<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>gundem &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/gundem/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "gundem"</description>
	<pubDate>Fri, 16 May 2008 22:59:47 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Trafik kazasında 1 kişi öldü.]]></title>
<link>http://samsun55.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 18:04:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>exelans</dc:creator>
<guid>http://samsun55.wordpress.com/?p=13</guid>
<description><![CDATA[Samsun&#8217;daki trafik kazasında bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.

     Edinilen bilgi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:small;"><strong>Samsun'daki trafik kazasında bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.</strong><br />
<img class="alignright" style="float:right;" src="http://www.samsunhaber.com/portalresimler/3729.jpg" alt="" width="189" height="138" /><br />
     Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Bulvarı'nda Emrullah Dinler'in (39) kullandığı 55 HN 676 plakalı otomobil, direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarındaki elektrik direğine çarptı.</p>
<p>     Kazada yaralanan sürücü Emrullah Dinler ve Sadettin Dinler (67) Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.<br />
     Sadettin Dinler, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Samsun Limanının sahibi kim oldu?]]></title>
<link>http://samsun55.wordpress.com/?p=12</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 18:01:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>exelans</dc:creator>
<guid>http://samsun55.wordpress.com/?p=12</guid>
<description><![CDATA[Devlet Demir Yolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğü&#8217;ne ait Samsun Limanı&#8217;nın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:small;">Devlet Demir Yolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğü'ne ait Samsun Limanı'nın 36 yıl süreyle işletme hakkının devri ihalesinde en yüksek teklifi 125 milyon 200 bin dolar ile Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş. verdi.<br />
     Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı Ahmet Aksu'nun komisyon başkanlığında yapılan ihalede önce kapalı elemesiz teklifler alındı. Elemesiz turda en yüksek yazılı teklif 55 milyon 100 bin dolar oldu.<br />
     Daha sonra elemeli yazılı turlara geçildi ve ilk turda en yüksek 68 milyon dolar teklif verildi. Bu turda en düşük teklifi veren Albayrak-Seçkin ortak girişim gurubu elendi.</p>
<p>     Üç tur olarak gerçekleştirilen yazılı elemeli turlarda daha sonra sırasıyla Çelebi Ortak Girişim Grubu ile Varyap Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve Turizm Yatırımları Ticaret A.Ş. elendi. Yazılı turlarda en yüksek teklif 75 milyon dolar oldu.</p>
<p>     Daha sonra kalan üç grupla 84 milyon 500 bin dolar başlangıç fiyatı ve 100 bin dolar artırım aralığıyla açık artırmaya geçildi.<br />
     Açık artırmanın 11. turunda Yıldırım Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş. çekildi. Açık artırmada bu turun ardından nihai pazarlık görüşmeleri Ceynak Lojistik ile Türkerler-Kolin OGG arasında gerçekleşti. İki grup arasında gerçekleşen açık artırmanın 68. turunda Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş. 125 milyon 200 bin dolar ile en yüksek teklifi verdi. Bunun üstüne Komisyon Başkanı Aksu ihalenin teknik olarak sonuçlandığını kaydetti.</p>
<p>     Bu arada ihale sonucu Rekabet Kurulu'nun olurunun ardından ÖYK Onayına sunulacak ve daha sonra ihale lehine sonuçlanan teklif sahibiyle sözleşme imzalanacak ve görüşü alınmak üzere Danıştaya gönderilecek.<br />
     Bunun ardından ÖİB alıcı ve TCDD arasında sözleşme imzalanacak ve Samsun Limanı 36 yıl süreyle alıcının işletimine verilecek. </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taksici, aracında ölü bulundu.]]></title>
<link>http://samsun55.wordpress.com/?p=11</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 17:59:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>exelans</dc:creator>
<guid>http://samsun55.wordpress.com/?p=11</guid>
<description><![CDATA[Samsun&#8217;un Yakakent ilçesinde bir taksici, aracında ölü bulundu. 

     Edinilen bilgi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:small;">Samsun'un Yakakent ilçesinde bir taksici, aracında ölü bulundu. <br />
<img class="alignright" style="float:right;" src="http://www.samsunhaber.com/portalresimler/3727.jpg" alt="" width="156" height="125" /><br />
     Edinilen bilgiye göre, Mutaflı Köyü yakınlarında bir taksi içinde ceset gören vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bildirdi. Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı araştırmada, başına aldığı darbe sonucu öldüğü anlaşılan kişinin, ilçede taksicilik yapan Savaş Öztürk (58) olduğu anlaşıldı.</p>
<p>     Olay sonrası ifadelerine başvurulan kişiler, Savaş Öztürk'ün, kısa süre önce bir kız kaçırma olayına karıştığını söylediler. Olayla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=463</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 13:58:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=463</guid>
<description><![CDATA[







 




19 Mayıs
 
 

Atatürk&#8217;ü anma Gençlik ve Spor Bayramı


 
 
Gençlik ve]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size:x-small;color:#000080;"><a href="http://hakkaniyet.files.wordpress.com/2008/05/images.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-464" src="http://hakkaniyet.wordpress.com/files/2008/05/images.jpg?w=125" alt="" width="125" height="129" /></a></span></p>
<div></div>
<p><span style="font-size:x-small;"></p>
<p align="justify">
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<p><strong><span style="font-size:x-small;color:#000080;"></p>
<p align="center"> </p>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<p><strong><span style="font-size:x-small;color:#000080;"></p>
<p align="center">19 Mayıs</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size:x-small;color:#000080;font-family:Verdana;">Atatürk'ü anma</span><span style="font-size:x-small;color:#000080;"> Gençlik ve Spor Bayramı</span></p>
<div><strong><span style="font-size:x-small;"></p>
<div><strong></strong></div>
<p><strong><font size="2"> </p>
<p></font></strong></span> </p>
<p></strong><strong><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="font-size:x-small;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="font-size:x-small;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="font-size:x-small;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="font-size:x-small;">Gençlik ve spor bayramının başlangıcı şöyle anlatılabilir(3):Mustafa Kemal Atatürk’ün millî mücadeleye başlamak üzere 19Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığı günün yıldönümü; 20 Haziran 1938 tarih ve 3466 sayılı kanunla millî bayram olarak kabul edilmiştir. Her yıl 19 mayıs günü Türkiye’nin her y</span></strong></span></span></strong></span></span></strong></span></span></strong></span>erinde beden eğitimi ve spor gösterileri yapılmaktadır. (Türkiye’de ilk beden eğitimi gösterisini 12 Mayıs 1916’da erkek öğretmen okulu öğrencileri yapmışlar, sonra erkek öğretmen okulu öğrencileri her yıl ve genellikle mayıs ayı içerisinde bu gösterileri tekrarlamayı bir gelenek hâline getirmişlerdir.“Jimnastik şenlikleri”, “mektepliler bayramı”, “idman bayramı”,“Jimnastik bayramı” adı altında devam eden bu gösteriler zamanla bütün okullara yayılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı 1927’den sonra bu gösterilerin düzenlenmesini üzerine alarak her yıl mayıs ayının üçüncü haftasında Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bu gösteriler yapılmaya başlanmıştır). 1938’de 19 mayıs gününün“gençlik ve spor bayramı” olarak kanunlaşmasından sonra bu gösteriler de resmî bayram gününe alınmış, bu bayram için“dağ başını duman almış” marşı, gençlik marşı olarak kabul edilmiştir. Atletlerin,Atatürk’ün millî mücadeleye başladığı Samsun’dan aldıkları toprağı, koşarak Ankara’ya ulaştırmasıyla sonuçlanan 19 mayıs koşusu da o tarihten beri yapılmaktadır.</strong> </p>
</div>
<p> </p>
<p> </p>
<p></strong> </p>
<div><span style="color:#000080;font-family:Verdana;">ATATÜRK'TEN SON MEKTUP</span></div>
<div><span style="color:#000080;font-family:Verdana;"> </span></div>
<div><span style="color:#000080;font-family:Verdana;"> </span></div>
<p><span style="color:#000080;font-family:Verdana;">Siz beni halâ anlayamadınız .<br />
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...<br />
Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz.<br />
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.</p>
<p></span>Bırakın o altın yaprağı artık,<br />
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.<br />
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.<br />
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.<br />
Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.</p>
<p>Bana, muştular getirin bir daha,<br />
uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..<br />
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?<br />
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.</p>
<p>Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,<br />
halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .<br />
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !<br />
Uluslar, feşine çıkıyor, uzak dünyaların..<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak göz boyamak değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..</p>
<p>Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;<br />
Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.<br />
Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..</p>
<p>Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.</p>
<p>Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..<br />
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,<br />
birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.<br />
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.</p>
<p>Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.<br />
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.<br />
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,<br />
paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !<br />
Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,<br />
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SİGARANIN ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANIYOR]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=460</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 13:30:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=460</guid>
<description><![CDATA[19 mayıs 2008 tarihinden itibaren:


 

 

TBMM&#8217;de 2008 yılının ilk kanunu hemen her tü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;"><a href="http://hakkaniyet.files.wordpress.com/2008/05/sigara3.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-462" src="http://hakkaniyet.wordpress.com/files/2008/05/sigara3.jpg?w=300" alt="" width="300" height="224" /></a><a href="http://hakkaniyet.files.wordpress.com/2008/05/sigara.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-461" src="http://hakkaniyet.wordpress.com/files/2008/05/sigara.jpg?w=300" alt="" width="300" height="224" /></a><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;">19 mayıs 2008 tarihinden itibaren:</span></span></span></span></div>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;"></p>
<div><span style="font-size:medium;"></p>
<div><span style="font-size:medium;"> </span></div>
<p></span></div>
<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:medium;"> </p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;">TBMM'de 2008 yılının ilk kanunu hemen her türlü kapalı alanda sigara içilmesini yasaklıyor.</p>
<div><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;">2008 yılının ilk çalışma günü olan 2 Ocak Çarşamba günü 1. maddesi kabul edilen Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda değişiklik yapan yasa teklifini ele alacak. 2. madde üzerinden devam edilecek görüşmelerde sigara yasağı kapsamını genişleten 12 maddelik teklif bulunuyor. Tasarının kanunlaşması ve Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından kamu hizmet binalarının koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı olan binaların kapalı alanlarında, ayrıca taksi hizmeti </span>verenler de dahil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında sigara içilmemesini öngörüyor.</span></div>
<p></span></div>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"> </p>
<p></span></span><span style="font-size:medium;"></span></p>
<div><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;">Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, 18 yaşını doldurmamış kişilere yönelik kültür ve sosyal hizmet binalarının, sağlık hizmetlerinin verildiği kurumların ve ibadethanelerin açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek. Sigara yasağı bulunan binalarda, birden çok sayıda kişinin istihdam edildiği çalışma alanlarında, lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde, şehirlerarası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan demiryolu ve denizyolu araçlarında tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulacak. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek. Otellerde tütün ürünleri tüketilmeyecek. Ancak, bu ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş kısımlar oluşturulacak.Statlarda da sigara içilmesine sınırlama getiriyor. Buna göre sigara içilebilecek bölümler, statların açık alanlarında da olacak. Açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak. Ancak, bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulacak. Tütün ürünleri tüketilmesine tahsis edilen kapalı alanların koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma tertibatı yapılması sağlanacak.</span></span></span></div>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"> </p>
<p><font face="Verdana"><font size="4"><font face="Verdana"><font size="4"><font face="Verdana" size="4"></p>
<div><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;">kaynak : mynet</span></span></div>
<p></font></font></font></font></font></span><font face="Verdana"><font size="4"><font face="Verdana"><font size="4"> </p>
<p></font></font></font></font></span><font face="Verdana"><font size="4"><font face="Verdana"> </p>
<p></font></font></font></span><font face="Verdana"><font size="4"> </p>
<p></font></font></span><font face="Verdana"> </p>
<p></font></span> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Hayalim İspanya!"]]></title>
<link>http://ebumsu.wordpress.com/?p=93</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 12:59:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebumsu</dc:creator>
<guid>http://ebumsu.wordpress.com/?p=93</guid>
<description><![CDATA[
Son iki sezonun Premier League şampiyonu Manchester United&#8217;in Portekizli süper yıldızı C]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-94" src="http://ebumsu.wordpress.com/files/2008/05/ebumsu8.jpg" alt="" width="366" height="310" /></p>
<p style="text-align:center;">Son iki sezonun Premier League şampiyonu Manchester United'in Portekizli süper yıldızı Cristiano Ronaldo "hayalinin" İspanya'da top koşturmak olduğunu dile getirince Kırmızı Şeytanlar şok olurken, kendisi için 80 milyon Poundu gözden çıkaran Real Madrid'in iştahı kabardı.</p>
<p style="text-align:center;"><strong>ManU şokta, Real hazırda!.. </strong></p>
<p style="text-align:center;">Bu sezon ligde attığı 31 jolle gol kralı olan ve takımının peşpeşe ikinci Premier League şampiyonluğunu ilan etmesinde başrolü üstlenen Portekizli süper yıldız Cristiano Ronaldo "hayalinin" İspanya'da top koşturmak olduğunu dile getirdi.</p>
<p style="text-align:center;">Bu açıklama sonrası Ronaldo için 80 milyon Pound ödemeye hazır olan La Liga şampiyonu Real Madrid'in iştahı kabardı.</p>
<p style="text-align:center;">Şampiyonlar Ligi finalinde Chelsea'yle mücadele edecek olan Manchester United'ı şok eden açıklamada Ronaldo "Hayalimin İspanya'da oynamak olduğunu binlerce kez söyledim. Bazen hayalleriniz gerçekleşmez ama bu hayal kurmaya devam edemeyeceğiniz anlamına da gelmez. Burada çok mutluyum ancak gelecekte ne olacağını kimse bilemez" dedi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Scolari: Fener'e Gelebilirim ]]></title>
<link>http://ebumsu.wordpress.com/?p=91</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 12:57:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebumsu</dc:creator>
<guid>http://ebumsu.wordpress.com/?p=91</guid>
<description><![CDATA[
Dünyaca ünlü Brezilyalı teknik direktör Scolari&#8217;den F.Bahçe&#8217;ye yeşil ışık]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="haber haber_renk line_height_def" style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-92 aligncenter" src="http://ebumsu.wordpress.com/files/2008/05/ebumsu7.jpg" alt="" width="400" height="195" /></div>
<div class="haber haber_renk line_height_def">Dünyaca ünlü Brezilyalı teknik direktör Scolari'den F.Bahçe'ye yeşil ışık... Bir konferans için Türkiye'ye gelen Scolari, F.Bahçe'yi çalıştırabileceğini açıkladı. 2006 Dünya Kupası öncesi sarı-lacivertlilerden teklif aldığını belirten Scolari "Dünya Kupası devam ettiği için Fener'e 'hayır' demek sorunda kaldım. Ama şimdi buna olumlu bakıyorum. Neden olmasın? Sözleşmem de bitiyor" dedi.</div>
<p><!--~hs~--></p>
<div class="clear_both"><img src="http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif" alt="" width="1" height="1" /></div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tesbih Namazı, Fazileti ve Kılınış Usûlü]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1634</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 00:11:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1634</guid>
<description><![CDATA[
Tesbih Namazı, Fazileti ve Kılınış Usûlü
Tesbih namazı, tesbih edilerek kılınan bir namaz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img301.imageshack.us/img301/7877/tesbihnamazihd0.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Tahoma;color:blue;">Tesbih Namazı, Fazileti ve Kılınış Usûlü</span></strong></p>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:blue;">,</span><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>tesbih edilerek kılınan bir namazdır; menduptur, yani sevabı çok olan nafile namazlardan biridir</strong>. </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>Arapça bir kelime olan</strong> "</span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">tesbih</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">", </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Allah Teâlâ</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:black;">'yı</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:blue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">noksan sıfatlardan tenzih, kemâl sıfatlarla tavsif etme ve ululama manasına gelir</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">. <strong>Dört rek’at olan bu namazda üçyüz defa</strong> </span><span style="font-family:Tahoma;color:blue;">"<strong><em>Sühhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vellâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym</em></strong>"</span><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>dendiği için bu ismi almıştır.</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">nın muayyen-belli bir vakti yoktur. Kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir. Bununla birlikte </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Cuma</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>ve</strong> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Pazar</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>akşamları ve sair mübarek gün ve gecelerde kılınması daha faziletlidir. Bu namazı dört rek’at olarak kılmak caiz olduğu gibi, iki rek’atın sonunda selam vererek ayrı ayrı ikişer rek’at halinde kılmak da caizdir.</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">tevbenin, istiğfarın en büyüğü... Sadece kavlen/dille-sözle değil, bütün vücutla fiilen yapılanıdır. Yani fiilî istiğfardır. Ecri-sevabı çok büyüktür</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">. <strong>Sevgili Peygamberimiz</strong></span><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>(s.a.v.), amcası <em>Hz. Abbas</em>’a (r.a.), <span>“</span></strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Bu namazı kıldığın vakit günahının öncesi ve sonrası, yenisi ve eskisi, hatâen ve kasten</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>(bilerek-bilmeyerek)<span> </span></strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve aşikâr olanı mağfiret edilmiş olur...”</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>(1)</strong> <strong>buyurmuşlardır.</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">hakkında Kur'an'da geçen herhangi bir ayet yoktur; ancak bu namaz hakkında</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Resûlüllah Efendimiz</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">’den (s.a.v.), yukarıda da bir kısımını zikrettiğimiz hadis-i şerif varid olmuştur. <em>Hazret-i İkrime</em>'den ve o da <em>Hazret-i İbn Abbas</em>'tan (r.anhüm) rivâyet etmişlerdir ki</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">, </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Resûlü Ekrem Efendimiz</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>(s.a.v.) muhterem amcaları <em>Hazret-i Abbas</em>'a (r.a.) hitaben</strong> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih Namazı</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>ile alakalı dikkat çekici şu tavsiyelerde bulunmuşlardır:</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">“Ey Abbas! Amcacığım! Sana bir şey vereyim mi, sana bir bağışta bulunayım mı? Sana bir özellik tanıyayım mı? Sana on haslet ölçüsü vereyim mi? Sen bu on hasleti yerine getirdiğin zaman, Allah senin geçmiş ve gelecek, eski ve yeni, bilerek veya bilmeyerek yaptığın, gizli veya aşikâr yapılan, küçük büyük bütün günahlarını affeder, bağışlar. Bu on haslet şunlardır:</span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> <strong>“Dört rek’at namaz kılarsın, her rek’atında Fatiha suresini ve başka bir sure okursun. Birinci rek’atta kıraatı bitirdikten sonra, ayakta iken on beş defa</strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:black;">:</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:darkblue;"> </span></strong><strong><em><span style="font-family:Tahoma;color:blue;">‘Sübhânellâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber (velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym)’</span></em></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:darkblue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">dedikten sonra rükua varırsın ve aynı tesbihi on defa rükûda söylersin. Sonra başını kaldırıp, ayakta on defa söylersin. Sonra secdeye gider on defa orada söylersin. Birinci secdeden sonra iki secde arasındaki oturuşta on defa söylersin. İkinci secdeye vardığında yine on defa ve başını secdeden kaldırınca da on defa söylersin. Böylece bir rek’atta yetmiş beş defayı tamamlamış olursun.</span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> <strong>“Ey amcacığım! Eğer güç yetirebilirsen, her gün bu namazı bir defa kılarsın. Buna güç yetiremediğin takdirde, her cuma bir defa kılmaya çalışırsın. Bunu da yapamazsan, her sene bir defa kılmaya çalış. Bunu da yapamazsan hiç olmazsa ömründe bir defa olsun kıl.”</strong> <strong>(2)</strong> </span></h3>
<p><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></p>
<p><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Tahoma;color:blue;">TESBİH NAMAZININ KILINIŞI</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:blue;"> </span></p>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>4 rek'attir. Bu namazda 300 defa şu tesbih okunur:</strong> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><em><span style="font-family:Tahoma;color:blue;">"Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym."</span></em></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>Bu tesbih, namaz içinde şöyle okunur:</strong> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>• 15 kere Sübhâneke'den sonra (Fâtiha ve zamm-ı sûreden önce), </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa Eûzü Besmele, Fâtiha ve zamm-ı sûreden sonra, </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa Rükûda, </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa Rükûdan kalkınca ayakta (kavmede), </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa Birinci secdede, </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa İki secde arasındaki oturmada (celsede), </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> • 10 defa İkinci secdede, </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> Birinci rek'atte okunan bu tesbihlerin adedi 75'tir. İkinci rek'atte aynı sıralama ile yine 75 defa okunur. Üçüncü ve dördüncü rek'atler de böyle kılınır. (3) </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> Bütün namazlarda olduğu gibi, tesbih namazında da, Kur'an'dan bir şey okunacağı zaman, Kur'ân-ı Kerim’in herhangi bir yerinden okumak mümkündür. "Şu sure okunmaz veya mutlaka şu sureyi okumak gerekir" diye bir şart yoktur. Ancak İbn Abbas'a (r.a.),</strong> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">"Bu namaz için belirlenmiş bir sûre biliyor musun?"</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>diye sorulunca,</strong> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">"Evet, et-Tekâsür, el-Asr, el-Kâfirûn, ve el-İhlâs"</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> diye cevap vermiştir.(4)</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> ***</span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih Namazı</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">, <strong>kılınması teşvik edilmiş bir namazdır. Bunu alışkanlık haline getirmek müstehaptır. Tembelllik etmemek lâzımdır. </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> Kılmasını bilmeyenlerin de istifade etmesi, öğrenmeleri maksadıyla cemaatle de kılınabilir. Cemaatle kılınırsa imam olacak kimse bu namazı kılmayı evvela nezreder ve namazı kıldırırken kıraatı ve tesbihleri her yerde cehrî (sesli) okur. Cemaat ise sükut eder, dinler. (5)</strong> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Tesbih namazı</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">nda yanılma olursa, sehiv secdesinde bu ilave tesbihlerin okunması gerekmez. Namaz kılan aklında bu tesbihlerin sayılarını tutabiliyorsa, bastırarak da olsa parmakları ile saymaz. </span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3>Alinti: www.bilgicagi.net</h3>
<h3><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:blue;">DİPNOTLAR</span></span></strong><!--more--><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:blue;"> </span></h3>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> (1) Mehmed Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, İstanbul, 1398, s. 632.<br />
(2) Tirmizî, Vitir, 19; İbn Mace, ikâme, 190; Ebû Dâvud, Tatavvu, 14; et-Tergib ve't-Terhib, I, 467, 469.<br />
(3) </span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:navy;">Tesbih namazı</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;">nın bu kılınma usûlü, <em>Tirmizî</em>'nin <em>el-Câmii</em>'nde <em>İmam-ı Azam Ebû Hanife</em>'nin </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;">(rh.) <strong>talebelerinden <em>Abadullah b. Mübarek</em>'ten </strong>(r.aleyh) <strong>rivayet ettiği şekle göredir. </strong><br />
(4) el-Fetâva’l-Hindiyye, Mısır 1323, I, 119.<br />
(5) İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtar, Mısır, 1966, II, 27; Muhtasar İlmihal, Hasan Arıkan, Fazilet Neşriyat, İstanbul, yyy., s. 95-96; Mehmed Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, İstanbul, 1398, s. 632)</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üc Haberci]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1640</link>
<pubDate>Fri, 16 May 2008 00:09:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1640</guid>
<description><![CDATA[
Üc Haberci

Zehril-Riyazda rivayet edildigine göre, Yakub aleyhisselam ölüm melegi Azrail aleyh]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img263.imageshack.us/img263/609/sakaldedeyaslikl4.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Üc Haberci</span></strong></p>
<p class="MsoNormal">
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Zehril-Riyazda rivayet edildigine göre, Yakub aleyhisselam ölüm melegi Azrail aleyhisselam ile dosttu. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Bir gün hazreti Azrail, Yakub aleyhisselami ziyarete gider. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Hazreti Yakub ona;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Ya Azrail, görüsmeye mi geldin, yoksa canimi almaya mi?”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> diye sorar. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Hazreti Azrail;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Gelisim ziyaret içindir”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> cevabini verir.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Yakub aleyhisselam;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Senden bir ricam var”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der. Azrail aleyhisselam </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“nedir”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Yakub aleyhisselam; </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Ölümümün yaklastigini, canimi almaya hazirlandigini bana önceden bildirmeni istiyorum”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> der. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Hazreti Azrail; </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Hay hay, sana iki veya üç haberci gönderirim”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> karsigini verir.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Yakub aleyhisselamin dünyadaki ömrü dolunca bir gün yine ölüm melegi, karsisina dikilir. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Yakub aleyhisselam yine sorar;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Ziyaretçi misin, yoksa canimi almaya mi geldin”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Azrail aleyhisselam;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Canini almaya geldim”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> cevabini verir.</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Yakub aleyhisselam;</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Sen bana daha önce iki veya üç haberci gönderecegini söylemedin mi?”</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> diye sorunca, </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Azrail aleyhisselam su cevabi verir:</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">“Söyledigimi yaparak sana üç haberci gönderdim:</span></strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;"> </span></h3>
<p><span style="color:black;"><br />
</span><strong><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:blue;">Önce, siyah iken sonra agaran saçin, </span></strong><span style="color:blue;"><br />
</span><strong><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:blue;">güçlü iken halsizlesen vücudun </span></strong><span style="color:blue;"><br />
</span><strong><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:blue;">ve dimdik iken kamburlasan belin...</span></strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> </span></p>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Ey Yakub, iste bunlar benim âdemogullarina gönderdigim ön habercilerdir</span><span style="color:fuchsia;">.”</span></strong></h3>
<p class="MsoNormal">
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÇİN DEPREMİ ÖNCESİ MÜTHİŞ GİZEM]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=457</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 22:22:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=457</guid>
<description><![CDATA[
Çin&#8217;deki deprem felaketine dair ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Ülkede yayınlanan g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="image"><a href="http://hakkaniyet.files.wordpress.com/2008/05/11.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-459" src="http://hakkaniyet.wordpress.com/files/2008/05/11.jpg?w=270" alt="" width="270" height="200" /></a></div>
<div class="image">Çin'deki deprem felaketine dair ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Ülkede yayınlanan gazete yukardaki bu fotoğrafı yayınladı. Çin basının haberine göre, depremden kısa süre önce bölgedeki tüm kurbağalar toplu halde kaçtı Çin'deki deprem felaketine dair ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Ülkede yayınlanan gazete yukardaki bu fotoğrafı yayınladı. Çin basının haberine göre, depremden kısa süre önce bölgedeki tüm kurbağalar toplu halde kaçtı ve kelebeklerde topyekun göç etti</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aziz Yıldırım'a Bombardıman]]></title>
<link>http://ebumsu.wordpress.com/?p=90</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 16:19:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebumsu</dc:creator>
<guid>http://ebumsu.wordpress.com/?p=90</guid>
<description><![CDATA[Tahir Kıran, Aziz Yıldırım&#8217;ı tam anlamıyla bombardımana tuttu.


Fenerbahçe Kulübü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div id="haberTanitim" style="position:relative;float:left;">Tahir Kıran, Aziz Yıldırım'ı tam anlamıyla bombardımana tuttu.</div>
<div id="haberTarih" style="text-align:right;">
</div>
<div class="linkz01">Fenerbahçe Kulübü'nde üyelikten ihraç edilen TFF eski yönetim kurulu üyesi Tahir Kıran, Aziz Yıldırım'ı tam anlamıyla bombardımana tuttu.<br />
Şahsi internet sitesine yazdığı "Alıştınız" başlıklı yazısında, Fenerbahçeli taraftarlara seslenen Tahir Kıran, " Başkan Aziz Yıldırım’ın diktatörlüğü andıran yönetimi Fenerbahçe ruhunu zedeledikçe zedeliyor. Fenerbahçe´ye “Lig şampiyonluğu yetmez, Avrupa’da başarı lazım” dediğim için beni ihraç eden yöneticileri, 'Avrupa’da çeyrek final oynattı' diye alkışlıyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir. Sayın Aziz Yıldırım ve yönetimi kulübün başında on yıldır Avrupa’da final rüyası sürerken, Galatasaray şampiyonlukları gelenek haline geldi. Biz buna da alıştık" dedi.</p>
<p>"Dalga geçilmeye alıştınız… UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın bu başarısını yakalama çabaları sırasında attığımız her adım büyük marifet olarak gösteriliyor. Ama müzede öyle bir kupa yok. Kaldı ki bu sezon kazanılan kupa da yok" diyen Tahir Kıran'ın, www.tahirkiran.com da yeralan yazısının tamamı:</p>
<p><strong>ALIŞTINIZ</strong></p>
<p>Sevgili Fenerbahçeliler, Uzun süredir sizlerle bu sitede sohbet ediyor, dertleşiyoruz. Ve üzülerek görüyorum ki çok şeylere fazlasıyla ‘alıştınız’!!!</p>
<p>Neler mi…</p>
<p>İşte gözlemlerim…</p>
<p>-Şerefli ikinciliklere alıştınız… Elimizle ittiğimiz şampiyonluklar sonrası gelen ikincilikler artık kanıksanmaya başlandı. İkinci oluyoruz, takımımız havalanında güllerle karşılanıyor.</p>
<p>-Galatasaray’ın şampiyonluklarına alıştınız… Hocası olmayan, sezona 6 maç seyircisinden yoksun başlayan, sezon ortasında başkan değiştiren ezeli rakibimiz bizi sürekli geçiyor, gıkımız çıkmıyor.</p>
<p>-Taraftarlığı bırakıp müşteri olmaya alıştırıldınız...Her sene kombine almaya, her sezon çıkan yeni formaları almaya, Fenerium'dan alışveriş yapmaya alıştınız.</p>
<p>-Paraların çarçur edilmesine alıştınız… 100 milyon doların üzerinde bütçeli takımımız 10 milyon dolarlık bütçeli Sivasspor´la aynı puanda ligi bitirdi.</p>
<p>-Yabancılara alıştınız… Yönetim takımı Türklükten çıkarıyor. Bizler Cemil Turan'larla, Ziya Şengül'lerle, Alpaslan'larla Fenerbahçeli olduk. Çocuklarımız kimle Fenerbahçeli olacak? Köylerinden çıkıp ülkemizde kral olan Wederson’larla, Maldonado’larla, Deivid’lerle mi Fenerbahçeli olacaklar?</p>
<p>-Yasaklara alıştınız… Başkan Aziz Yıldırım’ın diktatörlüğü andıran yönetimi Fenerbahçe ruhunu zedeledikçe zedeliyor. Kulübün her yerinde yasaklar var. Ordan geçme, şunla konuşma, bunu yapma. Fenerbahçe sıcaklığının yerini yasakların soğuk dünyası sardı…</p>
<p>-Dalga geçilmeye alıştınız… UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın bu başarısını yakalama çabaları sırasında attığımız her adım büyük marifet olarak gösteriliyor. Ama müzede öyle bir kupa yok. Kaldı ki bu sezon kazanılan kupa da yok. Eleniyoruz, rakiplerimiz tribünlere ‘Game over, insert coin” diyerek dalgalarını geçiyorlar. Hesap soran, sorabilen yok…</p>
<p>-Amatör branşlardaki sahte başarılara alıştınız… Rakiplerin kat be kat bütçeleriyle mücadele eden belli branşlarda takımlarımız şampiyon oluyor. Onların kasasından 1 çıkarken bizden çıkan 5-6. Yine hesap soran yok…</p>
<p>Fenerbahçe´ye “Lig şampiyonluğu yetmez, Avrupa’da başarı lazım” dediğim için beni ihraç eden yöneticileri Avrupa’da çeyrek final oynattı diye alkışlıyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir. Sayın Aziz Yıldırım ve yönetimi kulübün başında on yıldır Avrupa’da final rüyası sürerken Galatasaray şampiyonlukları gelenek haline geldi. Biz buna da alıştık.</p>
<p>Yapmayın arkadaşlar… El ele verin, muhasebeyi iyi yapın. Fenerbahçe inşaat şirketi değildir. Futbol takımının başarısıyla yaşayan bir ailedir. Elbette ki diğer branşlar da önemlidir ama futbol takımımız başarıyı yakalayamadıktan sonra bizim büyüklüğümüz tartışılır hale gelir. Sevgisiz bir camia olduk. Aile özelliğimizi yitirdik. Bunu kazanmadıktan sonra başarı da gelmez, yaşananların tadı da kalmaz…. Uyanalım ve Efsane Ruh’un geri dönüşünü sağlayalım. Fenerbahçe’mizi diktatörlüğün ellerine bırakmayalım…</p>
<p>Bunları dile getirdiğim için yine hain ilan edileceğim, ama hain değilim başarı isteyen bir Fenerbahçeliyim!</p></div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ceza çok ünlü ama ben de boş değilim!]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=8</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 12:56:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=8</guid>
<description><![CDATA[Ceza çok ünlü ama ben de boş değilim!
İLKER GEZİCİ
Türkiye&#8217;de gerçek anlamda R&amp;B]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ceza çok ünlü ama ben de boş değilim!</p>
<p>İLKER GEZİCİ</p>
<p>Türkiye'de gerçek anlamda R&#38;B müziğini icra eden tek isim olduğunu iddia eden Doa: Ceza olsun, olmasın ben kendimi kanıtladıkça, konserler verdikçe Ceza artık konuşulmayacak..</p>
<p>23 yaşındakı Doa'yı yani Doğa Üstündağ'ı ilk olarak 'Siyaset Meydanı' programında Yavuz Bingöl'le 'Sarı Gelin' türküsüne düet yaparken izledik. Türküyü R&#38;B tarzıyla söyleyince tüm dikkatleri üzerine çeken Doa, ülkemizin gerçek anlamda tek R&#38;B yapan ismi olduğunu söylüyor. Kendi adını taşıyan ilk albümünü mart ayında çıkartan ve Ceza'yla seslendirdiği 'Müziğin Doası' adlı şarkıyla bir anda popüler olan genç şarkıcı, Youtube'da bir milyon izleyiciyi aşan klibiyle ortalığı kasıp kavuruyor.</p>
<p>* R&#38;B'ye olan ilginiz nasıl başladı?<br />
Müziğe küçük yaşta org çalarak başladım. Bir yıl blues, piyano dersi aldım ama yaşlarda çok idrak edemedim. Orta okulda R&#38;B'yi keşfettim. Lisedeyken, artık müzik dışında bir şey yapmayacağımı anladığım için müzik eğitimi almaya karar verdim. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü'nü kazandım. İki yıl okuduktan sonra okulu dondurdum. Albüm işlerime yoğunlaşmak için İstanbul'a geldim ve burada okuldan öğrendiklerimden çok daha fazla şey öğrendim. Sonra okula dönüp devam ettim ve mezun oldum. Bir arkadaşımla yaptığım şarkı tesadüfen prodüktörüm Savaş Kılıç'ın eline geçti ve ilgisini çekti. Sonra 'Organize İşler' filminin soundtrack'inde yer aldım.</p>
<p>BUNDAN SONRA CEZA OLMAYACAK<br />
* Ceza ile düet yapma fikri nereden doğdu?<br />
Prodüktörüm Savaş Kılıç yaptı o şarkıyı. Altyapısının kuvvetli olması şarkıyı son anda albüme almamıza neden oldu ve şarkının düet olması gerektiğine karar verdik. Ceza ile görüştük. Ceza beni daha önce dinlemiş. Çok beğendiğini söylemiş ve kabul etti.</p>
<p>* Çıkış parçası olarak bu şarkıyı seçtiniz...<br />
Ticari kaygımız yoktu zaten. Albümü bitirdikten sonra, son anda bu şarkıyı koyduk. Böyle bir düeti ikinci plana atmak olmazdı. Albümü Ceza üzerine kurmadım. Ceza ünlü biri. Bana çok katkısı olduğunu kabul ediyorum ama ben de boş biri değilim. Bestelerimi kendim yapıyorum. Bundan sonra Ceza olmayacak. Kendime çok güveniyorum.</p>
<p>* Ceza olmasaydı bu kadar kısa sürede popüler olabilir miydiniz?<br />
Şu an beni çok eleştiriyorlar o konuda. Halbuki o şarkıyı Ceza yapmadı. Ceza sadece kendi rap bölümünü yazdı, onun dışındaki her şey bize ait. O yokken ben 'Siyaset Meydanı'na da çıktım. Ceza'dan önce de tanınmaya başlamıştım. Benim farklı bir tarzım var. Ceza olsun, olmasın ben kendimi kanıtladıkça, konserler verdikçe Ceza artık konuşulmayacak. Doa konuşulacak ve bana daha çok saygı duyulacak.</p>
<p>BENİM OLAYIM BAŞKA!<br />
* 'Siyaset Meydanı'nda söylediğiniz 'Sarı Gelin' türküsüyle tanındınız. Kendi tarzınızı türkü söyleyerek hem de bir TV programında göstermek biraz riskli değil mi?<br />
Evet, çok heyecanlıydım zaten. İlk kez o kadar büyük bir kalabalığın karşısına çıkmıştım. Prova yapmadan pat diye sahneye çıktım. Canlı yayına iki dakika kala sahnede buldum kendimi. İşin açıkçası 'Sarı Gelin' türküsünü de pek bilmiyordum. Belirsizlik vardı önümde... Yavuz Bingöl'ün gözünün içine bakıyordum, bir mesaj versin diye ama ben yine de detone olmadan bitirdim. En azından çıktım, kendi tarzımı koydum. Türküseverler beni çok eleştirdiler ama ben türkünün son şekli budur, demedim. Sadece kendimce yorum kattım. Ben, istesem de türkü söyleyemem. Hiçbir zaman da o tarafa yeltenmem. Benim olayım başka...</p>
<p>* O programa şimdi çıksanız nasıl bir performans sergilersiniz?<br />
O zamanki kendime güvenimle şimdiki arasında dağlar kadar fark var. O programda sürekli yere bakıyordum. Ne yapacağımı bilemedim ama şu an kendime çok güveniyorum.</p>
<p>* Bu özgüven sokakta da devam ediyor mu? Şöhret olduğunuza inanıyor musunuz?<br />
Ne olacağını bilemediğim için bu ara hiç sokağa çıkmadım. İşin açıkçası dışarı çıkmaya korkuyorum. Geçen gün taksideydim. Işıkta durduk, yan araçtakiler beni tanıdı ve çok utandım. Ne yapacağımı şaşırıyorum. Çok garip bir duygu bu. Bütün Türkiye'nin ileride beni tanıyacak olması çok başka, çok güzel bir duygu.</p>
<p>* Dışarıdan bakınca, soğuk biri izlenimi yaratıyorsunuz...<br />
Herkes öyle diyor ama beni tanıyınca sıcakkanlı olduğumu görüyorlar. 'Ukala' diyorlar bana bazen. Hiç alakası yok aslında...</p>
<p>* Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?<br />
Çok duygusalım. İnşallah bu yönüm beni yanıltmaz ve müziğimi etkilemez. Tek bu konuda korkuyorum. Çünkü insanları çok çabuk sevip, çok çabuk güveniyorum. Gözümün açık olması yününde uyarılar alıyorum. Çok iyi niyetliyim. Onlar için çok şeyler yaptığım arkadaşlarım beni çoğu zaman çok üzmüştür ama ben yine de hiç akıllanmadım. Bunun dışında çok inatçıyım, çok hırslıyım ve çok çalışkanım. Kafama koyduğumu yapmam lazım, yoksa bunalıma girerim.</p>
<p>MESAJ KAYGIM YOK<br />
* Şarkılarınız ne üzerine?<br />
Sözler genelde insan ilişkilerine dayalı. Yaşadığım sorunlar, kız-erkek ilişkisi gibi şeyler. Çok iyi gözlemciyim. Yan masada kavga eden bir çift gördüğümde onu şarkı yapabilirim. Bir defterim var hemen ona yazarım. Defterime yazdığım her şey bir şekilde şarkılarımda yer tutuyor. Günlük hayatta sık kullandığımız 'ver gazı' gibi deyişleri de kullanıyorum. Sokak ağzını takip ediyorum. İlla mesaj vereyim diye bir kaygım yok.</p>
<p>* Müziğinizi eleştirenler de oldu, 'Nereden çıktı bu kız' diye... Üzülüyor musunuz bu tarz eleştirileri duyunca?<br />
Kendini beğenmiş gibi konuşmayı sevmiyorum ama öyle algılanıyor maalesef. İlk şarkımla beni değerlendirmelerine çok üzülüyorum. Çünkü benim dört yıllık emeğim var. Hepsini dinledikten sonra yorum yapsınlar. Çocuk oyuncağı değil bu, çok uğraşılmış bir şey. İşin ticari kısmını düşünseydim şimdiye kadar çok albümüm olmuştu.</p>
<p>PARA KAZANMADIM<br />
* Maddi anlamda geri dönüşümü oldu mu?<br />
Maalesef henüz geri dönüşüm olmadı. Eve çıkmak istiyorum ama param olmadığı için tanıdıklarımda kalıyorum. Bunu da çok kafama takmıyorum aslında. Umrumda da değil.</p>
<p>* Farklı olduğunuza inanıyor musunuz?<br />
Evet inanıyorum. Dikkat çekiyorum ve bu da beni farklı kılıyor ama özellikle yaptığım bir şey değil. Müzikal açıdan da ses rengimin farklı olduğunu söylüyorlar ve kendi bestelerimi yapabildiğim için diğerlerinden farkım ortaya çıkıyor. Bunu yapabilen çok az bayan şarkıcı var. O yüzden kendimle gurur duyuyorum. Kendi kendine yetebilmek çok önemli bence.</p>
<p>* Kendinizi seksi buluyor musunuz?<br />
Kendimi genelde şirin buluyorum ama şarkı söylerken seksi olduğumu düşünüyorum. Gerçek hayatta dekolte giymem mesela ama klipte giyerim. Televizyonda seksiyim ama günlük hayatta öyle değilim.</p>
<p>* Nasıl biri dikkatinizi çeker?<br />
Ben yakışıklı erkeği sevmiyorum. Dikkat çekici, karizmatik erkeği daha çok beğeniyorum. Doa, Hepsi kızlarının R&#38;B yapmadığını söyledi. Doa, Hepsi kızlarının R&#38;B yapmadığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3 ustaya onur ödülü]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=5</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 12:50:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=5</guid>
<description><![CDATA[3 ustaya onur ödülü
 15. Altın Koza Film Festivali&#8217;nde Yaşam Boyu Onur Ödülleri, üç u]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>3 ustaya onur ödülü</strong></p>
<p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0721/5350721.jpg" border="0" alt="" /><strong> 15. Altın Koza Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülleri, üç usta isme sunulacak.</strong></p>
<p><strong>2-8 Haziran tarihleri arasında yapılacak 15. Altın Koza Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülleri, Türk Sineması'nın ustalarından Halit Refiğ, Selda Alkor ve Halil Ergün'e sunulacak.<br />
</strong>Ödüller, 6 Haziran'da yapılacak Festival Balosu'nda takdim edilecek. Törenin sunuculuğunu her yıl olduğu gibi bu yıl da Halit Kıvanç üstlenecek. Festival kapsamında, Yaşam Boyu Onur Ödülü alan sanatçıların filmleri Adanalılar ile buluşacak. Yaşam Boyu Onur Ödülleri Bölümü'nde Halit Refiğ'in "Kızın Varsa Derdin Var", Selda Alkor'un "Senede Bir Gün", Halil Ergün'ün "Böcek" adlı filmleri gösterilecek.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Etiyopya'da Hektarı 1 Dolarlık Arazide Yılda Üç Ürün Alın]]></title>
<link>http://habercim.wordpress.com/?p=3</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:59:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://habercim.wordpress.com/?p=3</guid>
<description><![CDATA[TUSKON’un düzenlediği 3’üncü Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü’ne katılan Etiyopya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>TUSKON’un düzenlediği 3’üncü Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü’ne katılan Etiyopyalı işadamı Bulbula Tulle, bölgedeki tarım arazilerinin sera gibi olduğunu, yılda üç defa ürün alınabildiğini belirterek, "Bu arazilerin 1 hektarının yıllık kirası 1 dolar" dedi.<br />
ÜRETİMİN çok sınırlı oluğu Afrika ülkelerinden biri olan Türkiye’ye gelen Etiyopyalı işadamları ülkelerindeki fırsatları tanıttı. Afrika’nın yeni gelişen ülkelerinden biri olan Etiyopya’dan işadamı Bulbula Tulle, tarım alanında önemli yatırım fırsatları olduğunu belirterek, "1 hektar arazinin yıllık kirası 1 dolardan başlıyor. Tarım arazilerimiz sera gibi. Yılda üç defa ürün alınabiliyor" dedi. Dünyada artan gıda fiyatlarına karşılık ülkesinde çok daha ucuza ürün yetiştirilebileceğini ifade eden Tulle, özellikle susam, mısır ve soya gibi ürünlerin yetiştirilmesine elverişli topraklar bulunduğunu kaydetti.</p>
<p>5 milyar doları buluyor</p>
<p>Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) düzenlediği 3’üncü Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü’ne katılan Etiyopyalı işadamı Bulbula Tuella ülkesi hakkında şu bilgileri verdi: "Yıllık ihracatımız 1 milyar dolar civarında. Ancak ithalatımız bunun tam 4 katı. Toplam dış ticaret hacmimiz 5 milyar doları geçiyor. Artık üretim yapma zamanı geldi. Bunun için Türkiye’deki işadamlarıyla beraber çalışmak istiyoruz."</p>
<p>Toplu konutlar başladı</p>
<p>Etiyopya Bayındırlık Bakanı, Kassu Iiala, ülkesinin yasal mevzuatının uluslararası yatırmlara uygun hale getirildiğini belirterek, şunları söyledi: "Özellikle tekstil, deri ve inşaat malzemeleri konusunda yatırım bekliyoruz. Başkent Addis Ababa ve diğer illerde toplu konut sayıları hızla artıyor. Buralarda kullanılacak inşaat malzemelerine ihtiyacımız var. Elektrik hem ucuz hem de çevreye duyarlı hidroelektrik santrallerinden üretiliyor. Etiyopya Afrika’nın giriş kapısı hem ülkemize hem çevre ülkelere diğer kıtalara kotasız ihracat yapma imkanı var. İhracat amaçlı gelen yatırımcıya özel teşviklerimiz var."</p>
<p>Sivasspor kardeş kulüp olabilir</p>
<p>ETİYOPYA ile Türkiye arasındaki ilişkilerin spor ile daha da güçleneceğini ifade eden Bulbula Tuella, "Elvan Abeylegesse Türk vatandaşı oldu ve dünya atletizminde önemli isimlerden biri oldu. Biz Türkiye dışında diğer ülkelere de sporcu gönderiyoruz. Ülkemizde futbol yeterince gelişmiş değil. Bu konuda sizin desteğinizi istiyoruz. Sivasspor’un başarısı dikkatimizi çekti. Bunun için Sivas’a gidip kulüp yetkilileri ile görüşeceğiz. Futbolcu alımı veya bilgi konusunda ne tür bir alışverişi konusunda ne tür bir alışveriş içine gireceğimizi tartışacağız" dedi.</p>
<p>Afrika ile 3 milyar dolarlık ticaret köprüsü kurulacak</p>
<p>TUSKON Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral de, son 2 yılda Afrika ile ilgili çok güçlü gelişmeler yaşandığını belirterek, "İşadamlarımız adını bile bilmedikleri ülkelere ihracat yaptı. Artık hepsi Afrika ülkelerini tanıyor. Haritadaki yerlerini biliyor. Bu zirvede ise 3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi doğacağına inanıyorum" dedi.</p>
<p>Etiyopya, tarla korumak için silah istiyor</p>
<p>ETİYOPYA ’nın önde gelen işadamlarından biri olan Ayele Koroso, evlerini ve tarlalarını korumak için Türkiye’den silah alımı yapmak istediklerini söyledi. Koroso, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ülkemizde doğal hayat çok zor geçiyor. Zaman zaman vahşi hayvanlar evlerimizin bahçelerine kadar girebiliyor. Bundan korunmak için hemen hemen her evde bir silah bulunduruluyor. Ancak bu silahlar çok eski ve kullanışı zor. Üretim çok kısıtlı olduğu için Türkiye’den bu konuda destek almak istiyoruz."</p>
<p>Kanadalılar nikel ve kobalt madeni işletiyor</p>
<p>Türkler de altın işletsin</p>
<p>AFRİKA ’nın Hint okyanusu kıyılarındaki Madagaskar Adası önemli yeralatı kaynaklarına sahip. Kanadalılar 3 milyar dolar yatırım yaparak nikel ve kobalt madenlerini işletmeye başladı. Madagaskar’ın Ticaret Odası Başkanı Bezo Razafy, ülkesindeki altın madenlerinin Türkler tarafından işletilebileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Altının dışında safir madenleri de var. Yabancı yatırım için her türlü desteği vereceğiz. Ayrıca turizm ve tarım inşaat malzemeleri ve bilişim konusunda da yatırıma ihtiyacımız var."</p>
<p>75 bin dolarlık Kongolu yıldızlar</p>
<p>TUSKON tarafından 3’üncüsü düzenlenen Afrika Zirvesi’ne katılan Demokratik Kongo Cumhuriyeti ilgi odağı oluyor. Ülkede amatör spor olarak kabul edilen futbol kulüplerinin de katıldığı zirvede 75 bin dolarlık yıldız futbolcular tanıtılıyor. Bölgedeki futbolcu menajerlerinden biri olan Willy Mutombw Türkiye’deki futbol kulüplerine seslenerek "Gelin kardeş kulübümüz olun" mesajı verdi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya'nın Yeni Başbakanı ve Çeçenya Politikası Londra'da Masaya]]></title>
<link>http://bayhaber.wordpress.com/?p=17</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:35:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://bayhaber.wordpress.com/?p=17</guid>
<description><![CDATA[Çeçenya Barış Forumu ve Dış Politika Merkezi, İngiltere&#8217;nin en önemli düşünce kurul]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çeçenya Barış Forumu ve Dış Politika Merkezi, İngiltere'nin en önemli düşünce kuruluşu olan Kraliyet Birleşik Kuvvetler Enstitüsü'nde (RUSI), Rusya'daki gelişmeler ve Çeçenya'da yaşanmış olan trajediye ilişkin bir konferans düzenledi.<br />
Londra'da, İngiliz Parlamentosu'na komşu olan RUSİ'ye ait binada düzenlenen toplantı, dün sabah başlayarak, akşam saatlerine kadar devam etti. Her biri farklı konular ve konuşmacıları içeren 4 ayrı oturumu, RUSİ üyelerinin yanı sıra, bürokratlar ve akademisyenler de izledi.</p>
<p>"Rusya'nın Yeni Başbakanının Altındaki Politik Gerçekler" konusunun tartışıldığı ilk toplantıya, Eski Başbakan Yardımcısı Boris Nemtsow, The Economist gazetesinin Rusya muhabiri Ed Lucas, Amerika'nın en ünlü düşünce Kuruluşlarından Hudson Enstitüsü'nde politik analist olarak görev yapan Andrei Piontkovsky, Eski Rusya Başbakanlarından Nikita Khrushchev'in torunu Nina Khrushcheva konuşmacı olarak katıldı. Boris Nemtsow, Rusya'nın yeni Başbakanının halk tarafından seçilmediğini, Eski başbakan tarafından atandığını söyledi. Nemtsow ayrıca, eski başbakanın göreve gelirken yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, eski Başbakanın kan dökerek, yenisinin ise kan dökmeden göreve başlamış olmasını sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdi.</p>
<p>Nina Khrushcheva ise, Rusya'da aşırı milliyetçiler tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarına değinerek, bunun ne kadar tehlikeli boyutlara geldiğine vurgu yaptı. Khrushcheva, özellikle dazlaklar tarafından, Rus olmayanlara yönelik şiddet olaylarının artışına dikkat çekti.</p>
<p>"Rusyanın Yeni Düzenlemeleri: Sivil Haklar ve Hukukun Üstünlüğü" nün konu edildiği ikinci oturumda ise, geçtiğimiz yıl Londra'da zehirlenerek öldürülen eski KGB ajanı Aleksandr Litvinenko'nun eşi Marina Litvinenko, İnsan Hakları Savunucusu Peter Tatchell, Avrupa İnsan Hakları Avukatlık Merkezi'nden Bill Bowring, Gazeteci ve İnsan Hakları savunucusu Natalia Novozhilova konuşmacı olarak yer aldı. Peter Tatchell, Rusya'da yaşayan Eşcinsellerin yaşadıkları sıkıntıları ve eşcinsellere uygulanan şiddet eylemlerini anlatarak, bu tür olayların yaşanmaması gerektiğine dikkat çekti.Tatchell ayrıca, Rusya'da, sendikaların gelişmesinin desteklenmesi gerektiğini söyleyerek, sendikaların güçlenmesiyle, Rusya'nın birçok sorununun çözümlenebileceğini ifade etti.</p>
<p>Marina Litvinenko ise, eşinin son dönemlerde yaşananlara karşı Çeçenya'yı oldukça desteklediğini söyleyerek, konferansta kendisinin yerine onun olması gerektiğini ifade etti. Eşinin ölümünün ardından, onun söylemek istediklerini ve Rusya'da yaşananların ne denli ciddi olduğunu anlatmak istediğini söyleyen Marina Litvinenko, neler olduğunu anlatması gerektiğine inandığını söyledi.</p>
<p>Çeçenistan İçkeriya Cumhuriyeti Başbakanı Akhmed Zakaev, Yazar Tony Wood ve Bradford Üiversitesi profesörlerinden John Russell'in konuşmacı olarak bulunduğu diğer toplantıda ise, Rusya'nın Çeçenistan politikası değerlendirildi. Bu toplantının hemen öncesinde Anzor Maskhadov tarafından hazırlanmış olan yaklaşık 10 dakikalık bir video gösterimi yapıldı. Çeçenya'da gerçekleşen saldırılar, şiddet olayları ve akıl almaz cinayetlerin görüntüleri ile Rus yetkililerin o dönemde Televizyon kanallarında Çeçenya saldırılarına dair konuşmalarının bulunduğu video görüntüsünün bitmesinin ardından, RUSİ'de uzun süren bir sessizlik hakim oldu. Görüntülerden etkilenen konuşmacı ve izleyiciler, bir müddet, bu görüntüler nedeni ile konuşamadı.</p>
<p>Tony Wood konuşmasında, Çeçenya'da yaşanan olayların üstünden geçen yıllara rağmen hala su ve elektrik gibi sorunların devam ettiğini ve Avrupa ülkelerine en çok, Çeçen halkının göç başvurusu yaptığına dikkat çekti.</p>
<p>Konferansların yapıldığı RUSİ binasında ayrıca, Çeçenistan'da yaşanan zulmü sergileyen fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karısını internetten satışa çıkardı]]></title>
<link>http://bayhaber.wordpress.com/?p=16</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:34:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://bayhaber.wordpress.com/?p=16</guid>
<description><![CDATA[Kendisini aldattığını öğrendiği karısından intikamı çok acı oldu.
44 yaşındaki Paul Os]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendisini aldattığını öğrendiği karısından intikamı çok acı oldu.</p>
<p>44 yaşındaki Paul Osborn isimli adam kendisini aldattığını düşündüğü eşini önce evden attı sonra da ebay'de satılığa çıkardı.</p>
<p>Verdiği ilanda "Aldatan, riyakar, şuh bir eş" diye tanıttığı karısını en yüksek parayı önerene satacağını belirten Osborn, bir anda internet fenomeni haline geldi.</p>
<p>Eşi Sharon (43) ise Paul'u aldattığını yalanlarken polise başvurdu. İki çocuk sahibi Paul Osborn "Elektronik postalarını kontrol ettiğimde başka bir erkekle cinsel içerikli konuşmalar yaptığını farkettim. Tamamen yıkılmıştım" diye kendini savunuyor.</p>
<p>İLAN KALDIRILDI</p>
<p>Kızgın kocanın internetteki ilanına 500.000 pounddan fazla teklifler geldi fakat ilan gelen tepkiler üzerine kaldırıldı.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Heykel, Çalınan Başına Kavuştu]]></title>
<link>http://bayhaber.wordpress.com/?p=10</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:23:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://bayhaber.wordpress.com/?p=10</guid>
<description><![CDATA[KOCAELİ Müzesi’nden 2001 yılında çalınan heykel başı ülkesine geri döndü. Kocaeli Müze]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ Müzesi’nden 2001 yılında çalınan heykel başı ülkesine geri döndü. Kocaeli Müzesi Müdürlüğü fuar alanında sergilenen 2. yüzyıl Roma dönemine ait 1,82 boyundaki heykelin başı, 2001 yılında gövdeden koparılarak çalınmıştı. Baş, 2004 yılında Almanya’nın Münih Kenti’nde bulundu. Eserin Kocaeli Müzesi Müdürlüğü envanterine kayıtlı olması, mülkiyetinin Türkiye’ye ait olduğunun kanıtlanması nedeniyle Alman makamları, dava yoluna gidilmeksizin iadeye karar verdi. Türkiye’nin Münih Başkonsolosluğu’nca Nisan ayında teslim alınan eser, diplomatik kargoyla Türkiye’ye gönderildi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Öğrenciler Matematik Olimpiyatı'nda 3 Altın Kazandı]]></title>
<link>http://bayhaber.wordpress.com/?p=9</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:21:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://bayhaber.wordpress.com/?p=9</guid>
<description><![CDATA[TÜBİTAK tarafından seçilen öğrenciler, Makedonya’daki 25’inci &#8220;Balkan Matematik Olim]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK tarafından seçilen öğrenciler, Makedonya’daki 25’inci "Balkan Matematik Olimpiyatları"ndan madalyalarla döndü. TÜBİTAK’tan yapılan açıklamaya göre Ohrid’de, 4-10 Mayıs 2008 tarihlerinde düzenlenen olimpiyatlara bu yıl Ankara Fen Lisesi öğrencisi Ömer Faruk Tekin, Ankara Özel Çağlayan Fen Lisesi öğrencisi Melih Üçer, Ankara Özel Samanyolu Fen Lisesi öğrencisi Alper İnecik, İzmir Fen Lisesi öğrencisi Fehmi Emre Kadan, İzmir Fen Lisesi öğrencisi Umut Varolgüneş ve İzmir Özel Yamanlar Lisesi öğrencisi Semih Yavuz gönderildi. Olimpiyat sonunda Ömer Faruk Tekin ve Melih Üçer altın, Umut Varolgüneş ve Semih Yavuz gümüş, Alper İnecik ve Fehmi Emre Kadan da bronz madalya kazandı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kovanları Açınca Arılar Öldürdü]]></title>
<link>http://bayhaber.wordpress.com/?p=8</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 11:21:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>kaiserdealxa</dc:creator>
<guid>http://bayhaber.wordpress.com/?p=8</guid>
<description><![CDATA[DÜZCE’nin Akçakoca İlçesi’nde, akli dengesi bozuk olan 49 yaşındaki Şükrü Cesur, komşu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE’nin Akçakoca İlçesi’nde, akli dengesi bozuk olan 49 yaşındaki Şükrü Cesur, komşusu Hüseyin Özen’e ait fındık bahçesindeki 8 arı kovanından bal almak istedi. Kovanların 2’sinin kapağını açan Cesur, petekleri almaya çalışınca arıların saldırısına uğradı. Şükrü Cesur arıların sokması sonucu yaşamını kaybetti. Sabah fındık bahçesinin yanından geçen Huriye Kıtır adlı köylü kadın, Şükrü Cesur’un cesedini görünce muhtara haber verdi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÇÖPÇATAN]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=455</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 10:43:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=455</guid>
<description><![CDATA[Merhaba sevgili okurlar sitemizde yepyeni bir uygulama başlatıyoruz çöpçatan servisi artık cid]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okurlar sitemizde yepyeni bir uygulama başlatıyoruz çöpçatan servisi artık ciddi niyetli bay bayan arkadaşlarımıza evlilik yolunda elimizden geldiğince her konuda birlik beraberlik içinde hakkaniyetli dayanışma örneği sunarak yardımcı olmaya yuvalarını yapmaya çalışacağız inşallah hayırlısıyla güzel bir gelecek hazırlayacağız. Evet bunun için gerçekten ciddi samimi dürüst evliliğe bir yuva kurmaya niyetli bay bayanlar kişisel bilgilerini bırakarak kendilerine yardımcı olmalarımızı sağlayabilirler "çöpçatan" sayfamız ve linkimiz altında buluşmak dileğiyle sağlıklı günler</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cennet ve Cehennem ebedidir]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1644</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 00:25:06 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1644</guid>
<description><![CDATA[
Cennet ve Cehennem ebedidir 
 
Sual: Cennet ve Cehennem sonsuz değil midir?

CEVAP
Cehennemin ve C]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img375.imageshack.us/img375/962/cennetcehennemiu8.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<h3><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Cennet ve Cehennem ebedidir</span></strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;"> </span></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">: </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">Cennet ve Cehennem sonsuz değil midir?</span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;"><br />
<span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><span><br />
</span>Cehennemin ve Cennetin sonsuz olduğuna dair birçok âyet-i kerime vardır. Mesela <span style="color:fuchsia;">Bekara</span><span> </span>25<span style="color:fuchsia;">, <span>A.İmran</span></span><span> </span>116, <span style="color:fuchsia;">Maide</span><span> </span>85<span style="color:fuchsia;">, <span>Enam</span></span><span> </span>128, <span style="color:fuchsia;">Tevbe</span><span> </span>68, <span style="color:fuchsia;">Hud</span><span> </span>107.</p>
<p>Âyet-i kerimede Cehennem için de, Cennet için de <span style="color:fuchsia;">(Hüm fiha halidun</span><span> </span>= Onlar orada ebedi kalırlar<span>) </span>buyuruluyor. <span style="color:fuchsia;">(Bekara</span><span> </span>81, 82<span>)</span></p>
<p></span></strong><br />
<strong><br />
</strong><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Ebedilik sıfatı</span></strong></h3>
<h3><strong><br />
</strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">:</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> Kur`an-ı kerimde, kâfirlerin Cehennemde, müminlerin Cennette, ebedi kalacağı bildiriliyor. Böyle olunca, Allahü teâlâdan başka şeyler için de, ebedilik sıfatı kullanılmış olmaz mı? </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><br />
</strong><strong><span style="font-family:Arial;">Bunların var olmaları, varlıkta durmaları, kendilerinden olmadığı gibi, ebedi olmaları da, kendilerinden değildir. Bunları, ebedi yapan, Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, <span style="color:fuchsia;">”Ol!”</span> derse, var olur, <span style="color:fuchsia;">”Yok ol!”</span> derse, yok olur. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</p>
<p>Mahlûkların yok olacaklarına inanmak, yoktan var edildiklerine inanmak gibi, imanın şartıdır<span>. <span style="color:fuchsia;">(Arş, Kürsi, Levh, Kalem, Cennet, Cehennem ve Ruh denilen mahlûklar yok olmayacak, sonsuz var olacaklardır)</span></span> ifadesi, bunlar yok olamaz demek değildir. Allahü teâlâ, var etmiş olduğu şeylerden, dilediklerini, tekrar yok edecek, dilediklerini de, yalnız kendi bileceği fayda ve sebeplerden dolayı, hiç yok etmeyecek, bunlar ebedi, yani sonsuz var olacaklardır demektir. Allahü teâlâ, dilediğini yapar ve istediğini emreder. Demek ki, âlem yani her şey, Allahü teâlânın dilemesi ve kudreti ile vardır. Var olmaları için ve varlıkta kalmaları için, Allahü teâlâya muhtaçtır; çünkü baki olmak demek, varlığın her an devam etmesi demektir. Başka bir şey olmak demek değildir. Hem var olmak, hem de varlıkta kalabilmek, Allahü teâlânın iradesi, dilemesi ile olur.</p>
<p></span></strong> <strong>(3/57)</strong></p>
<p><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Cennet de, Cehennem de dolacaktır</span></strong></h3>
<h3><strong><br />
</strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">Sual</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;">:</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;"> (Cennette boş yer kalınca, doldurmak için yeni insanlar yaratılacaktır) diyenler olduğu gibi, (Cehennemdeki bütün insanlar çıkacak, böylece Cennet dolacak, Cehennemde kimse kalmayacaktır) diyenler de var. Hangisi doğrudur?<span><br />
<span style="color:fuchsia;">CEVAP</span><br />
</span>İkisi de doğru değildir. Allahü teâlâ, Cenneti de, Cehennemi de dolduracaktır. Müminler, Cennette ebedi kalacak ve sayıları hiç eksilmeyecektir. Kâfirler de, Cehennem de sonsuz kalacak ve sayıları eksilmeyecektir. Cehennemden sadece, günahkâr müminler, cezalarını çektikten sonra çıkıp Cennette girecek ve orada sonsuz kalacaklardır.<br />
<span><br />
</span>Ebedi olan Cennet ve Cehennemin dolacağını bildiren bir hadis-i şerif meali şöyledir:<span><br />
<span style="color:fuchsia;">(Cennet, ” Bana güçsüzler ve yoksullar girecektir ” diye bazı deliller bildirdi. Cehennem de, ” Bana da, cebbarlar ve kibirliler girecektir ” dedi. Allahü teâlâ da buyurdu ki: ” Ey Cehennem, sen benim azabımsın; dilediğim kimseleri</span> </span>[kâfirleri] <span style="color:fuchsia;">seninle cezalandırırım. Ey Cennet, sen de benim rahmetimsin; dilediğim kimselere</span><span> </span>[müminlere]<span> <span style="color:fuchsia;">seninle rahmet ederim. İkinizi de dolduracağım.”)</span></span></span></strong><span style="font-family:Arial;"> <strong>[Müslim</strong>]</span></h3>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;"> </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ekmekte Beyazlaştırıcı Madde Neden Kullanılır?]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1650</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 00:24:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1650</guid>
<description><![CDATA[
Ekmekte Beyazlaştırıcı Madde Neden Kullanılır?
 
GIDA RAPORU-EKMEK VE UN KOMİSYONU&#8217;NUN]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img48.imageshack.us/img48/6728/ekmekjj1.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Ekmekte Beyazlaştırıcı Madde Neden Kullanılır?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;color:black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">GIDA RAPORU-EKMEK VE UN KOMİSYONU'NUN, EKMEKTE KANSER VE ALLERJİ RİSKİ OLUŞTURAN BEYAZLATICI KİMYASALLAR OLAN "E924 POTASYUM BROMAT" ve </span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:red;">"E928 BENZOİL PEROKSİT"</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">İN KULLANILMASINDAKİ ARKA PLÂN RAPORU</span></strong></p>
<p class="MsoNormal">
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Ekmeklik un imalatında kullanılan buğdaylar genellikle sert veya yarı sert buğdaylardır. Bu buğdaylar son yıllarda özellikle ya ithal tohum ekilerek, ya da ithal tohumla elde edilen buğdayın kalitelisinden tohumluk diye ayrılarak ekilir. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">İthal tohumculukta ciddi kontrol olmadığı için ticari olarak yapılan ithal tohumlar Türkiye'de buğday kalitesini önemli ölçüde etkilemiştir. Bir de süne ile mücadelenin yetersiz oluşundan ötürü, buğday rekoltesi iyi olduğu yıllarda bile Türkiye buğday ithal eder duruma gelmiştir. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Kaliteli buğdayın fiyatı aralık 2004 itibariyle 430 000.-TL /kg'dır. Kaliteli un elde etmek için kaliteli buğday şart, ancak bu olaya ticari açıdan bakan bazı firmalar (çok ciddi firmalar bunun dışındadır) 300 000.-TL/kg fiyattan aldıkları kalitesiz buğdaydan imal ettiği unu değerlendirebilmek için una katkı ilave etmektedir. Bu katkının zararlı olup olmadığı onun için önemli değildir. Ayrıca fırıncılar da her ne kadar kullanmıyoruz diyorlarsa da, birçok maddenin karışımı olan ekmek ve pasta katkılarını kullanmaktadırlar. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Bunun ne imalat safhasında kontrolu, ne de imalattan sonra araştırması yapılıyor. Kaliteli buğdaydan, kaliteli un imal ettiğiniz zaman unun çuvalı fiyatı % 25 daha pahallıdır. Ticari olarak fırıncı da ucuz undan ekmek yapıp satmak ister haklı olarak, çünkü ekmek fiyatı aynı. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Burada en büyük yanlış; ekmek fiyatının tip 550 una göre belirlenmesi. Kanaatimizce, ekmek tip 650-750 undan yapılmalı ve ekmek içinde bir miktar sağlıklı olan kepek her zaman bulunmalı. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Diğer ekmekleri imalattan kaldırmakta fayda var. Özellikle beyaz ekmek tercih edecek vatandaşı eğitmek lazım ki ekmeğin beyazının, hem katkılardan dolayı, hem de üç beyaz zehir (un, tuz, şeker)den birisi olduğu bilincine gelsin. Ancak, tüketicilerin pek çoğu sağlıklı beslenme açısından tıp uzmanlarınca kesinlikle önerilmeyen beyaz undan üretilen beyaz ekmeği bilinçsizce talep etmektedir. Bu sebepten un tüketicileri sadece daha ucuz olan hafif sarı unları değil, beyaz unları dahi daha da beyaz yapmak ve böylece tüketicinin 'çok beyaz ekmek' arzusunu yerine getirmek ve az kârlı beyaz un üretimini kârlılığa dönüştürmek için kanserojen olduğu bilinen ve çoğu gelişmiş ülkede yasaklanan kimyasal maddeleri kullanmaktadırlar. İşte bu tezatlık ve ticari rekabet, bilinçsiz beslenmeyle birleşince, beyazlatıcılar kullanılmaya başlanıyor. Daha beyaz görünen un elde etmek için, benzoil peroksit (E928) ve potasyum bromat (E924) gibi zararlı maddeleri beyazlatıcı olarak kullanıyorlar. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Beyazlatıcılar genellikle kalitesiz buğdaydan un elde etmek için kullanılır. Beyazlatıcı kullanımında fırıncıların direkt bir rolleri yoktur. Katkı üreten ve ithal eden firmalar incelensin, eğer fatura kesiyorlarsa fırıncıların rolü olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Tek sorumluluk un üreticilerindedir. Elbette tüm firmaları aynı kefeye koymak haksızlık olur. Bu konuda hassas olan firmalar var. Ancak talep bilinçsiz beslenmeye alışmış tüketici ve dolayısı ile fırıncılardan gelmektedir. Fırıncılar satın aldıkları unda beyazlatıcı olup olmadığını anlamak için unu analiz ettirmek zorundadır. </span></strong><strong></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">Ancak şunu unutmamak lazım ki her tüketici, maliyetinden ucuz aldığı un ve unlu mamülleri sorgulamak zorundadır. Fırıncılar çoğu zaman bunu yapmamakta, ucuzu, çoğu zaman da ucuzun ucuzunu aramaktadırlar. Bu sebeple beyazlatıcı kullanarak halkımızı zehirleyen BAZI un üreticileri kadar UCUZ UN ALAN BAZI FIRINCILAR da doğrudan bu aldatmacadan sorumludurlar. </span></strong><strong></strong></h3>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="font-family:Arial;color:fuchsia;">BU PROBLEMİN AŞILMASININ TEK YOLU, TOPLUMUN GENİŞ KAPSAMLI KAMPANYALARLA UYARILARAK EĞİTİLMESİ VE SAĞLIKLI OLAN KEPEKLİ EKMEK YEME ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASIDIR. EN İYİ KONTROLÖR TÜKETİCİDİR</span></strong><strong><span style="font-family:Arial;color:black;">. </span></strong><strong></strong></p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;color:black;">www.gidaraporu.com</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AKP VE REFAH ARASINDA PARTİ KAPATMA FARKLILIKLARI]]></title>
<link>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=454</link>
<pubDate>Wed, 14 May 2008 19:28:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>yüksel karakuş</dc:creator>
<guid>http://hakkaniyet.wordpress.com/?p=454</guid>
<description><![CDATA[Refah ile AK Parti davası arasındaki 4 önemli
fark
Kapatma davasıyla
 
ilgili Avrupa Birliği]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:x-large;">Refah ile AK Parti davası arasındaki 4 önemli</p>
<p>fark</p>
<p></span><strong><span style="font-size:medium;"><strong>Kapatma davasıyla</p>
<p><font size="4"> </p>
<p></font></strong></span></strong><strong>ilgili</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği'nin</strong> <strong>tepkisine</strong> <strong>öfke</strong> <strong>duyanlar,</strong> <strong>kapatılan</strong> <strong>Refah</strong> <strong>Partisi</strong> <strong>örneğini</strong> <strong>veriyor.</strong></p>
<p>Refah Partisi'nin kapatılmasının AİHM tarafından onaylanmış olmasına dikkat çekiyorlar ve "Şimdi niye farklı bir tepki var?" sorusunu yöneltiyorlar.<br />
Onlara en güzel cevabı, Türkiye'nin temel AB reformları konusunda büyük çaba harcamış, emek vermiş emekli Büyükelçi Volkan Vural veriyor.<br />
Vural, Milliyet gazetesinden Devrim Sevimay'la yaptığı röportajda aradaki farkı şöyle özetliyor:<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>"1</strong> <strong>Orada</strong> <strong>şiddete</strong> <strong>yakın</strong> <strong>bir</strong> <strong>olay</strong> <strong>vardı.</strong> Bu dava konusunda öyle bir olay yok.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>2-O</strong> <strong>zamanlar</strong> <strong>aday</strong> <strong>ülke</strong> <strong>değildiniz.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>3-</strong>Şu anda Türkiye'deki AB projesine sahip çıkan tek parti görüntüsünü AKP veriyor.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>4-AKP</strong> <strong>karşıtı</strong> <strong>kesim</strong> <strong>aynı</strong> <strong>zamanda</strong> <strong>AB</strong> <strong>karşıtı.</strong> Cumhuriyet mitinglerinde kürsüden yapılan konuşmalardaki içine kapanık, hafif militarist hava çok rahatsız ediciydi."<br />
Bu değerlendirme, Türkiye'de kimi konularda ciddi endişeleri olduğunu, mesela Anadolu'daki kimi şehirlerdeki içki yasağından son derece rahatsız olduğunu açıkça söyleyen deneyimli bir uzmana ait.<br />
Kendisiyle AB'ye posta koyan kimi "kanaat önderleri" arasındaki farkı anlatırken kullandığı üslup da dikkat çekici: "Ben kaygılarımı bir dille anlatmak zorundayım ve bu dilin de demokratik bir dil olması lazım. Yani bunu bir demokrasi çerçevesine oturtmam lazım."<br />
Bu, AB'ye üstü örtülü biçimde savaş açanlarla bu reform sürecini destekleyen, bu sürecin Türkiye'nin yararına olduğuna inanan kesim arasındaki temel fark.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Bugün</strong> <strong>gelinen</strong> <strong>noktada</strong> <strong>büyük</strong> <strong>sermaye</strong> <strong>ve</strong> <strong>medyanın</strong> <strong>bir</strong> <strong>bölümü,</strong> <strong>bu</strong> <strong>süreci</strong> <strong>soğutmak,</strong> <strong>Türkiye</strong> <strong>ile</strong> <strong>AB</strong> <strong>arasına</strong> <strong>mesafe</strong> <strong>koymak</strong> <strong>çabasında.</strong><br />
<strong>Demokratik</strong> <strong>süreç</strong> <strong>öncelikli</strong> <strong>dertleri</strong> <strong>değil.</strong></p>
<p>Kendi endişeleri, korkuları uğruna demokrasiyi feda etmekten çekinmiyorlar, hala demokratik sürecin kazaya uğramasını içten içe destekliyorlar.<br />
Ancak AB'den kopmuş bir Türkiye'nin nerelere savrulacağı konusunda bir fikir beyanında bulunmuyorlar.</p>
<p>Kuzey Irak'taki terör yuvalarına yaptığı harekatlar bugün tüm dünyada anlayışla karşılanıyor çünkü Türkiye bir yandan terörle silahlı mücadelesini sürdürürken, bir yandan da demokratik sistem içinde bu meseleye çözüm arıyor.<br />
Demokratik sistemi kazaya uğramış, bölgenin sorunlarına siyasi, kültürel, ekonomik çözümleri bu sistem içinde aramayan bir Türkiye'ye dünya tepkisini hayal bile etmiyorlar.<br />
1 Mayıs ve Nevruz olayları, demokratik sürecin tartışmaya açıldığı bir Türkiye'nin tablosunu gözler önüne serdi.</p>
<p>Tercih bizim. <strong>Ya</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>değerlerini</strong> <strong>kabul</strong> <strong>edip</strong> <strong>bu</strong> <strong>yolda</strong> <strong>mücadele</strong> <strong>edeceğiz</strong> <strong>ya</strong> <strong>da</strong> <strong>üçüncü</strong> <strong>sınıf</strong> <strong>bir</strong> <strong>ülke</strong> <strong>olmaya</strong> <strong>evet</strong> <strong>diyeceğiz.</strong></p>
<p> </p>
<p></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"><font face="Verdana" size="4">kaynak:</p>
<p></font></span> </p>
<p><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;">ERGUN BABAHAN</span><span style="font-family:Times New Roman TUR;"> (sabah)</span></span></p>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Verdana;"> </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zenit’e Güvenim Tam!]]></title>
<link>http://ebumsu.wordpress.com/?p=89</link>
<pubDate>Wed, 14 May 2008 16:24:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebumsu</dc:creator>
<guid>http://ebumsu.wordpress.com/?p=89</guid>
<description><![CDATA[
Son müsabakada B.Münih i rezil eden Zenit çılgın bir takım. Gayet cesur oyunlarını mükemme]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a href="http://Hibiri"><img class="size-full wp-image-88 aligncenter" src="http://ebumsu.wordpress.com/files/2008/05/ebumsu6.jpg" alt="" width="240" height="199" /></a></p>
<p>Son müsabakada B.Münih i rezil eden Zenit çılgın bir takım. Gayet cesur oyunlarını mükemmel bir takım oyunu ile süslüyorlar. Geçtiğimiz günlerde görevini sona erdiren Putin’in gurur duyacağı bir Rus disiplini ile sahaya çıkıyorlar ve son dakikaya kadar mücadeleden kopmuyorlar. Hatırlarsanız Putin de görevdeki son gününde şahane bir son dakika golü atmış ve memleketteki tüm stratejik noktalara yabancıların yatırım yapmasını engelleyen bir kanunu onaylamıştı. Darısı bizim politikacıların başına diyeceğim ama nerede. Yakında kendi memleketimizde turist muamelesi göreceğiz vallahi.</p>
<p align="left">Neyse, müsabakadan kopmayalım. Bu tekli final müsakasında favorim disiplini ve cesur oyunu ile Zenit. Rangers’ın sakatları pek fazla. Ama müsabakanın İngiltere’de oynanacak olması Rangers’ın avantajı. Buna rağmen benim gönlüm sahaya üçlü forvet ile çıkmayı planlayan ve çok şahane bir prim uğruna savaşacak olan Zenit’ten yana...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rölans]]></title>
<link>http://ebumsu.wordpress.com/?p=87</link>
<pubDate>Wed, 14 May 2008 16:21:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>ebumsu</dc:creator>
<guid>http://ebumsu.wordpress.com/?p=87</guid>
<description><![CDATA[
Milli Takım Antalya&#8217;da kampta. Buna hazırlık dememek lazım çünkü Fatih Terim bu haftay]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a href="http://Hibiri"><img class="size-full wp-image-86" src="http://ebumsu.wordpress.com/files/2008/05/ebumsu5.jpg" alt="" width="400" height="260" /></a></p>
<p>Milli Takım Antalya'da kampta. Buna hazırlık dememek lazım çünkü <strong>Fatih Terim</strong> bu haftayı lig sonrası chill out gibi planlamış. Bol bol mangal partileri, sponsorların gönlü hoş olsun diye organizasyonlar, günde 200 formaya imza atan futbolcular. Aileleri de zaten kampta futbolcuların. Asıl kamp Almanya'da. Amerika'dan gelen diyet uzmanları, kondisyon hocaları, Prof. <strong>Üstün Dökmen</strong>'in kamptaki varlığı bunlar iyi bir organizasyonun parçaları. Medya sorumlusu olarak turnuva sonuna kadar <strong>Yiğiter Uluğ</strong> ve <strong>Emrah Kayalıoğlu</strong> görev yapacakmış. Yiğiter Uluğ, 2006 Dünya Kupası'nda Vatan'ın ekinde harika yazılar yazmıştı, bu kez olmayacak bu görevden dolayı. Emrah Kayalıoğlu da mükemmel Almanca bilir ve deli iyi gazetecidir. Fatih Terim bu ikiliyle 12'den vurmuş. Mükremin Bey de kampa gelmişler, mangaldan etin tadına bakmışlar. Kebapçısı vardı duruyor mu hala bilemem. Bunlar hoşbeş günler. Asıl kamp haftaya başlıyor o zaman görürürüz artık; sağdan say 1 Volkan'ı.</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
