslı çıkmamıştır. Çıkması da mümkün olamaz. Çünkü Allahü teâlâ hiç kimseye bunu bildirmediğini söylüyor. Ben hesapla bilirim diyen Allahü teâlâyı yalanlamış olur. Birkaç âyet meali:<br />
<span style="color:fuchsia;">(</span>[Resulüm]<span style="color:fuchsia;">Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Onlara de ki: Onu ancak Rabbim bilir, onun vaktini, Ondan başka belirtecek yoktur. Göklerin ve yerin, ağırlığını kaldıramayacağı o saat, sizlere ansızın gelecektir. Sen sanki biliyormuşsun gibi sana ısrarla soruyorlar. Onlara de ki: Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur</span>`<span style="color:fuchsia;"> ama insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.)</span><span> </span>[Araf 187]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; Onlara de ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.)</span> </span></span></b><b><span style="font-family:Arial;">[Ahzab 63]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnız Allah</span></span><span style="color:fuchsia;">`<span>a aittir. </span></span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Onun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: "Bana koştuğunuz ortaklar nerede?" diye seslendiği gün: "Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını arz ederiz" derler.)</span></b><b><span style="font-family:Arial;"> [Fussilet 47]<br />
<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.</span> </span>[Allah bildirmedikçe] <span style="color:fuchsia;">sen onu nereden bilirsin ki? Onu ancak Allah bilir.)</span> [Naziat 42-44]</span></b></p>
<p><b>Görüldüğü gibi, kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allahü teâlâ biliyor. Tek Müslüman var olduğu müddetçe kıyamet kopmayacaktır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Yeryüzünde Allah diyen</span><span> </span>[Müslüman] <span style="color:fuchsia;">var oldukça kıyamet kopmaz.)</span><span> </span>[Müslim, Tirmizi, İ.Ahmed]</b></p>
<p><b><span style="font-size:16pt;color:blue;">Âhir zaman fitnesi</span></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><br />
</b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Sual:</span></b><b><span style="font-family:Arial;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;">Âhir zaman fitnesi nedir?<br />
<span style="color:blue;">CEVAP</span><span><br />
</span>Bid`atler, küfür, irtidat, anarşi, bölücülük, çeşitli karışıklıklar, âhir zaman fitnesidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<span style="color:fuchsia;">(Kıyamet yaklaştıkla, fitneler çoğalır. Gece başlarken karanlığın artması gibi olur. Sabah evinden mümin olarak çıkan çok kimse, akşam kâfir olarak döner. Akşam mümin iken, gece imanları gider. Böyle zamanlarda, eve kapanmak fitneye karışmaktan iyidir. Kenarda kalan, ileri atılandan iyidir. O gün oklarınızı kırın, silahlarınızı bırakın! Herkesi tatlı dil ile, güler yüzle karşılayın!</span><span>) </span>[Ebu Davud]</span></b></p>
<p><b><span style="font-size:16pt;color:blue;">Ahir zaman</span><br />
</b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Sual:</span></b><b><span style="font-family:Arial;"> <span style="color:fuchsia;">(Hicri bin yılından sonra ahir zamandır)</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;"> deniyor. Ahir zaman Peygamber efendimizin gelmesiyle başlamadı mı?<br />
<span style="color:blue;">CEVAP</span><span><br />
</span>Evet. Muhammed aleyhisselamdan sonra, başka peygamber gelmeyecek, kıyamete kadar Onun bildirdiği İslam dini geçerli olacaktır. <span style="color:fuchsia;">(Bin yılından sonra ahir zamandır)</span><span> </span>demek, ahir zaman alametlerinin çoğalmaya başladığı zaman demektir. Bu alametler gittikçe çoğalacak, en son büyük alametler çıkacak, ondan sonra da artık kıyamet kopacaktır.</span></b></p>
<p class="MsoNormal"> <b>ALINTI</b></p>
<p><b><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';color:fuchsia;"></span></b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÖLÜM, KABİR-TÜRBE VE MEZARLIK KAVRAMLARI]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1372</link>
<pubDate>Tue, 26 Feb 2008 00:05:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1372</guid>
<description><![CDATA[ 
Ölüm ve kabristanlar
ÖLÜM, KABİR-TÜRBE VE MEZARLIK KAVRAMLARI
İnsan hayatı, diğer bütün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://img340.imageshack.us/img340/5528/kabirturbetz9.jpg" height="640" width="540" /></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;color:blue;">Ölüm ve kabristanlar</span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"></span></p>
<p><b><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">ÖLÜM, KABİR-TÜRBE VE MEZARLIK KAVRAMLARI</span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"></span></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">İnsan hayatı, diğer bütün canlılar gibi, doğumla başlayıp ölümle biter. Ölümü tatmayan bir canlı yoktur. “</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Her can ölümü tadacaktır</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">…”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">2) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">!”(3) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">tan başka her şey fânidir; sonradan yaratılmış, sonu olan varlıklardır. Başlangıcı ve sonu olmayan tek varlık </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah Teâlâ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’dır. Kıyamette ondan başka her şey yok olacaktır.</span></b></p>
<p><b>İnsan hayatında </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ölüm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">, çok önemli bir hâdisedir. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İslâm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> inancına göre </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mü’minler ölmez, sadece geçici ve sıkıcı olan bu hayattan kalıcı ve ferah olan öbür hayata göçerler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">Yeter ki insan, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">cennet</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">in vizesi durumunda olan </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">iman</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">la ruhunu teslim edebilsin... Hatta vahye dayalı olmayan dinlerde bile, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ölüm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">den sonra ruhun yaşadığı inancı vardır. Evet vardır; </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ölüm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> ruhla değil cesetle alakalıdır; ruh ölmez, bu doğru. Ama nerede olacak?! Asıl önemli olan da burası… </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Cennet</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">te nimetler içerisinde, saadetler deryasında mı yüzecek; yoksa </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">cehennem</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">in o amansız azabı içerisinde, sürgit yanıp kavrulacak mı?</span></b></p>
<p><b>İşte bu </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ölüm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> hâdisesinin, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İslâm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> toplumlarında, bir takım dinî icapları vardır. Bunlara aykırı olmamak kaydıyla, zaman içerisinde bazı âdet ve gelenekler de oluşmuştur. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Fıkıh</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> kitaplarında, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Cenazelerin hükümleri</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> ana başlığı altında, ölümle-ölüyle ilgili bütün hususlar ele alınmıştır. Dileyen oralara bakabilir.</span></b></p>
<p><b>Ölünün gömülmesi için hazırlanan yere, ziyaret edilen yer yani ziyaretgâh anlamında <span>mezar</span> veya ölü gömülen yer mânasında </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">kabir</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> denir. Birçok mezarın bulunduğu yere </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mezarlık, kabristan </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ya da </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">makbere</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">adı verilir. Büyük insanların, devlet başkanlarının, velilerin, salihlerin, şehitlerin gömüldüğü âbide görünüşlü mezarlar ise </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">kümbet</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">, <span>türbe, yatır</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">gibi adlarla anılır. Kabir için kullanılan diğer isimlerden bazıları ve anlamları da şöyledir:</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Darîh</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Yerdeki yarık, çukur, tuzak, kabir, mezar.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Hazîre</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Duvarla çevrili mescid, cami, medrese ve tekke civarındaki küçük mezarlık.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Makber, medfen</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Ölünün gömüldüğü mekân.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Meşhed</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Şehidin gömüldüğü yer.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Merkad</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Uyuma yeri, istirahatgâh.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Türbe, kümbet</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: Mezar üzerine yapılan bina.<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Yatır</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">:</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Evliyanın, salih zatların (ermişlerin) mezarı.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İslâm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’a göre </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">dünya</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> hayatının sonu, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">âhiret</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> hayatının başlangıcı olan ölüm, pek büyük ve çok mühim bir hâdisedir. Hadîs-i şerifte buyurulduğu gibi “</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Kabir, âhiret yolcusunun konakladığı ilk duraktır. İşte kim onun azabından kurtulursa, artık ötesi ondan kolaydır. Eğer ondan selâmete eremezse, ötesi ondan da çetindir</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">.”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">4)<br />
Sinesinde mü’mini-münkiri, müşriki-münafığı, iyiyi-kötüyü ayırt etmeden barındıran </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">kabir</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">, salih Müslümanlar için </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">cennet bahçelerinden bir bahçe</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">, münkir ve münafıklar ile günahkârlar için de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">şiddetli ve dehşetli bir çukur</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">dur. Nitekim </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Peygamber </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">Efendimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (s.a.v.), </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Birbirinizi gömmemeniz endişesi olmasaydı, kabir azabı çekenlerin feryatlarını size duyurması için Allâh’a dua edecektim</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">5) buyurmuşlardır.</span></b></p>
<p><b>Dünyada iken karı ile kocanın, evlat ile ana-babanın, öğrenci ile hocanın, dost ve ahbapların arasını bozmak için birinden söz alıp diğerine götüren… Ondan aldığı lafı berikine taşıyan… Neticede halkı birbirine düşürüp toplumun huzurunu kaçıran koğucular, kabirde dehşetli bir azap ile karşılaşacaklardır. O bakımdan mü’minlerin, bu ve benzeri kötü huylardan şiddetle kaçınmaları, onlardan uzak bulunmaları lazımdır.<br />
***</b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">KABİR ZİYARETİ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b>Öncelikle </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">kabirleri-kabristanlar</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">’ı, <span>türbeler</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">i temiz tutmak, ağaçlandırmak, güzelce muhâfaza etmek hayatta olanlar için önemli bir vazifedir.</span></b></p>
<p><b>Kabirlerin üstüne oturmak, çiğneyip üzerinden geçmek </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mekruh</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">tur,(6) ölüye saygısızlıktır. Böyle bir davranış âdetâ onların haklarına tecâvüzdür. Bundan mümkün olduğunca kaçınmalıdır. Hadîs-i şeriflerde şöyle buyurulmuştur: </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Kabirler üzerine oturmayınız, kabre doğru namaz kılmayınız</span>.”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">7) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">"<span>Birinizin kor parçası üzerine oturup da ateşin elbisesini yakıp derisine kadar ulaşması, kabrin üzerine oturmasından daha hayırlıdır</span>.”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">8) Ancak kabristana ait başka yol bulunmadığı takdirde, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Kur’an</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> okumak -meselâ bir </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Fâtiha</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> onbir </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İhlâs-ı şerif </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">okuyup ruhlarına hediye etmek- şartıyla, kabirlerin aralarında oturmakta, üzerlerinden geçmekte bir mahzur olmaz. Bu durumda onlar o kişiyi bir nûr olarak görür ve onun kendilerine de uğramasını arzu ederler.</span></b></p>
<p><b>Kabirlerin yanında uyumak, çevrelerini kirletmek, yaş otlarını yolmak ve yaş ağaçlarını kesmek </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mekruh</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">tur. Kabristandaki otlar, ağaçlar yaş bulundukları müddetçe, bir nevi hayata sahip demektir. Bunlar hâl diliyle </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah Teâlâ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’yı </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">tesbih</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> ederler; bu vesîleyle orada yatan iman sahiplerinin rahmet-i ilâhiyeye nâil olacakları ümit edilir.(9) Nitekim İbn Abbas’tan (r.anhüma) şöyle rivayet edilmiştir: </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Resûlüllah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (s.a.v.), </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bir gün iki kabre uğradı</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ve </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Bunlar azap çekiyorlar. Azapları da büyük bir günahtan değil</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> buyurdular. Sonra da sözlerine şöyle devam ettiler: </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Evet, biri nemîmede</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(laf getirip götürme) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bulunurdu; diğeri de idrar sıçrıntısına karşı korunmazdı</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">.”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Ardından da </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">yaş bir hurma dalı istedi ve bunu ikiye böldü. Birini bir kabrin, diğerini de öbür kabrin üzerine dikti</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">. Sonra da, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Umulur ki, bunlar kuruyuncaya kadar, bu kabir sahiplerinin azâbı hafifleyecektir</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">10) buyurdular.</span></b></p>
<p><b>Onun içindir ki, bazı yerlerde kabirlerin üzerine mersin ağacı dalları koymak âdet olmuştur. Fakat bu hususta aslolan yaş ağaçların dikilmesidir</b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">. <span>Sahîh-i Buhâri</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">şârihi </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Aynî</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> merhumun dediği gibi, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Kabirlerin üzerine mücerred yaş, güzel kokulu çiçekler, yeşillikler koymak bir şey değildir. Sünnet olan, ağaç dikmektir</span>.”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b>Ayrıca ağaçların, bitkilerin havayı temizledikleri, erozyona mâni oldukları, sağlık açısından da çok büyük faydaları olduğu hemen herkesçe bilinen bir gerçektir.</b></p>
<p><b>Kabirleri haftada bir gün, bilhassa </b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">cuma</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> ve </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">cumartesi</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> günleri gidip ziyaret etmek erkekler için menduptur.(11) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Sevgili Peygamberimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (s.a.v.) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">Efendimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;"> “<span>Kabirleri ziyaret ediniz; çünkü ziyaret ölümü hatırlatır</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">12) buyurmuşlardır. Ölümü hatırlamak ise, nefsin ihtiraslarını frenler ve insanın doğru yolda devamını temin eder. Kabirdekiler için de rahmet ve mağfirete vesîle olur.</span></b></p>
<p><b>Dinimizde, bazı şartlara riâyet etmek kaydıyla, kadınların da kabirleri ziyâret etmesine müsaade edilmiştir. Hanımların dikkat etmesi gereken bu şartları kısaca şöyle sıralayabiliriz:</b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">1)</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> Tesettüre riâyet etmeli ve güzel koku kullanmamalı.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">2)</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> Kalabalık bir günde dahi olsa ziyaret esnasında asla erkeklerin arasına karışmamalı.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">3)</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> Ziyârete tek başına değil de ya mahremi olan bir erkekle veya birkaç kadın bir araya gelerek gitmeli.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">4)</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> Kabrin başında, mevtânın üzülmesine ve azap görmesine sebep olacak tarzda feryâd u figân ederek ağlayıp sızlamamalıdır. Peygamberimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(s.a.v.), </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Ölü, kendisine yas tutulması sebebiyle kabrinde azap olunur</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">13) buyurmuşlardır.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Peygamberler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">in (aleyhimüsselâm), </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">evliyâ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">nın, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">salih zatlar</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ın kabirleri de, onları vesile edinip mânevi bakımdan feyizlenmek-bereketlenmek, kendilerinden istifade edebilmek için ziyaret edilir... Velev ki uzak bir yerde dahi bulunsalar, onları ziyaret için yolculuğa çıkmak menduptur. Nitekim hadis-i şerifte,</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> <span>“(Dünya) işlerinde sıkıntıya düştüğünüz zaman, kabir ehlinden (salih zatlardan, onları vasıta ederek Allah’tan) yardım isteyiniz</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">14) buyurulmuştur. Bu itibarla mü’min bunaldığında, darlandığında, kendisini çaresiz hissettiğinde sınırsız lûtuf ve ihsan sahibi âlemlerin Rabbi olan </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'a sığınarak ondan yardım diler. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Fatiha suresi</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">nde devamlı okuduğumuz, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz</span>” </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">mealindeki 5. âyet, mânevi bir kaynaktan yardım dilenecekse bunun ancak </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> olabileceğini açıkça ifade etmektedir. Aslında maddi bir kaynaktan mesela güçlü-kuvvetli, varlıklı-zengin kimselerden gerekip de yardım istediğimizde de onlardan gelen yardımın </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'tan olduğunu bilmemiz, bu şuur ve idrak içinde olmamız icap eder. Çünkü onlara bu gücü veren de, bize yardım etmelerine izin ve imkan bahşeden de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'tır.</span></b></p>
<p><b>Bu mevzuda tartışılan mesele, </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>tevessül</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> kelimesiyle ifade edilen </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Allah'ın yardımını dilerken araya vasıta koymak</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">tır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>yardımın yalnızca Allah'tan geleceği</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">”ne inanmaktır. Şayet böyle değil de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'tan başka bir varlığın da, ondan bağımsız olarak kullara yardım edebileceğine inanılırsa bu şirk olur. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Yardım, himmet, feyiz, rahmet, bereket</span>...”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> yalnızca </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'tan gelir. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’tan başkaları ise sadece vasıtadır.</span></b></p>
<p><b>Peki bu yardımı dilerken, yukarıda da zikrettiğimiz gibi, </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Yâ Rabbi, filan kulunun</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(peygamberin, evliyanın, şeyhin,...) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">hatırı, yüzü suyu hürmeti, nezdindeki makamı-mertebesi için bana şunu ver, lûtfet, şu dileğimi kabul buyur</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">...”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> dersek bu şirk olur mu? Şirk olmazsa meşru mudur, faydası olur mu?</span></b></p>
<p><b>Yardım </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'tan dilendiğine ve onun, verecekse araya vasıta koymadan da verebileceğine inanıldığına göre, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>dileklerin kabulünde faydalıdır</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> inancı ile araya, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allâh</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’ın sevgili kullarından birinin konması; yani </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>onun hatırı için</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> denmesi elbette ki şirk olmaz. Tam tersine bu davranış, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah Teâlâ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’nın </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mü’minlerden uymalarını istediği bir usûldür</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">.(15)</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Meşru mudur, faydası var mıdır</span>?”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> sorusunu ise </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İslâm</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> alimleri farklı şekillerde cevaplandırmışlardır. Bir kısmına göre ölmüş bir kimseyi araya koymanın faydası yoktur, böyle bir uygulamanın sahih delili de bulunmadığından meşru değildir. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Ancak <span>Ehl-i Sünnet</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">e mensup âlimlere göre ise, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Peygamber Efendimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">, diğer </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">peygamberler, ashâb-ı kiram, velîler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">, hatta </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">salih ameller</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">vasıta kılınarak </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">'a dua edilmiş, ondan yardım istenmiştir. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Diriler için caiz olan ölüler için de caiz olur... Zaten mü’minler ölmez; onlar için ölüm, mekân değiştirmekten ibarettir. Allah'ın sevdiği kullar ise, fani dünyadan ayrıldılar diye Allah katındaki itibar ve değerlerinden bir şey kaybetmezler; bilakis yükleri hafiflemiş, tavassutları daha da sür‘atlenmiş olur.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"><br />
***</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">ZİYARET MAKSADI</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Ölülerin mekânları olan kabirler, türbeler, mezarlıklar üç maksatla ziyaret edilir:</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">1. Ölüye faydalı olmak için.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
Bu niyetle gidilip kabrin başında </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Kur’an</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> okunur, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’tan af ve mağfiret dilenir, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">duâ</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">lar edilir. Aslında kabir ziyaretleri, cenaze namazı esnasında ölüye yapılan dua gibidir. Hüküm olarak aynıdır, farklı bir durum bahis konusu değildir. Bu yapılanların, ölen mü’mine faydalı olacağı hususunda bütün âlimlerin ittifakı vardır.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> <span>Ancak ölüye faydalı olmak maksadıyla sadece Müslümanların kabirleri ziyaret edilir. Çünkü İslâmi inanca göre, şartlarına uygun bir imanla Müslüman olarak ölmek esastır. İman olmayınca kişinin yaptığı ibadetlerin, işlediği hayır ve iyiliklerin, sahip olduğu ahlâki güzelliklerin kendisine bir faydası olmayacağı gibi, başkalarının onun için yaptığı dua ve niyazların da ona bir yararı yoktur. Nasıl ki abdestsiz namaz makbul değilse, iman olmadan yapılan hayır ve hasenatın da hiçbir kıymeti olmaz.</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">2. Hayatta olanlara faydalı olmak için.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
Kabir ziyareti kalpleri yumuşatır-inceltir, gözü yaşartır, ahireti hatırlatır. Ölümden ibret alan insan; kin, hırs, haset, tamah, intikam gibi kötü huyları terk eder. Ebedî hayatta faydası olacak iyi huylara, ibadet ve tâatlere, hayır ve hasenata yönelir. Bu maksatla Müslüman olmayanların kabirlerini ziyaret etmek bile caizdir, hatta müstehap(16) olduğu hususunda âlimlerin ihtilafı yoktur.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">3. Ölenin ruhundan yardım istemek için.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
Bu maksatla kabir ve türbeleri ziyaret etmenin caiz olup olmaması hususunda, bugün olduğu gibi geçmişte de münakaşalar olmuştur. Adına <span>tevessül</span> denilen bu ziyareti, ileride ayrı bir bölüm ve farklı başlıklar altında geniş bir şekilde ele alacağız. Ancak şu kadarını hemen ifade etmekte fayda görüyoruz: </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Ölenleri de hayattakiler gibi üç sınıfta mütalaa edebiliriz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Şöyle ki:<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"><br />
<span>a) Yardıma muhtaç olanlar,</span></span></b></p>
<p><b>b) Hallerinden ibret alınması gerekenler,</b></p>
<p><b>c) Kendilerinden faydalanılabilecek olanlar.</b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b>Hal böyle olunca </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">peygamberler, evliyalar, şehitler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ve </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">salihler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">in ruhaniyetlerinden faydalanmak için onların kabirlerini-türbelerini ziyaretle kendilerini vasıta ederek </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah Teala</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’dan yardım istemenin makul ve meşru olduğu da kendiliğinden ortaya çıkacaktır, diye düşünüyoruz. Zira onlardan istimdat (yardım istemek), meselâ </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Medet yâ Seyyid Abdülkadir Geylanî!</span>” </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">demek, onun manevi rütbesinden, ruhaniyetinden medettir. Yoksa zatından ve cesedinden yardım beklemek değildir.</span></b></p>
<p><b>Keza </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Peygamber Efendimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">e (s.a.v.) getirdiğimiz </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">salavât-ı şerifeler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">in meyvelerine/faydalarına asıl muhtaç olan bizleriz. Sevgili Peygamberimiz </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Cenab-ı Hakk</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">’ın, “<span>(Resûlüm!) Biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">”(17) hitabına mazhar olmakla onun hazinesi zaten ilâhi rahmetle doludur. Bu sebeple getirilen </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">salavât-ı şerifeler</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">,</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> o dolu hazinenin taşmasına vesile olur da, pek çok hayır ve bereket olarak tekrar bizlere döner.<br />
***</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:blue;">ZİYARET ÂDÂBI</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:blue;"><br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
</span></b><b><span style="font-family:Symbol;color:midnightblue;"><span>§</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Ziyaretçi, kabrin ayak ucuna varıp yüzünü mevtanın yüzüne doğru döner ve </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>es-Selâmü aleyküm dâre kavmin mü’minîn. Ve innâ inşâallâhü biküm lâhikuun</span>.(18) <span>Es’elüllâhe lî ve lekümü’l-âfiyeh</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">19) diyerek selâm verir.</span></b></p>
<p><span><b> </b></span><b>Kişi, ziyâret sırasında kabrin üzerine oturmaz. Şayet bir mâzereti</b><b><span style="font-family:Symbol;color:midnightblue;"><span>§</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> varsa, kabri çevreleyen duvar veya demire dayanarak oturabilir. Bu esnada, mümkünse </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Yâsîn</span>” </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">sûresini okur. Zira </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Peygamber Efendimiz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (s.a.v.), </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Kim Allâh’ın cemâlini görmek dileğiyle ‘Yâsîn’ sûresini okursa, geçmiş günahları af olunur. Onu mevtâlarınızın yanında okuyunuz</span>”(</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">20) buyurmuşlardır. Şayet şartlar, vaziyet, vakit müsâit değilse; </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bir Fâtiha onbir İhlâs-ı şerif</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">veya </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bir Fâtiha ile yedi yahut da üç İhlâs-ı şerif</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">okuyup orada yatan mü’minlerin ruhlarına bağışlar.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Symbol;color:midnightblue;"><span>§</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Türbelere, yol kenarlarındaki ulu ağaçlara, şuraya-buraya </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">iplikler, bezler-paçavralar bağlamak, oralarda mum yakmak</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">suretiyle dileklerde bulunmak </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bid‘attir, hurâfedir, caiz değildir</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">. Bu gibi haller asla İslâmi bir davranış olamaz, tasvip edilemez.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Symbol;color:midnightblue;"><span>§</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Türbelerin yanında kurban kesmek de bid‘attir, cahiliye devri âdetlerindendir. Halk, </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>filan dedeye veya yatıra kurban adadım, şu işim olursa ona kurban keseceğim</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> diyor. Kurban mâli bir ibadettir; ibadetlerin her türü ise sadece </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Allah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’a yapılır.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> <span>Kurban da Allah için kesilip eti fakir fukaraya dağıtılır, sevabı ölüye bağışlanır</span>.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">.. Yoksa </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">yatıra, evliyaya kurban kesilmez</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">... Keza, <span>karşılama merasimlerinde gelen kişi adına da kurban kesilmez; kesilirse o kurban murdar olur, eti yenmez.</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Symbol;color:midnightblue;"><span>§</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Makbul olur düşüncesiyle kabir yanında </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">namaz</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> kılmak, kabirlerin üstüne </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mescit yapmak </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ve kabir civarını </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">mescit</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> haline getirmek de cahiliye âdetlerindendir.</span></b></p>
<p class="MsoNormal">&#160;</p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">ALINTI : Halis Ece<br />
</span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"><br />
</span><b><u><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:blue;">DİPNOTLAR</span></u></b><!--more--><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"><br />
(1) Kur’ân-ı Kerim, Mâide sûresi, 5/35.<br />
(2) Kur’ân-ı Kerim, Ankebût sûresi, 29/57.<br />
(3) Kur’ân-ı Kerim, Nisâ sûresi, 4/78.<br />
(4) Feyzu’l-Kadîr, 2, 379; Tirmizî, Sünen, Zühd, 32.<br />
(5) Hâfız el-Münzirî, et-Terğîb ve’t-Terhîb, 4, 361.<br />
(6) <b>Mekruh</b>: Sözlükte, iğrenme hissi uyandıran, tiksindiren, kerih, iğrenç, menfur mânâlarınadır. Fıkıh literatüründe ise, dinî bakımdan haram edilmemekle birlikte, ancak zaruri hallerde caiz olan ve normal hallerde terk edilmesi, yapılmaması iyi görülen şey demektir.<br />
(7) Müslim, Sahîh, 3, 62.<br />
(8) Müslim, Sahîh, 3, 62.<br />
(9) Bilmen, Ömer Nasuhi, B. İslam İlmihali, İstanbul, bty., s. 265-6-7.<br />
(10) Buhâri, Sahîh, Vudû‘, 55, 56; Müslim, Sahîh, Taharet, 111.<br />
(11) <b>Mendup</b>: Hoş, güzel, makbul, işlenmesi dinen caiz olup teşvik edilen şey demektir. Farz, vacip ve müekked sünnetlerin dışında kalan namazlar, verilen sadakalar bu niteliktedir. Güzel bir iş sayıldığı için mendubu işleyen sevap alır, terk eden ceza görmez.<br />
(12) Müslim, Sahîh, 3, 65.<br />
(13) Müslim, Sahîh, 3, 41.<br />
(14) <b>Müfti’s-Sekaleyn </b>(insanların ve cinlerin müftüsü) Şeyhülislâm İbn-i Kemâl Paşa, 40 Hadis.<br />
(15) Kur’ân-ı Kerim, Mâide sûresi, 5/35.<br />
(16) <b>Müstehap</b>: Sözlükte sevilen, hoşa giden fiil demektir. Fıkıh dilinde ise, Peygamberimizin bazan işleyip bazan terk ettikleri, selef-i sâlihinin (ilk örnek müslümanlar) sevip işlediği ve rağbet ettikleri işler mânâsında bir tâbirdir. Başka bir ifadeyle, yapılması emredilmediği halde, dinen makbul sayılan şeyler, işlenebilir fiiller ki, yapan sevap kazanır, yapmayan günaha girmez. <b>Mendup</b>la ve <b>gayr-i müekked sünnet</b>le eş anlamlıdır. Bunlara fıkıhta <b>nâfile, fazilet, tatavvu</b>‘ ve <b>edeb</b> isimleri de verilir. <b>Kuşluk namazı, teheccüd namazı, evvâbin namazı, tahiyyetü’l-mescid namazı ile nâfile oruçlar ve nâfile sadakalar müstehap amellerdir.</b><br />
(17) Kur’ân-ı Kerim, Enbiya sûresi, 21/107.<br />
(18) Ebû Dâvud, Sünen, Cenâiz, 83<br />
(19) Müslim ve Nesâî’de Büreyde’den gelen bir rivayet. Topluca mânâsı: <b>Selâm sizin üzerinize olsun ey mü’minler yurdunun sâkinleri! İnşâalah biz de sizlere kavuşacağız. Allah Teâlâ’dan bizim için de sizin için de âfiyet</b> (uhrevî korkulardan sıyânet ve selâmet) <b>dilerim</b>.<br />
(20) el-Münavi, Muhammed Abdurrauf, Feyzu’l-Kadîr, 6, 200.</span><b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;color:fuchsia;"></span></b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ölüm ve rûhun bekası mevzuu ]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1370</link>
<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 00:10:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1370</guid>
<description><![CDATA[ 
Ölüm ve rûhun bekası mevzuu 
Bildiğimiz ölüm, bedenimizin ölümüdür. Bu ölümle rûhumu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://img156.imageshack.us/img156/5034/ciceklerrl3.jpg" height="340" width="540" /></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:18pt;color:blue;">Ölüm ve rûhun bekası mevzuu </span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"></span></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Bildiğimiz ölüm, bedenimizin ölümüdür. Bu ölümle rûhumuzda ölüm olmaz.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"></span></b></p>
<p><span><b>Ruh hâdistir; ancak bedenden çıkmakla ölmez, bakidir-dâimidir.</b></span><b> <span>Onun için ölüm yoktur. Sadece cesetten-bedenden alakasını-bağını-ilgisini kesmek vardır. (1)</span></b></p>
<p><span><b>Bu alakayı kesmek de, bedenin hissî hayatı yani canlılık duyuları bakımındandır. (2)</b></span></p>
<p><span><b>Yoksa Berzah’ta üzüntü ve ıztırapları, nimetleri (sevinç ve mutlulukları) mânevi bir idrâk ile duyacak-hissedecek olan vücutla birlikte olacak alaka kesilmesi değildir. </b></span><b><br />
<span>***</span></b></p>
<p><span><b>Berzah nedir?</b></span><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b>Berzah, Arapça bir isimdir. İfade ettiği manalara gelince;</b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">a</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">. Engel, engel olan perde.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">b</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">. İki coğrafyayı birbirine bağlayan ince-uzun kara parçası ve iki denizi birbirinden ayıran dar dil, veya kanal-geçit-boğaz.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">c.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> s. Can sıkıcı yer.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">d.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> s. Zor, güç.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">e. İslâm akaidine göre, ölülerin ruhlarının kıyamete kadar bulunacakları mânâ âlemiyle madde âlemi arasındaki yer ve o vakte kadar geçen zaman, köprü âlem</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Bu yer ve zaman için </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Berzah âlemi</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> tabiri kullanılır. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Bu âlem, ahiret hayatının başlangıcını oluşturur</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> Ruh, cesetten ayrıldıktan sonra ya azap görmek yahut nimete kavuşmak üzere öyle kalır.</span></b></p>
<p><b>Eski dilimizde bu kavramla birlikte kullanılan </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>berzah-ı belâ</span>”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> tabiri de, içinden çıkılmaz bela anlamındadır.</span></b></p>
<p><b>Velhasıl </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">berzah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">;</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> farklı iki vasat (ortam) arasında yer alan ve bu iki ortama tamamiyle benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam... İki şeyi yekdiğerinden ayıran üçüncü şey… Ara bölge’dir. Bir diğer ifadeyle, ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde ruhların bulunduğu mekân ve âlem, dünya ile ahiret arasındaki âlem. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>engel, engel olan perde ve ölümden kıyamete kadar kabirde geçen süre</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">” manalarında geçmektedir: </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, <i>‘Rabbim, der, beni geri gönder. Ta ki boşa geçirdiğim dünyada salih amel (iyi iş ve güzel hareketler) yapayım.’</i> Hayır! Onun bu sözü (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah (ölümle başlayıp yeniden dirilmeye kadar süren bir engel) vardır</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">. (3) <span>“İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir berzah (engel) vardır, birbirine geçip karışmazlar. O halde (ey insanlar ve cinler) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?”</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (4)</span></b></p>
<p><b>Ölüm suretiyle dünyadan ayrılan ruhlar </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">berzah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> âlemine gittikleri gibi, uyku halinde bedenden ayrılan ruhlar da o âleme giderler. İki hâl, iki sıfat, iki mertebe ve iki âlem arasında bulunan bu ara hâle, sıfata, mertebeye ve âleme de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">berzah</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> denir. Mesela hayâl, varlıkla yokluk arasında yer alan bir berzah’tır; ne vardır ne de yok, ne malumdur ne de meçhul, ne müsbettir ne de menfi veya hem vardır hem yoktur. İnsanın hakikati ve mahiyeti de bir berzah’tır.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> <span>Hak</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> ile </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">halk</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> arasında bulunur. Bir yönüyle Hakk’a, diğer yönüyle halka dönüktür… Veya insan bir yönden ruhlar âlemine, diğer yönden beden ve madde âlemine bağlıdır. Mülk ile melekût, şehâdet ile gayb âlemleri arasında bulunur. Hem o, hem bu âlemin bazı özelliklerine sahip olduğu halde mutlak olarak ne o ne de bu âlemdendir. Bütün berzahların aslı olan ilk taayyüne ve hazret-i vâhidiyete berzah-ı câmi’, berzah-ı evvel, berzah-ı a’zam gibi isimler verilir. Vahidiyet, mutlak birlikle çokluk arasındaki bir berzahtır. (5)<br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:red;">***</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Rûhun bekâsı/dâimiliği mutlak</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(kayıtsız-şartsız-sınırsız)<span> </span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">değildir. Mutlak beka ancak Allah’ın zâtı ve sıfâtıdır.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">Vücûd-i mutlak, Zât-ı mutlak tabirleri sadece Cenab-ı Hak için kullanılabilir. Yani hiçbir an faniliğin-yokluğun ârız olmaması, sürekli var olma hali sadece Allah’ın zatına ve sıfatlarına mahsustur. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Zira Kıyamet-i Kübra’da </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(büyük kıyamet)<span> </span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">bütün âlem külliyat ve cüz’iyatıyla</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">(âlemin tamamı, zerreden küreye büyük küçük ne varsa)<span> </span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">helak olacaktır.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:red;">***</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Kıyamet ikidir:</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b>1.İnsanların ölmesiyle meydana gelen kendi kıyametleri ki buna, </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“kıyamet-i suğra</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">:</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> küçük kıyamet” denir…</span></b></p>
<p><b>2. Dört büyük melekten </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İsrafil</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> aleyhisselâmın </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">ilk sûr</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">’a üflemesiyle meydana gelecek olan topyekûn kâinatın yok olma hadisesine de </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“kıyamet-i kübra</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">: büyük kıyamet” denmektedir.</span></b></p>
<p><b>Kâinatın bu imha ve helaki, yok olma safhasına Kur’an-ı Kerim’de </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“malum zaman</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">:</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> bilinen vakit” denilmiştir. Bu safha şiddetli korku ve sarsılma, düşüp bayılma, helak olma safhasıdır. Bunun nasıl olacağını Rabbimiz bize şöyle haber vermektedir:</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Her şeyi alt üst eden o büyük felaket geldiği vakit…”</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> (6) <span>“Güneş katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar bulandığında, Dağlar yürütüldüğünde, Kıyılmaz mallar bırakıldığında, Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında, Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde), Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında), Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda, ‘Hangi günahtan dolayı öldürüldü?’ diye. Amel defterleri açıldığında, Gök sıyrılıp açıldığında,…”</span></span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> (7)</span></b></p>
<p><b>Kıyamet aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in 75. suresinin ismidir. Ve bu ismi, ilk ayette geçen </b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>kıyamet</span>” </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;">kelimesinden almıştır. Bu sûre kuvvetli bir yeminle şöyle başlayıp devam etmektedir:</span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“<span>Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe. Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse. İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter. Fakat insan günahı devam ettirmek ister. O kıyamet günü ne zaman? diye sorar. Ne zaman ki o göz şimşek çakar, Ay tutulur, Güneş ve ay toplanır,...” (8) </span></span></b></p>
<p><span><b>Kısacası, büyük kıyamette Allah’tan başka her şey Onun emriyle helak olacaktır. Bu durumu Kur’an-ı Kerim bize, “… O’ndan başka ilah yoktur. O’nun zatından gayri her şey yok olacaktır…” </b></span><b>(9) <span>diyerek haber vermektedir.</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"> </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:red;">***</span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"></span></b></p>
<p><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Bu helake tabiatıyla ruhlar da dâhildir. Fakat ruhların yokluk acısını tatması, saflığı-dürüstlüğü, halinin düzgünlüğü ve marifetullah’a olan yakınlık derecesi ile mütenasip/uygun olarak devam edecektir. </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"></span></b></p>
<p><span><b>Bütün peygamberlerin imamı Efendimiz (s.a.v.), melekler, mukarrabîn, ülû’l-azm peygamberler, Arş, Kürsî, Levh, Kalem, Cennet, Cehennem gibi yüce varlıkların ölümü ve helakı, yokluğu tatmaları İlahi iradenin bir icabı, anlatılan</b></span><b> <span>dereceler münasebetiyle/dolayısıyla az bir zamana, belki de pek az bir âna mahsus, kısacık bir süreyle sınırlıdır. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler buna işaret etmektedir. </span></b></p>
<p><span><b>Bu meselede en doğru olan budur… Bununla birlikte şu cevabı hiçbir eserde bulamayacaksınız. En iyi bilen Allah Teala’dır.</b></span><b><span style="font-family:Arial;color:navy;"> (10) </span></b><b><span style="font-family:Arial;color:midnightblue;"><br />
</span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"></span></p>
<p><b><u><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:blue;">DİPNOTLAR</span></u></b><!--more--><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;"><br />
<b>(1) Beka ve Bakî kavramlarından sıkça söz edince, </b>ünlü dîvan şairimiz <b>Bâkî</b>’den (1527 – 1599) bahsetmeden geçmek olmaz. Bakî’nin asıl adı <b>Abdülbâki Mahmud</b>, babasının adı ise Mehmed’dir. İstanbul’da doğmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’dan himaye görmüş ve <b>Melikü’ş-şuarâ</b>, <b>Sultânü’ş-şuarâ</b> (Şairlerin padişahı) gibi ünvanlar kazanmıştır. Meşhur dîvanından başka <b>Mevâhib-i Ledûniyye Tercemesi</b> vardır… Buna <b>Meâlimü’l-Yakîn fî Siyreti Seyyidi’l-Mürselîn</b> adını vermiştir. <b>el-Âlâm fî Ahvâli Beldeti’l-Harâm</b> tercemesi ile <b>Fezâil-i Cihâd</b>’ı da vardır. Bunu da <b>Meşâiru’l-Eşvâk ile Mesâriu’l-Uşşâk</b>’tan terceme etmiştir.<br />
<b>(2) Hayat</b>, bilindiği üzere canlılık, his de hissetmek, duymak... Hayat’ın cem’isi (çoğulu): <b>Hayatiyyat</b>, yani <b>Biyoloji</b>: Canlılar ilmi, canlıların hayat safhalarını inceleyen ilim dalı. Mesela; hayat-ı alîl (hastalıklı hayat, hasta ömür), hayat-ı askeriye (askerlik hayatı), hayat-ı câvidâni (daimi hayat), hayat-ı hususiye (özel hayat), hayat-ı insani (insana ait hayat), hayat-ı ma’sumâne-i tıflâne (çocuğa yakışacak masumlukta bir hayat, bir ömür). İslâm Hukuku lisanında “<b>hayat-ı takdîriyye</b>”; hamlin, yani rahimde bulunan çocuğun hayatı demektir. Bu cihetle <b>hamil ölüm zamanında anası rahminde olmak ve sağ doğmak şartıyla vâris olur</b>.<br />
<b>(3) el-Mü’minûn, 23/99-100.</b><br />
<b>(4)</b> er-Rahmân sûresi, 54/19-21.<br />
<b>(5) </b>Kâşânî, Abdurrazzak, Istılâhâtu’s-Sûfiyye, Kahire, 1981.<br />
<b>(6) </b>en-Nâziât, 79/34.<br />
<b>(7) </b>et-Tekvîr sûresi, 1-11.<br />
<b>(8) Kıyamet sûresi, 1-9.</b><br />
<b>(9)</b></span><b><span style="font-family:Verdana;color:midnightblue;"> </span></b><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:midnightblue;">el-Kasas sûresi, 88.<br />
<b>(10) </b>Kaynak metin: Salâhuddin ibn Mevlâna Sirâcüddin, Mektuplar ve mesail-i mühimme, s. 35.</span><b><span style="font-size:16pt;font-family:Arial;"></span></b></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
